|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş gördüm.
Huyu ile olan
Kanısını bilen
Sebep nedir? demez
HAYYAM
der ki;
Şarap destiyi eskitmez
Yıllarca da dursa.
Evet, şarap sıcak
içilir
Ne var ki sıcakta içilmez
Neden?
Çünkü iki alev bir arada olmaz
Güzellik, verenden değil verdirendendir
Verdiren,
Kulunun
görgüsüne,
bilgisine göre verdirir
Dendiği gibi olur
Suyun akışı kulu ilk anda şaşırtır
Sevgi bağını sordun
Katılık
olayda değil
Olay, yazılandır
Dediğim gibi
Kalemle değil
Nefestir
yazılan
Kafestir uyulan
Verenin hayır gördüğü
Dün verdiği,
Kulunun kaderini derdiği
Seymen bildiği gibi
Acemi gördüğü gibi yapar
Seymene
hata yaraşmaz
Merdiven çıkan
Dönüp arkaya bakmaz
Ağacın dalını elinde
bilen
Yere kuvvetli basandır
Düşmekten korkmaz
Damın örtüsü
Duvarın
vergisidir
Duvar olmasa
Dam örtülmez
Olayı söyledim
Duvar çatılı, damı
örtülü
Her damın akıtı olur
Bazı dam akıtı yuvaya verir
Dünya yapısı
düzeni bulur
Ahiret yolunda kararsız olunmasın
Yolda Allah’ım
şaşırtmasın. Amin.
Yumuşak olana dedim
Güğümünü bildirdim
Dumanınız
bacadan gitsin
Yuvanın havası değişsin
Olmasını, yumuşak yola bağlasın
Yola baktığın haberin tez gelsin dedi
GANİ HAZRETLERİ duacı oldu
Hasret kaldık dedin
Fani olarak yanıldın
Hasretlik senin oldu
Yanına
gelen seni gördü
Olgunluğu yerinde buldu
Hayal dediğin hakikat
olacak
Seferi bilen giyimini hazırlar
Allah’ım diyen verdiğine uyar
Allah’ım nuru ile yoğurduğu kuluna
Şer vermeye kıyar mı?
Senin için şer
olan
Bilesin hayıra açılan kapıdır
Halk ile bir olmak
Hak yolunu bilmekledir
Halkın diline uymak
Halktan geleni bilmek
Kulun yolunu hazırlar
Her olay, vergiye göre değil
Görgüye göre benzetilir
Haşmetli olanın
şapkası
Eski de olsa askıya konur
Kulun fistanı
Destanını süslemez
Kulun
destanı
Yaşadığı günde okunmaz
Dünya geliş kapısı
Dumansız ise yapısı
Dönüşe zorluk vermez
Kulun gelenden şikayeti olmaz
Dilediğin yol
İmtihansız geçilmez
Geçtin, verdin
Geçişine seni hazır gördüm. Yanılma.
Aynı kapıdan geçmek dilemez misin?
|
Hiç bir kul
Öbür kulun geçmesine
Ne
yardımcı olabilir
Ne elele geçebilir
Her kul kendi gönül yapısına göre
geçer
İmtihanı o istedi, o gördü
Aile reisi olmakla
Allah’ımı unutması
gerekmez
Dilemenin mevsimi olmaz
Zorlu dediniz
Allah’ımı unuttunuz
Dert dediğiniz nedir?
Kulun kapısını
Allah’ım kapamasın
Dünya derdi
odur
Gitti geldi, aldı verdi
Dert değildir
Olmuşu değil
Yerinde bulmuşu
düşünün
Seçilen yol sizden olaydı
Saray mı dilerdiniz?
Elbet her kul
Dünyayı güllük görmek
Yerini tahtta bulmak isterdi
Dünyanın, indi-çıktı oturdu-kalktı derdi olmasa
Güzellik bilinmezdi
Nasıl ki aşı pişirirken
soğanı katarsın
Pişirirken soğan acı gelir
Pişende tat verir
Senin olayın
da öyle olacak
Nasıl ki,
Aşı pişirirken
Acı biber koyarsın
Sonradan da
yakar. Duacı ol.
Senin üzüntün
Soğan gibi çiğken acı gelsin
Pişende tatlı
olsun
Her olayın daha kötüsünü düşün
Öyle duacı ol
En kötünün
içindeyim dersen
Allah’ıma güç gelir
Sana daha kötünün de olduğunu gösterir
Duacınız olduk
Cümlemiz geldik
Unutulmasın,
Kulun Allah’ım beni
imtihan et dediği zaman
İmtihana tabi değildir
Ancak layık görüldüğü an
imtihana alınır
Sebepsiz kuş uçmaz
Yanılan yanıldığını bilmez
Allah’ımın
adaleti santim oynamaz
Senin acıdığın kul
Gün gelende sana acımaz
Unutma,
Tek acıyanımız Allah’ımız
Kulun zengini şanslı
Fakiri şanssız
mıdır?
Her kulun ölçüsüne göredir dünya vergisi
Kaderi, dünya malı ile
ölçersen
En kadersiz kullar Erenlerdendir
Çünkü onlar aldığını
verenlerdendir
Oya, işlendiği için değerlidir
Hayat dersiniz
Kainatı
hayata bağlarsınız
Avucuma alayım
Sırrını çözeyim dersiniz
Kendi
sırrını çözdün mü ki
Kainata el atarsın?
Benliğini buldun mu ki
Ortaya
çıkarsın?
Benliğini bulan
Kainata uyandır
Kainata uyan
Yaratanı
bilendir
Sen O’na uy ki
Rüzgâr seni üfürmesin
Sel alıp süpürmesin
Duran
suya değil
Akan suya talip ol ki
Seni deryaya götürsün
(Resim verildi: ÖMER HAYYAM)
Verileni bilmedin mi? HAYYAM.
Kumun yolunu bildiği
Kitabında
yazılıdır
Kitabı elinde gizlidir
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|