|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş gördüm
Cümlenizi selamladım
Ham meyveyi bekledim
Olgunluğa ekledim
Bu mudur? demeyin
Kadere söz etmeyin
Verilen en güzeldir
Yaprak sonbaharın gazelidir
Yüzümü görmekten ne çıkar
Özüm sizlerle değil mi?
Göz görmese de
Gönül duyar, gelişime uyar
Huzur uymakta
Görmekte değil
Dünyaya gelen
hiçbir kul
Tam uymayı bulamamıştır
Dünyaya gelmiş olduğum
Vakıa değil
midir?
Vakıa olan her olay aynıdır
Sen ben yok
Ben de tam uymadım
Kulluk,
Yar’ini yerince
Anmayı manalandırır
Gelince, tam olmadığı görülür
Manalandırmaktan öteye varmış, bulmuştur
(Her şey özümüz oluyor.) Elbet
Manayı bilmek için
Öteye geçmek için
Varlığını duymak gereklidir
Varlığını duymak için
Olaylara uymak gereklidir
Her kul için aynıdır
Allah’ım her kulunu
Nurundan verdiği hamuru ile yoğurur
Ne var ki kul hamurunu
Dünya çamuru ile bularsa
Varış düşünüldüğü gibi olur
Dünya
çamur mu? derseniz
Daha önce verdiğim gibi
Akan suya yön vermezsen
Toprak su ile karışır, çamur olur
Dediğim her kula derstir
Yol dedin, izini sordun
Yolu bilmezsen
Bilene danışırsın
Bildiğin
yolu sormaya ne hacet
Yer yerini bulacak
Her olay gününü yaşayacak
Verdiğim yol değil mi?
Allah’ımı anmanın kitabı olmaz
Niyaz çerçeveye
konmaz
Kur’an dediniz
Kur’an Allah'ımı anmanın kitabı değil
Kula
yolunu vermenin kitabıdır
Benim tarikatım olmadı
Yanılma!
Allah’ımı bulan,
yalnız tarikatla olan mıdır?
Yol, aramakla bulunur
Yumuşak olmak yeter
Allah’ımı bulmak için.
Sohbet de güzeldir
Bir adım öteye götürür
Yetmeyen,
yerden gelmez
Bitmeyen, elde kalmaz
Yetmez dediğini yerden almazsın
Nasip olandan ötesini görmezsin.
Güçlüğe katlanmam dersen
Allah'ımdan
kuvvet dile. Cümleye.
Senden söz gelmez
Koluma sert vurmaz deme
Sözümü
almadan
Sözüme uymaz mısın?
Defterleri defalarca okumaz mısın?
Her okuduğun
gün
Seni bir adım öteye götürür
Sözü kırıcı vermeyin
Özü söz ile harcamayın
Kırıcı söz, hem seni
hem kırılanı üzer
Bağda ot bitmişse elbet ayıklanır
Tarlada biten ot sürüye verilir
Ne bağ yersizdir, ne de ot
Ne var ki, yerini bulmuşsa
Yobaza uymak
Bağdaki otu sulamaya benzer
Halden sorarsan hali bildiririm
Ne var ki geleceğin izni
Allah’ımdan
Allah’ım yumuşak kulunu sever
Katı olan, kötülük bilmez
Katıyı ona yorma
Dilinden ölçü vurma
Gönlünü Allah’ıma açar
Ne senden ne
benden ölçü alır
Allah’ımın yumuşak kuludur
Daha ne deyim?
Daha önce dedim
Huzur aranmaz
Kul gönlüne kendi katar
Güzellik,
olaya uymada
Her anı duymadadır elbet
Uzun ömürden maksat nedir?
Her verilenin en uygun olduğuna inanmak
Niyetine uymasa bile
|
Dedim ya,
Kul vardır gül bahçesine girer
Dikenini bahane eder
Kul vardır çitte dahi Allah’ımın varlığını görür
Uçan kuşta Yaratanın
varlığı
Açan çiçekte Yaratanın
varlığı
Nefes alan her kulda
Gine Yaratanın
varlığı varken
Çirkini nasıl göreyim?
Hatasını bulayım ki
Verilen o hata;
Allah’ımın kuluna verdiği lütuftur
Neden haklı olmasın ki?
Ta içinde duydu
İçine düşeni açık dedi
Her kulda Allah’ımın kendisi vardır
Almayı bilensin
Günde benden alırsın
Dünden dedim.
Benden almadan
Almayı dileyendin
Dileyen bulur
Allah’ım gönderir
Mayanın yoğuruluşunu
söyledim
Unutulmasın,
Aramıza mayasına çamur katılmış yoktur
Allah’ım
kulunu çamursuz yaratır
Dönüş de öyle olsun
Cümleniz cümleye duacı olunuz
Ağanın dediği gibi
Hamur yoğruldu, fırına verildi
Yumuşak kulun eline
verildi
Gayretin bereketli olur
Nasibe hizmet eder
Görgüyü bilgi ile ölçen elbet yanılır
Kader, çizgi diye çizilmez
(Taktir diye çizilir) Elbet
Kalemle yazılmaz
Deftere konulmaz
Kul için dürülmez
Doğuşun, kaderin ile
Kaderin, yumağın ile sarılır
Her açılış, kaderine yazılır
Menşei
dediğin nedir?
Kuruluştan yazar
Daha önce denildi
Her kulun yönü söylendi
(Kur’an ile ilgili sorulur)
Tefsir, tercüme değildir
Tercüme,
Kur’an’a tabi değildir
Açıklanması gerekli olan yerleri
kula açıktır
Gerisi, kulun gücünün üstünde
Asmayı neden verir?
Üzümü nerden olur?
Suyun
akmadığı yerde
Üzümün suyu nerdendir?
Üzüme su veren
Kulunu dünyaya
İmtihan diye gönderen Allah’ım
Elbet kitabını da verir
Kitapsız ders nasıl
olur?
Dünya vergisi, tatbikat dersi
Kul vardır tatbikattan kazanır
Kul
vardır ilimden kazanmış olur
Asmadaki üzümün suyunu görmek
Tatbikatta
kazanmaktır
Kitaptaki ilme ermek
İlim yolundan kazanmaktır
Allah’ım
hangi yolu nasip etti ise
O yoldur kulun yolu. Yanılma.
Boş olan yola
Peygamberini, Evliyasını göndermezdi
Dünyadaki kaderini
değiştiremezsin
Amma Allah’ıma varmak senin elinde
Her olay Allah’ımdan gelir
Kul kulu suçlar
Kulun yönetildiği
denirse de
Dünyadaki hatasının vergisidir
Ölenin de dünyada görgüsünün
kesintisi
Yumağın kopmasından maksat
Görmekten ümidi olup aniden göçü
Göçün de türlü tecellisi olur
Kul, bilerek göçer
Kul, elden göçer
Kul,
kazadan göçer
Her göçün türlü merhalesi olur
Dünyada söz vardır
Eden
bulur. Hayır
Elden göçenin
Ettiği veya edeceğidir
Tecelli eden elbet
Hangisi Allah’ımın yazısı değil?
Öldüren yok
Zaten o, cezasını görür
Her
olay yerini bulur
Hikmetinden sual olunmaz
Allah’ımın yazısı
Kuluna
açmak düşmez
Ancak her olay yerli yerindedir
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|