22 KASIM 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Yolumuza düşenler
Sohbet ile pişenler
Cümlenize selam olsun
Gönüller aşkla dolsun
Her dileyen meclisimize gelsin
Nasibini nasibi olduğu kadar alsın
Her gelenin nasibi aynı olmaz elbet

Yediğiniz sizin olsun
Dediğiniz bizden gelsin
İçtiğiniz sizin olsun
Tadını Allah’ım versin
Meclisimiz Allah’ımın adına kurulsun

Mübarek ayı geçtik
Hak olan bayramı yaptık
Gelen güne duacıyız
Geçen günden, yol münasip

Şüphemizi sildik
Yerde toprağı gördük
Dünyalık dedik
Toprakta yatandan
Künyeyi aldık
Aldığımız sadece ibrettir
Her künyeyi sıyıran
Göçünü hazırlayandır
Güğüm dolu da olsa
Boş da kalsa
Gidişe iltimas yoktur
Söyleyeni değil
Olanı bilmek yeter
Meyveyi sordunmu
Kabuğunu soydunmu
Olmuşunu yedinmi
Çekirdeğini dürdünmü
Dünya olayını
Bohça misali sardınmı
Senden huzurlu kul olmaz
Her kul, haramı da helali de kendi yaratır
Allah’ım, her olayın aşırı olanından sakının der
Verişine ölçü vurmaz
İkiyüzelli gram üzüm ye
Gerisini yeme haramdır demez
Amma sen, kendini ölçüye vurursan
Benim ölçüm bu kadardır dersen
Ondan ötesi haramdır
Aşını yedin,
Şükür dedin
Baklava gördün
Daha olsun dedin
Orası haramdır
Midenin alışına uyacaksın
Bünyenin alışına uyacaksın
Nefsinin alışına uyacaksın
Uymadığın haramdır

Gözlerimiz açıla
Nuru ile saçıla
Rahmetini gördüre
Cemaline erdire dedik, duacı olduk
Sahibini bulduk
Deryasına vardık
Dünya halini dürdük
Sevgimizi sergiye koyduk
Sohbetimiz yozmasın
Esastan çıkılmasın
Sevgimiz sergiye konmasın

Şahı gören, ayağa kalkandır
Fistanını düzelten
Sözde saygıya varandır
Saygınız;
Bedende, sözde değil
Gönülde olsun
Sohbetin aslından çıkılmasın

Gülen ile ağlayan
Aynı gayede gidendir
Üzüntü eden
Allah’ıma el açmaya
Vesile olduğu için
Üzüntüsüne şükretmelidir
 



Üzüntüde olan
Allah’ına yakarandır
Allah’ım yakaran kulunun yanında olur
Üzüntüden kurtarmaz beni diyen yanılır
Allah’ım dünyayı senden almış
Kendi yanına varmış
Ondan büyük rahmet mi olur? Göç değil.
Üzüntünün ardından gülüş
Onun sevincidir
Çünkü, Allah’ım beni gördü
Muradımı verdi dersin
Onun için sevinirsin
Korkuyu silelim
Yolda kalmayacağımız bilelim
Rahmetine,
Varacağımız zahmetine, katlanalım

Yuyanın aldığı
Rahmetini dilediğidir
Zahmetine şikayetsiz katlandığıdır
GARİB’e yorgunluk dediğiniz yanlıştır
Rahmetini diledi
Zahmeti ona nur gibi geldi
Almayı bilen her kula
Dünyadan geçtinizmi
Sohbete koştunuzmu
Ebette nasibiniz olur
Dünyadan geçmek
Yemeden içmeden kesilmek değildir
Dünyayı severek
Sohbeti bulmak
Sevgi ile sözü birbirine katlamak
Kulun dünya ölçüsünü
Ahirete bağlamaktır

Kul zikir ile de varır
Aşk ile varmak
Sonsuz sevmektir
Sevgiyi karıncaya bile yöneltmek
Arı, eğer iğneledi ise
Onu ezmek değil
Kendi hatanı sezmek gerek
Sohbetten çıkılmadıkça
Sözümüz sana verilir
Arının verişi
Dünyaya yerini bildirişidir
Kolunu versen ona
Yürür gider
Ne var ki,
Derdini sürür gider
YAHYA Hazretleri der ki;
Derdime derman olanı
Arı sandım, arıya inandığıma yandım
Arıya derman veren
Allah’ım dedim bildim
Arıya veren kim?
Sana sardıran kim?
Ne var ki,
Arıyı seçmesi
Kuluna hizmette görmesindendir
Asmada arı, gülde arı
Çiçekte arı, ağaçta arı
Karınca yalnız yerden alır
Kendi kilerini doldurur
Arı, daha önce verdim
Cümleye çalışır
Cümleden toplar
Allah’ımın verdiği
Her nimetten toplar
Demet ile topladık,
YM diyelim


ALLAH’ıma emanet olasınz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah