|
MEVLÂNA’yım ben!
Geldim yoldan, tuttum elden
Anılan, boş sözden
Gün için geldim
Geçen gün için değil
Farsçayı geçende verdim
Günde anılan dili söyledim
Ne istersiniz ispat?
Varlığım burada
Adım; MEVLÂNA CELALEDDîN-İ RUMİ
Dediğim, sorunun cevabıdır
MEVLÂNA, Allah aşığı demektir
Ne var ki ben
imtihanımı Allah’ıma verdim
Kula verilen sözdür
Huzura varan özdür
Beden gelir
Can alır görür,
varır
Nereye? Çağırıldığı yere
Sana benim
Allah’ımın izni ile bir sorum
var
Dünya kulu bir geldi
Milyarlara yükseldi
Gidiş geliş
Nerede oldu
artış?
Nasıl yükseldi?
Cevabı kulca yetmez
MEVLÂNA aldı
Aldığını bildi
Geçtiğimize değil
Geleceğe bakarız
Hayatın
bitimi
Kulun elinde midir?
Bunca yıl yaşayan
Bitirmiş midir?
Kur’an’da
yazar
Allah’ım da Kur’an’ı ve
Diğer kitapları ile
Gelişin birliğini
Dünyadaki dirliğini bildirir
Ruhun tekrar tekrar gelişi ile
Tekâmüle
inanır mısın?
Kur’an’ın yazdığı
Kulun sorgusu yapıldığına inanır mısın?
Madem inanıyorsun
Kaç vücut için sorguya cevap verirsin?
Tekâmülden sonra
sorgu biterse
Kul tam tekâmül ederse
Sorguya ne hacet?
Dünya giriş ve
çıkış kapısı olan bir handır
Dünya ötesi, göç
Gelişim tekrar bedenli oldu
mu?
MEVLÂNA bir daha doğdu mu?
Başka isimle de olsa
MEVLÂNA vücut ederdi
Kendini dünyaya duyururdu
Güneşin varlığı
Darlığa kepçe olmasın
Yanılma
işte budur
Demedin, açığa vermedin nüfus artışını?
Suyun akışını verdik
Tekâmül için geldik
Yeniden doğuş budur
Bedenleniş değil
Kâinatın
büyüklüğü malum
Gelen kadar gitse, yine dolmaz
Meclis kuruluşu
Boş söze gelmez
Sohbet imtihana tabi olmaz
Geçeni bildik
Edilen söze uyduk
Dileyen alır
Yolumuz emir ile değildir
Allah’ım kuluna
Beni sev diye emretmemiş ki
Ben o yola cebir koyayım
Yolumu bildiririm
Aşkımla söz ederim
Gelen geçene
Desti ile su
doldururum
Alandan almayandan
Allah’ım razı olsun
Allah’ım en doğru yolu
buldursun
Bulanla bulmayan bir yürüsün
Birbirini doğru yola yöneltsin.
Amin
Sayı ile değil
Değerimizi bilenle
Beyti ile değil
Sohbeti ile
tanınır MEVLÂNA
Sen aldığını dostun ile yaz
Yalnız yazın elden olsun
Beyinden değil
Bizim yazımız eldendir
Senin aldığın beyinden
Uyumadan
alsana
Bir tebliği versene
Vücut yapısı ağız kapısıdır
|
El yapıcı, ayak
götürücüdür
Beyin, alıcı
Yalnız alışı ayık verirsen
Dediğin sana uyar
Uyur verirsen
Sen ona uyarsın
Burada uyan benim
Orada uyan sensin
Aradaki fark, budur
Üstünlük söz konusu edilmesin
Kula ölçü verilmesin
Kendine saklama
Sakladıklarını da aç
Açamam, gücüm yetmez deme
Ondan aldığımı dedim sana ilettim
Vazife orada başladı senin için
Vergiden değil aldığım dersin
Gelen, değirmene elbet un getirir
Amma
değirmeni yel üfürür
Değirmen senin, un gelenin
Esirgeme.
Her gelenin
ununu
Eline elenmiş ver. Alan bilir
Yabanın sözü
Çobanın sazına benzer
Hep aynı havayı çalar
Her davarın
başında çoban olur, malumdur
Çoban olmasa da davar ağılı bulur
Ne var ki, yine çoban gereklidir
Verişin akışı artışa yol alır
Müsterih olasınız
Eskiyi silesiniz
Vurduğumuz davul değil
Davul da boşa vurulmaz
Gaye ile vurulur
Gelişin
gayesi yersiz değildir
Yorgunluk bedene tabi olmaz
Ruhun yorgunluğuna
söz etmez
Elbet farkına varmaz
Yapıyı yapan mı yorulur?
Çizen mi? yoksa
içine oturan mı?
Oturan, binayı temiz baksın diye yorulur
Dersimiz değil,
Sohbetimizi geçelim der dostumuz
Geçenle beraberiz
Ağaç kimi dağda olur
Kimi bağda, kimi suda
Amma hepsinin değeri ayrıdır
Biz sudayız, o bağda.
Dedim, değer ölçüsü vermeyin
Mertebeyi kayırmayın
Ağaç, nerde olursa
olsun ağaçtır
İster meyveli, ister meyvesiz
Kiminin meyvesi
Kiminin
gölgesi
Kiminin yuvaya takılan çatısı ağaçtan olur
Vazife yalnız burada değil
Orada da vardır
Her kul, dünyadaki
yapısından değil
Görgüsünden sorumludur
Kul vardır gül bahçesine girer
Dikeni der şikâyet eder
Kul vardır dağda gezer
Bir ota iltifat eder. Görgü budur
MESNEVİ nedir?
Aşkın sözcüsüdür
Kulun verdiği nedir?
Ne verse
Allah’ım için der
Demeyin;
Eski kul, imanı tam kul idi
Günün kulu da
arar
Allah’ımın varlığı der
Her yerde sorar
Çünkü aydınlanmaya
muhtaçtır
Her gelen söze uysa
Geleni duysa
Kul şaşkına döner
Onun için
bir yol tutar
O yolda gitmeye çalışır
Ne yoldadır ne kolda
Olan
gönüldedir
Mümin olmak
Müslüman doğdum demekle değildir
Hıristiyan
olan Allah’ımın kulu değil midir?
Uyarsa, gönlünü duyarsa
Doğru olan
budur derse
Ona ‘Mümin’ denir
Müslümanlık gönüldedir
Söz yetti gün de bitti
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|