|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş gördüm
Geleni güleni selamladım
Yumağını kutladım
Ne olsa Ahlah’tan diyenleyim
Kadere boyun eğenleyim
Sarfından çok
İsrafa mahal verilmesin
Sarf edilenin yerini
Allah’ım
boş bırakmaz
İsraf edilenin yeri dolmaz
Ummak güzel
Yol için kul, yazı için kol gereklidir
Ağacı dedim;
Suda olan da var
Dağda büyüyen de
Hepsi de ağaçtır
Kiminde meyve
Kiminde
gölge
Kul vardır ‘Ağaca yaprak olayım’ der
Kul vardır ‘Yoruldum gölgesine
sığınayım.’ der, geçer.
Açık derim
Yobazı yola veren
Gölgede gezdirendir
Gölge olmazsa
Ne durur, ne de verir
Kumun tanesi
Ne niyetle tutarsan ona götürür
Güllerin en güzeli
Hurmalı çöldedir
Niyetin güzelliği
Kulun diyetini gösterir
Gönül ne
terazi ile ölçülür
Ne metreye vurulur
Gönlü açık olan
Allah’ımca görülür
Bağa girsen ‘Üzüm’ dersin
Güzel görsen ‘Gözüm’ dersin
Yumağına
‘Sözüm’ dersin
Ne üzümsüz bağ olur
Ne gözsüz güzel görür
Ne yumak sözsüz
kalır
Aldığın kadar verirsen
O seninle gelir
Asmayı biçerken
Taze dala el atma
Verimi kıt olur
Hakkına razı
olsa dersin
Dünya kulu;
Ne dün, ne bu gün
Hakkına razı olmaz
Daha
olsa, olan verse der
Olasın kalender
Verdiğine yanma, geriye dönme
Yeri boşalanın
Yumuşak yolla dönüşü görülür
Yamayı alan sözünü
yumuşak der
Aydın yol, kula açık olan yoldur
Dönenle dönmeye uymalı
Yukarı değil ileri bakmalı
Pencere açayım, etrafı göreyim dersen
Yerde
olana, günde gelene bak
Günün olayı? dersen
Ağır buluta benzer
Yağmur
yağsa açılsa dersen
Ağır ağır yağan uzun sürer
Fırtınayla gelen tez boşanır
Nimet kula dünya malı gibi gelir
Halbuki en büyük nimet
Yüce’den gelen
hikmettir
|
Kul kuldan ayrılmaz
Ayıran mümin olmaz
Aramıza gelenle
Aramızda olanın farkı
Can kafesi olan bedendir
Bedene cefa eden
Hükmüne
isyan edendir
Sahip olmakla
Emanetine Hakim kılındın
Mantığınla hükmünü
verirsin
Ceza ile değil
Mantığını güzellik görmeye zorla ki
Bedene
verdiğin hüküm yolunda olsun.
Kulak ile duymadan
Kula söz etme
Göz ile görmeden
Yola söz atma
Elin ile tutmadan
Dilin ile tatmadan
Meyveye ‘Hamdır’ deme
Cümlesi şahit
olur
Yalan seni vurur
Olgunluk,
Ne yaşta, ne başta, gönüldedir
Oynamakla
gönül kirlenmez
Raks teşhir içinse yersizdir
Tebşir için ise söz
edilmesin
Ne teşhir edene
Ne tebşir edene söz edilmesin
Gayenin verilişi
bilinmez
Kulun affına kulun gücü yetmez
Demeyin kendini teşhir eden affa uğramaz
Her şey Allah’ımdan
Her şey Allah’ım için
Almakla vermek bir olsa
Kulun gönlü Pir olsa
Her Pir Allah’a varsa
Geri kalan kulun
Allah’a varması
Hayalde mi kalır?
Her dileyen varır
Değil
mi ki kulun gönlünde
Allah aşkı yanar
Korkusu onu sarar
Manası bilinmez dediğini
Gün gelir çözersin
Sepetle verilen
Sepetle alınır
Niyeti eden
Sebeple bulur
Niyetin olsun
Dünya gailesi
Senden uzak kalsın
Sergiye konan
Satılana niyet edilendir
Sözle söze düğüm attık
Çorbaya bir kaşık da biz kattık
Sergiye
koyduk
Suyumuzu kattık
Desem; Yersiz dağıttık
Dağılanı alana testiyle verdik
Elden gelene
Gaye? diyene ayak takma
Muganni olmayan gelişe
Gümüş
yoldan geçenle
Hak yolundan kaçan bir olmaz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|