06 MART 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Hoş gördüm
Geleni güleni selamladım
Yumağını kutladım
Ne olsa Ahlah’tan diyenleyim
Kadere boyun eğenleyim

Sarfından çok
İsrafa mahal verilmesin
Sarf edilenin yerini
Allah’ım boş bırakmaz
İsraf edilenin yeri dolmaz

Ummak güzel
Yol için kul, yazı için kol gereklidir
Ağacı dedim;
Suda olan da var
Dağda büyüyen de
Hepsi de ağaçtır
Kiminde meyve
Kiminde gölge
Kul vardır ‘Ağaca yaprak olayım’ der
Kul vardır ‘Yoruldum gölgesine sığınayım.’ der, geçer.
Açık derim
Yobazı yola veren
Gölgede gezdirendir
Gölge olmazsa
Ne durur, ne de verir

Kumun tanesi
Ne niyetle tutarsan ona götürür
Güllerin en güzeli
Hurmalı çöldedir
Niyetin güzelliği
Kulun diyetini gösterir
Gönül ne terazi ile ölçülür
Ne metreye vurulur
Gönlü açık olan
Allah’ımca görülür

Bağa girsen ‘Üzüm’ dersin
Güzel görsen ‘Gözüm’ dersin
Yumağına ‘Sözüm’ dersin
Ne üzümsüz bağ olur
Ne gözsüz güzel görür
Ne yumak sözsüz kalır
Aldığın kadar verirsen
O seninle gelir

Asmayı biçerken
Taze dala el atma
Verimi kıt olur
Hakkına razı olsa dersin
Dünya kulu;
Ne dün, ne bu gün
Hakkına razı olmaz
Daha olsa, olan verse der
Olasın kalender
Verdiğine yanma, geriye dönme

Yeri boşalanın
Yumuşak yolla dönüşü görülür
Yamayı alan sözünü yumuşak der
Aydın yol, kula açık olan yoldur
Dönenle dönmeye uymalı
Yukarı değil ileri bakmalı
Pencere açayım, etrafı göreyim dersen
Yerde olana, günde gelene bak
Günün olayı? dersen
Ağır buluta benzer
Yağmur yağsa açılsa dersen
Ağır ağır yağan uzun sürer
Fırtınayla gelen tez boşanır

Nimet kula dünya malı gibi gelir
Halbuki en büyük nimet
Yüce’den gelen hikmettir



Kul kuldan ayrılmaz
Ayıran mümin olmaz
Aramıza gelenle
Aramızda olanın farkı
Can kafesi olan bedendir
Bedene cefa eden
Hükmüne isyan edendir
Sahip olmakla
Emanetine Hakim kılındın
Mantığınla hükmünü verirsin
Ceza ile değil
Mantığını güzellik görmeye zorla ki
Bedene verdiğin hüküm yolunda olsun.

Kulak ile duymadan
Kula söz etme
Göz ile görmeden
Yola söz atma
Elin ile tutmadan
Dilin ile tatmadan
Meyveye ‘Hamdır’ deme
Cümlesi şahit olur
Yalan seni vurur
Olgunluk,
Ne yaşta, ne başta, gönüldedir
Oynamakla gönül kirlenmez
Raks teşhir içinse yersizdir
Tebşir için ise söz edilmesin
Ne teşhir edene
Ne tebşir edene söz edilmesin
Gayenin verilişi bilinmez
Kulun affına kulun gücü yetmez
Demeyin kendini teşhir eden affa uğramaz
Her şey Allah’ımdan
Her şey Allah’ım için

Almakla vermek bir olsa
Kulun gönlü Pir olsa
Her Pir Allah’a varsa
Geri kalan kulun
Allah’a varması
Hayalde mi kalır?
Her dileyen varır
Değil mi ki kulun gönlünde
Allah aşkı yanar
Korkusu onu sarar

Manası bilinmez dediğini
Gün gelir çözersin
Sepetle verilen
Sepetle alınır
Niyeti eden
Sebeple bulur
Niyetin olsun
Dünya gailesi
Senden uzak kalsın
Sergiye konan
Satılana niyet edilendir

Sözle söze düğüm attık
Çorbaya bir kaşık da biz kattık
Sergiye koyduk
Suyumuzu kattık
Desem; Yersiz dağıttık
Dağılanı alana testiyle verdik

Elden gelene
Gaye? diyene ayak takma
Muganni olmayan gelişe
Gümüş yoldan geçenle
Hak yolundan kaçan bir olmaz


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah