|
Mesir günü-Manisa
MEVLÂNA’yım ben!
Yumuşak yolun gelişi
Kulun gelişe gülüşünden bellidir
Müstesna günün
olayı
Verenin ululuğundan beklenendir
Bekleyenden değil
Görenden
olunuz
Alışınız, ibadetten sayılır
Konuşma değil
Günün olayına
gösterdiğiniz duygu
Dualar anında Allah’ıma
Allah’ımdan Ulu’nun makamına
gider
MERKEZ’in dileğinden
Kulun dileğine yol açılır
Açılan yoldan kaygusuz geçilir
Nuruna erenle beraberiz
Görenle demedim
(Açıklar mısınız?)
Nuruna
ermek başka
Görmek başka
Görgü cümle için
Görmeyen var mı?
Kalabalıktan
değil
Dünyada görülen her şey
Allah’ımın nurundandır
Her kul görür
Ne
var ki her kul ermez
Erenle beraberiz dediğim odur
Yanılmayın,
Cümle
kulun görüp ermesi dileğimizdir
Ne var ki,
Erenle beraber olmak
iznimizdir
Erebilen veya ermeye yol alan kullara
Işık tutmak vazifemiz
Olmayı bilen yoksa da dileyen çoktur
Onun için bilmeyene bulmayana yol veririz
Dünyaya niçin geliriz?
Az zaman yumağın
Çok zaman ruhundur
Gönül
gözü açılan fark eder
Sizler bilmez misiniz?
Yüce varlık, gelen midir? yaratılan mıdır?
Yaratılandır elbet
Gelen de, yaratılan da hizmet için
gelir
Demek yaratılan layıktır ki
Allah’ım gönderir
Gücünün yettiğine bak
Ötesini düşünme
Anlatılsa alır mısın?
Kendine
mal edebilir misin?
Senin yapacağın
Çıkacağın merdivenin yüksek olması için
Dualar ve sevmek, sevmek, sevmek
Tanrı’nın yarattığı her şeyi sevmek
Sevgiyi bir ağaca bağlamamak
Ağaçtan maksat;
Gözünü bir ağaca takmamak
Çünkü Allah’ım dünyaya bir ağaç vermedi
Kulun gözüne bakma diye perde
germedi
Kulun dileğini
Kumun tanesi diye küçük görmedi
Allah’ım her
kuluna kaldıracağını verir
Meyveyi her yiyen aynı tadı mı alır?
Asmayı verenle şarabı alan ne
düşünür?
Asmayı veren kulunun nasibini düşünür
Şarabı alan, kendi nefsini
Senden önce
O'ndan geleni düşünebiliyor musun?
Söylenen, alanın gücüne
göredir
Her söz bir mana içindir
Ne var ki alan kendi nefsine göre
yorumlar
Dediğim şudur;
Kul önce can demezse kendi kazanır
Can, cümle ile
aziz olur
Cananı öyle bulur
Çarşı dolaştım
Pazarda gezdim
Her sergide aradım
Huzur satılırsa
göreyim
Dileyene ‘Koş al’ deyim
Göremedim
Allah’ım dedim, duacı
oldum
Arayan kuluna buldur
Dileği güğüm ise doldur
Hummalı olandan
Hummayı kaldır ki
Verdiğini görsün
Huzurun senin verdiğinden
olduğunu
bilsin
Duamızı verdik
Günün olayını bildirdik
|
Sanma gelişimiz düğün derneğe
Gelenlerin dileğine duacı olmaya
Bayram
niye kutlanır?
Kulun günü aydınlanır
Verilen, kulun mümin gönlünün
ölçüsüdür
Nedir? derseniz;
Kul kulun nasibini paylaşır
Bu paylaşma
kutlanır
Kurban bayramı
Ramazan bayramı
Kurbanı kim keser?
Nasibi bol
olan
Kıt olanla paylaşır
Zengin fakir
Genç ihtiyar halleşir
Gönülle helalleşir
Duygun önemlidir
Çünkü telkin yolu ile verilir
Olacak sana öyle
bildirilir
Ağızla değil
Gönül yolu ile alışın
Elbet Uludandır
Kaygunu aldı senin
Yer yerindir, nasip kulundur
Yaşamaktan maksat nedir?
Çok gezen midir?
Çok seven midir?
Hem gezendir, hem sevendir
Çok gezen çok görür
Gördüğü kadar sever
Sunduğum seni alsın
Kainat ile sarsın
Kainat seni bulsun
Dünyadan
çözsün
Karşımızda olana
Nadan olmayan bekler
Nurunu bekledim der
Nadan olmadık
Dünyaya dik durmadık
Suyun akışına uyan
Rüzgara kapılmayan
bekler
Su bir yönde yol bulur
Akacağı yeri bilir
Rüzgara kapılan
Nerden
geldiğini
Nereye varacağını bilmez
Niyazın kendine değil
Cümleye olduğu an
Üzüntün yersiz
Eğer ‘Her şey
bir yana
Sen hepsini ver bana’ deseydin
Üzül oğul derdim sana
Zarara
kimse girmez, kimse için
Allah’ımın hazinesi tükenmez
Manevi zarar niye?
Duacı olduğun için mi?
Onun için karanlık mukadder ise
Sen örtü koyamazsın
Senin yaptığın
Rüzgarda mum yakmaya benzer
Düşünürüm kulunu
Zarar
görmesin dersin
Onun kayıp, kaderi ise önleyemezsin
Ya yanar, ya döner
İlle elinden gider
Şahit gösterme kulu
Gönlün Allah'ımın malumu
Özden
gitmez, sözle verenin
Sözümü hak ile göremem deyip geri alanın
Yolumu
Allah’ım çizer
Nasibim olmayan döner dersen
Üzüntün yersiz kalır
Geçenin kapağı, unutmaktır
Meydan kulun durağı
Kader kulun hamağı
Verileni alırsan
Kulağına
takarsan
Günde de gelende de işine yarar
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|