|
MEVLÂNA’yım ben!
Yumuşak olmayı denemeli
Yumağını öyle sarmalı
Elde değil diyene sözüm;
Elinde olan ne?
Yumağın mı?
Yumağının düğümü mü?
Olgunluk,
Elbet elde değil gönülde
Ne var ki
Eli dili gönüle uydurursan
Huzuru bulursun
Huzuru havada suda değil
Kendinde ara
Niyetin gibi değil
Etrafla ilgisi yok
Huzur veya huzursuzluk
Kulun kendindedir
Kul vardır; gül bahçesine girer
Dikeni bahane eder
Kul vardır; çitli yoldan gider
Yeşilliğine gönlünü katar
Şu demektir ki;
Çit topyekûn diken olduğu halde
Rengiyle kendini avutur
Gülün bütün güzelliğine rağmen
Dikenini bahane edene
Haklı mı denir?
Oluşun hikmetini düşünün
Verişine karışmayın
Ne senden ne benden
Allah’ımdan olduğu için büyüktür
Mazan, nimetin
Menan, olmayacak şeyin anılışı. Niyazın.
Verdi mi, vermedi mi? diye anılmasın
Şüpheye düşülmesin
Cümleye derim
Olmasını dilediğini
Şüphesiz iste, şikâyet ile değil
Kul var zengindir, derdi eşinden
Zengin olmasaydım
Bu yönden huzur bulsaydım der
Ne yanılmadır bu kul için
Kul vardır orta halli, yolu düzgün
Yavrusu yüzünden üzgün
Yavrum düzgün olaydı
Aşım soğan geleydi der
Bunlar Allah’ıma güc gelir
Kul dilemesini bilmeli
Allah’ımla alışverişe girmemeli
Münakaşa değil, sohbet
Gelişim sohbet için değil mi?
Genişliğine gidilebilir
Dilerken;
Allah’ım şükür,
Dünya nimetlerine gark ettin
Olan üzüntümü de gider
Kulun senden diler dersen
Dileğin olmaması için
Senin hayrına olmaması gerekir
Olmayana yerinmeyin
Dedim ya
Huzursuzluğu kul kendi yaratır
Şüphesiz her gelenin
Hayır olduğuna inansa
Huzura kavuşur
Senin hesabına uysa
Dünya toptan karışmış çileye benzer
Her kul bir ipin ucunu çeker
Çektikçe kördüğüm olur
Ne serdedir
Ne yerdedir
Ne yeldedir
Yüce’den gelen emirdedir
Mümin kulun niyazı
Serde olmaz kurur
Yelde durmaz üfürür
Yerde olmaz toprağa karışır
|
Gönülden alınır
Allah’ıma iletilir
Gelen emirde kula
Madde ile gösterilir
Kulun niyazını dedim
Manası açık
Kalem yazar, kalem bozar
Niye uygun değil diye
Yazıyı yumuşak dilersin?
Sert yazarsın
Sonra döner bozarsın
Düşün de yaz
Yazdıktan sonra bozma
Olmayışa akıl takma
De ki; Nasip olanda gelir
Yolu açılır, nasibin yoldandır
OMAR der ki;
Münasip midir? deme
Kula sorma
Münasibi kul ne bilir?
Alın yazını kim okur senin için?
Kul kulun ne nasibini
Ne geleceğini bilmez
Bilirim diyene inanma
Nazımın hazımlı olması gereklidir
Hazmı olmayan, nazım değildir
Hazmetmekten korkmak
Az yemeği icap ettirir
Anamın şikayeti
Babamın nazım oluşundandı
Benim şikayetim
Hazmın zorluğundandı
Nazma zorluk vermesin
Kul şikayette olmasın diye
Ağırlık vermedim
Şikayeti kendim yok ettim
Her kulun hazmını zorladığı mevzu vardır
Karşındakinden değil
Kendinden vererek o zorluğu kaldır
Kaideyi değil olmayı düşünün
Kaide, mihver üzerine kurulur
Söz, sana gelinceye kadar durulur
MEVLÂNA’yım ben!
Söz benden değil Yüce’den
Gülmek her kula yakışan
Güzellik, Allah’ımdan her gelen
Mesnedi olmayan bina
Çökmeğe mahkumdur
Name kulun elinde
Gelen günün niyetinde
Sahra, yolunu göstermez
Ne var ki arayan kul
Yolunu kaybetmez
Nardan su aksa
Kulu yakmaz
Kul nehir bulsa
İçinden çıkmaz
El amade, dil amade, kul amade
MEVLÂNA, Allah’ımın emrine amade
Çember içinde buluştuk
Allah’ımın her kulu ile
Gönülce dertleştik
Memnun olana
Yolumuzu yeniden açtık
Olmayan, nasip alamayandır
Elimizde olmayandır
Allah’ım sundursun
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|