|
MEVLÂNA’yım ben!
Hummalı yol sormasınlar
Dumanı dağıtmışlar
Hummalı yol dedim
Sizleri söylemedim
Hummalı yol;
Ahireti unutan
Kendini dünyanın malı
sayanlara derim
Meclisimize öyle kul gelmez
Allah’ım cümlenizden razı
olsun
Selamları aldım
Cümlesini kucakladım
Almayı vermeyi bilenler
Gezmeyi, görmeyi, sevmeyi de bilsinler
Dünya
görüp bilmek için
Gördüğünü sevmek için
Sevip de varmak için
Seversen,
varırsın
Denir ki;
Sevmezsen varmaz mısın?
Allah’ım kulunu zorlamaz
Sevmediğini buldurmaz
Öyle bir yapı ki düzeni bozulmaz
Gülenle gülenin
Ağlayana destek olanın dostu çok olur
Meyhane olmayı dileyenlerle dolar
Ne var ki çok içeyim
Çabuk
olayım diyen yanılır
Şarap, yudum yudum içilir
İğneyi dikiş için kullanırız
Yamayı fistana koyarız
Ne iğne,
batmasına rağmen en lüzumsuz
Ne parça, faydasızdır
Her şey yerinde büyük
iş görür
Yamalık parçası dahi
Ocak niye yanar?
Yanan ateş sönmesin
Dünya
ateşi yakmasın
Sağa sola bakmasın
Yanılmayın!
Sağdan soldan maksat
Mümin
kul yalnız önünü görür, ileri bakar
Sağ sol şaşırtır
Her kul bir söz atar
Fani olan bir anlık gafletle
Gönüle dumanı katar
Onun için dedim;
Allah’ıma
sığınan asla yanılmaz
Ayna parlak yüzünü
Gönlü aydın olana gösterir
Kul
kula ölçü veremez
Öyle mi? Böyle mi? denemez
Oymayı tahtadan görün
İğneyi oyada görün
Kulu deryada bulun
Deryanın varış olduğu bilinsin
Derya;
Kulun sevgiyle varışı, varışta buluşu
Gelişe mi? Dönüşe mi?
Yumağından sarışa mı?
Gelişe duacıyım
Dönüşe görücüyüm
Yumağa yardımcıyım
|
Geçtik bunca yolları
Yüce yüce dağları
Seyrettik ovaları
Nereden
YÜCE’ye vardık?
Nereden nereye erdik?
Nur olduk, Nur ile geldik
Niyetlere erdik, dileyene verdik
Verdikçe sevindik
Sevinene yol açtık
Tekrar tekrar buluştuk
Buluşma ne dert olur, ne eziyet kalır
Olan sevgiler büyür
Düşünün bir ateş
Elinde fener olan
Kulların fenerini
yakar
Fener alayı dersiniz
Bayramda gezersiniz
Nasıl ki gittikçe büyür
Etraf da aydınlanır
Feneri taşıyan da sevinir
Seyreden de sevinir
Çünkü o
da ışık alır
Bizim ışığımız da öyledir, gittikçe büyür
Gelecekten korku olmasın
Dinsizlik var denmesin
Her olayın sonunda
Allah’ıma varılır
Meşenin yapısı sert
Çamın yapısı yumuşak
Gülün çiçeği yumuşak dalı
serttir
Onun için,
Kulun beden görüntüsüne bakıp
söz edilmesin
Sevdim
sevebildikçe
Gönlüm dolabildikçe
Yumak sarabildikçe
Dileğince sahilden
taş atmayın
Dalga verse demeyin
Yumağa söz etmeyin
Baba sözü haktır, Hakk’ı bildikçe
Yumuşaklık yolundaki taşı ittikçe
Umduğun gibi olur
Söze hacet olmasa
Ana baba süs müdür?
Söz de edilir,
tokat da atılır
Ne var ki sabır sabır dersin
Son çareyi tokatta
bulursun
Yalnız unutma tokat dahi
Allah’ımın izniyle atılır
Allah’ım
denir, iznine sığınılır
Bilirim diyen yanılır
Bilinmeyen çok şeyi
Göçten sonra öğrendim
Vermeye çalışırım
Görmeye çalışırım
Yolumuz açıldı
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Söz burada yetsin
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|