|
MEVLÂNA’yım ben!
Gelenlerle sevenlerle beraber
Gelmeyenlerle, sevmeyenlerle? demeyin
Sevmeyen kullar, uyuyanlardır
Onlar da uyanır
Huzuru bulur
Yolumuz
manisiz
Sevgimiz hudutsuz
Yanımızda oturan
Yandım ALLAH’ım diyenlerle
Yanarız, mutlu oluruz
Düşünmek yersiz
Allah’ıma aşıksam
Sevgisinden şüphe etmeyi
Kuldan
bunu düşünmeyi Yersiz bulurum
Allah’ım kulunu şeklen değil ruhen sever
Yarattığı sevgisinin çokluğundandır
Kulunu sevmeye dayanamaz
Elbet O’nu
seven kulu, yeri de ayrıdır
Denir ki;
Her kul Allah’ını bilir
Ne var ki,
Emirlerine uymaktan çok
Dünya nimetlerine yönelir
Düşünse ki;
Dünya
nimetlerini veren kim?
Ağacı diktim, dibini suladım
İyi baktım, bol meyva
aldım diyen kul
Dünya nimetine uyan kuldur
Toprağı nereden buldun?
Suyu
nereden aldın? Beklersin.
Nasip mi bakalım meyveyi toplamak?
Ne bakandan ne dikenden
Tek varlık verendendir
Müteessir olma
Daha söze başlamadık, giriş yaptık
Tadımız adımızda
değil
Allah’a olan aşkımızda
Can da Canan da kucaklaşır
Sohbet ile kul kulla anlaşır
Sebepsiz bir şey olmaz
Sepetsiz yumurta taşınmaz
Kapalı olan,
karanlık gönüldür
Açık gönüle, karanlık şey girmez
Neden girmez? dersen
Çünkü açık gönül ışık alır
Karanlık nasıl girer?
Açık gönül, açık kapıyı
bulur
Gönüller sebeple buluşur
Bozulmaya yüz tutan
Tamire çalışmakla
düzelmez
Allah’ıma havale edilen
Hayırsız kula yol vermez
Allah’ıma
havale ettiniz
Olayı bekleyin
Üzüntü etmeyin
Bozulana akıl takmayın
Dedim ya;
Sepetsiz yumurta taşınmaz
Yumurta elde taşınırsa kırılır
Söz
uygun gelmezse bozulur
Yumurta alırsın
Bozulmasından korkarsan taşır
mısın?
Kullanılmayacak olan geri verilir
Hayır olan, ele gelendir
Açık
konuşmak
Allah’ımın emridir
Yumağını sarar
Nasibini arar
Yuvasını
gönlünce kurar
Destiye su doldur
Elini göğe kaldır
Olmaya, almaya
dersin
Verdiğim sudan destini doldur derim
Bardağını doldur doldur iç
Biter diye korkma
Madde ile değil manadan söyledim
Allah’ıma şükret ki manayı seçesin
|
Yaprak dökmeyen ağaç
Daima yeşildir
Yeşillik huzurdur. Yolumuz.
Geleceğin vazifesine kendini hazırlarsan
Vermeyi kolaylamış olursun
Misafirin gelince
Evinde kurabiyen olursa
İkram edebilirsin
Olmazsa,
boş çevirirsin
Dersen ‘Gönlüm hazır’, elbet hazır
Çünkü Allah’ımın aşkı
var orada
Yamalı fistan da
Sırmalı kaftan da giyse
Aşk aynı aşktır
değişmez
Allah aşkı olan pas tutmaz
Yananla beraberiz
Cümlenin seveniyim
Sana MERKEZ’in duasını vereyim
Allah’ım aşkınla doluyum
Yarattığı kuluyum
Duacıyım, vermeyi bilenim
Yardımını diledim
MERKEZ EFENDİ’yi yardımcı istedim
Konuşulan da bizim sohbetimiz değil mi?
Ulunu sen bilirsin
Allah’ımın kötü kulu olmaz
Dönük olan, sönüktür. Dönük.
Güneşe arkasını veren, ışık alır mı?
Senin Ulunun yolu
Yumağınca anarsın
EYÜP SULTAN’ım dersin
Yardımcıyız kullara
Mümin olan, olmayan
Allah’ımın yarattığı
Yumağınca gelecek
Sana yardım edecek
Duanı
edersin
Yoluna çağırırsın
MERKEZ’in sözünü aldım
Yolunu danıştım
Der ki; Anında yanındayım
Gideceği yolundayım
Yuvasını danıştı
Açılan kapıda
sevinmek gerek
Olmazsa? dediğin
Kulun elinden, dilinden çıkmış
Verişe hazır olmuş
Yaratılan her kul layıktır
Layık olmayan yaratılmaz
Gelene gelmeyene
Sevene sevmeyene
Gönül kapımız açık
Yolcu hancı
misali
Gelen geçen, kalan göçen
Kalan var mı? dersen
Giden yok
derim
Giden; yerini bulan
Beden, meleğin kulu mu?
Allah’ımın kulu
Melek’le yolu
Sevgiyle
dolu
Aldığı huzuru verir
Kullarıyla paylaşır
Müstesna yaratılış
(Melekler için)
Yaratan hep bir yaratır
Kul kendini Allah’ına adarsa
Müstesna olur
Kendinize ölçü vurmayın
Ölçü Allah’ımda
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|