|
MEVLÂNA’yım ben!
Yolunuz Yuva’mıza bağlanır
Yamadan utanılmaz
Kulundan beklenilmez
Veren bilinsin
Kinler silinsin
Geçeni unutursan
Defteri kapatırsan
Gününü aydın görürsün
Sebze bahçesi sulansın ister
Sebzenin kökü kazınsın ister
Toprağı
kazılırsa
Gübreyle beslenirse
Verimi hem kuvvetli, hem bol olur
Yerden
yerinden değil, bakımındandır
İşten açılmaz
Düşten geçilmez
Sergi kurulur satış yapılır
Kazancı
yenilir
Asi olanı, yaprağa söz edeni
Meyvasını alsa, buruk der
Olmuşunu
yese, çürük der
Masayı bulsa, kırık der
Derim, kuldan kula fark vardır
Kul vardır,
Gül bahçesine girer
Dikeni bahane eder
Kul vardır,
Tarladaki
dikenli otların
Yeşilliğine vurulur
Sunduğum güne kadar
Sevmeyi öğretmek
Hatayı örtmek
Kul kulun hatasına bakarsa
Hataya kendi düşer
Kul kula
hizmet etmek için gelmez
Her kulun ettiği kendine
Allah'ın adını ananla
Kulun kulu sevenle
Haram deyip kaçanla
Hep bir olalım
Yönümüzde
dönelim
Seferden dönenle
Sohbet hoş olur
Geçmiş yoldan sormayın
Kapı açıp bakmayın
Geçmişe örtülen kapı
Geleceğin selametini sağlar
Olsun da göreyim
Doğruyu çözeyim demeyin
Falı söylemeye değil
Yol vermeye geldim
Sorana söylesem de
Yoldan
bakarız
Bir göz atarız
Yolumuz dileyenin
Mümin miyim? diyenin
Gerçeği
bulmak
Kulun özlemidir
Ne var ki,
Gerçeğin nerede başlayıp
Nerede bittiği
malum değildir
Onun için,
Verilenin, derilenin
Allah’ımdan olduğu
Bilindiği
müddetçe
Çözümden uzak kalırsın
Öylece huzuru bulursun
Yumağına verilen
Kaderinde görülen
En iyisidir, de
Hakkına razı ol
Şekilden aldığını
Ölçüye vuramazsın
Çizginin altından da
Üstünden de
geçemezsin
Verenden şüphe eden
Şüphesinde yanılmaz
Denmesin;
Düşenin
dostu olmaz
Düşenin de, kalkanın da
Tek dostu Allah
Allah’ım, kulu
destek bilenin
Kuldan nasip bekleyenin
Dayanmayı bilmeyenin
Dersini verir
Kuldan kula yama olmaz
Deniz yolu beton tutmaz
Kum yolundan deniz geçmez
Dağ yolunda çöl olmaz
Çöle kar inmez
Dikensiz gül olmaz
Yaprak meydan
vermez
Ağaç dalsız olmaz
Ne var ki
Kimi ağaç yapraksız kalmaz
Yerden gelen
yere düşer
Nurdan gelen nura varır
|
Oldukça, vardıkça,
Bildikçe, gördükçe
Güzelliğe erersin
Seversen sevilirsin
Yolunu öyle bulursun
Beklemeden
seversen
Olmaya yön verirsin
Allah’ımın emaneti
Cümlenin selameti
Derse
ki;
İçtim, kendimden geçtim
Sen de geç onu
Çünkü içen
Kendinden geçen
Geçtiğini bilmez
Yetsin artık demez
Yetsin diyen
Yorumda
bulunandır
Susuz kalınmaz
Alınana doyulmaz
Deryaya dalsam deniz
Hepsini
içmek dilenir
Cemmal niyazla
Cevval niyetle olunur
Meymeye gidelim
Meymeye gitmek; şarap içmeye gitmek
Serhoş olalım
Gelenle beraberiz
Gülenle beraberiz
Sargı yaraya gerek
İçinizde yaralı yok
Sevgi gönüle
gerek
Aranızda gönülsüz yok
Sevdim dediğin
Yolunu beğendiğin
Varsın
uymasın
Mümin, müstesna olaya
Olağandır der
Allah’tan gelene severek uyar
Mevlâna’yım!..
Hasretlik bizde, sizde değil ki
Özledim desem yalan
Gönülleriniz
her an
Hak tarafından yoklanır
Çiçeğiniz sevenlerce koklanır
Allah’ım yardımcı gelsin
Çıkışa gelen merdivene
Her kulu ulaştırsın
Çıkışa gelene
kadar
Müstesna olaylar verilir
Kul imtihan edilir
Meydan geçilir
Merdivene varılır
Çıkış, göçe kadar
Yol münasip görünür derseniz
Göçte
yarıda mı kalır? Asla!
Varışa hazır olan
Merdivene adım atandır
Cennet;
dünyası cennete hazırlananındır
Cehennem; kulların dünyada dilediğini
yapıp
Adaletten korkmayanın
Her şeyden mahrum olduğu yerdir
Yanlış
anlaşılmasın
Cennet dileyenin
Cehennem cenneti aramayanındır
Dünyada
adaletten korkmayan
Cenneti düşünür mü?
Mazeret niyazla edilir
Dilerse
şifa verilir
Kendini beğenen
Her şeyin üstünde gören
Dünyayı da öyle terk
eder
Gittiği yerde herkesten uzaktadır
Çünkü dünyada öyle diler
Ahirette
öyle bulur
Her kulun dileği verilir
Orada Allah’ımın nurunu görende
Dünyadaki kibrine yanmaz mı?
İşte cehennem ateşi budur
Her olay göçte
yerini alır
Hak yiyenle, hakkını yediğini
Allah’ım göçte buluşturur
Hakkını ödeştirir
Dünyadan getirdiğini
Aralarında bölüştürür
Cimrilik
sevilmez
Allah’ımda hoş görülmez
Göçte yardım diler
Ne var ki,
Dünya
yolunda yardımdan uzak olan
Göçte de uzak kalır
Ona sonsuz üzüntü verir
Dileyip yapamamak, geç kalmak
Yıkmaya değil yapmaya bakın
Kırmaya değil tutmaya bakın
...
(Bu günkü kayıtlara göre bu tebliğin devamı bulunamamıştır.)
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|