|
MEVLÂNA’yım ben!
Gönüller koğuşu
Sevgililer buluşuşu
Geldik gelenlerle
Gönülden erenlerle
Yumağı saranlarla
Allah’ı ananlarla
Gecemiz mutlu olsun
Yolumuz kutlu olsun
Suyumuz içilsin
Erenler seçilsin
Gelenler sevinsin
Havadan sudan değil
Gönül yolundan geldik
Yer ile göğü birbirine bağladık
Dönmeyene, ağladık yandık
Sevmeyene, yolu gösterelim dedik
Samanyolu'na karıştık
Gelen diye bakıştık
Gelen bilinir,
GARİB anılır, ismi verilir
Cümleye bildirilir
Neden? diye sorulsa
Yolundandır denilir
Sever doluca
Yanar delice
Demeyin; Nerden deli?
Çünkü gönlüdür Veli
Gidip geldim danıştım
Sorulandan selam getirdim
Selam kucak dolusu
Hep bir olalım
Üzüm bağına girelim
Dermeye çalışalım
Elele verelim
Elden eli alalım
Gam edilmesin
Dert denilmesin
Yapıyı yapmaya temel gerek
Temeli atmaya
Ayağı atmak yetmez
Toprak atmak gerek
Binanın temeli sağlam atılırsa
Katına korkusuz girilir
Yaprağı bol olan ağaç
Çiçeğini gizler
Meyvesi az da olsa, besler
Güvenirsen bulursun
Şüphenin yersiz olduğunu bilirsen
Kendini hazırlarsın
Dedim;
Allah’ımın hayır vereceğinden
Şüphe edilmesin
Hayır ummayan kul, yanılmasın
Allah’ım şüphe eden kulunu yanıltmaz
Açayım;
Her kul olayın iyiye varacağını beklemeli ki
İyiyi bulsun
Yorulan bulunur denilir, doğrudur
Hasret, kulu gönülle bağlar
Yakınlık, maddeyi aratır
Açalım;
Yakın olandan
Sözde dilde olan
İyi kötü alınır
Acı da söylenir
Dara da konur
Hasret olduğun
Sılaya verdiğine
Ne acı diyebilirsin
Ne darda koyabilirsin
Dumandan uzak kalsın
Yolunu temiz görsün diye
Yardımcı olursun
Her kula aynı duyguyla hizmet edersen
Sevabını alırsın
Şu demektir ki;
Ne kadar sık buluşsan da
Bıkkınlık getirme
Yeter artık deme
Aynayı tut yerinden
Gönlünü aç derinden
Açık gönül temiz kalır
Deme ki; Mikrop alır
Mikrop, korku olan yerdedir
Mümin yolun mümin kulu
Hepinizin Haktır yolu
Geldiğimiz gibi dönelim
Sorgu gününde yardımcı bulalım
OMAR der ki;
Adalet, haktan çıkanla
Nadir de olsa buluşmaz
Adaletten çıkan
Sorgu gününde ulusuna kavuşmaz
Umduğumuzdan değil
Manayı bulduğumuzdan
Nuruna vardığımızdan beri buradayız
Kulun yardımındayız
Ananla beraberiz
Cemaati ayırmadım
Bir kulunu kayırmadım
Çünkü haddim değil
Allah’ım ayırmaz ki
Bana söz düşsün
Denir ki; Ya Ulular?
Orda kul yanılır
Allah’ıma varış bir merdivendir
|
Ne kadar seversen
O kadar çıkarsın
Allah’ım cümle kulunun
Önüne sermiş o merdiveni
Kim dilerse çıksın
Allah’ına varsın
Çıkmayanın hatası kimin?
Kendi gönül yolunun
Varlığına inananın
Çıkmaması için sebep yok
Derseniz; Merdiveni görelim
Kul yapısına değil
Allah yapısına heves edin ki, göresiniz
İnen olur mu? derseniz
Hiç merdiveni bulan
İnmeye heves eder mi?
Merdiveni bulduk mu? diyene deyim
Elbet bulduk
Meydan’a bile vardık
Cemaatte olan bilir
Meydan'ı bulduk
Çember olduk
Ağacın yaprağı gibi bollaşırız
Yaprağı dökülmeyen ağacız
Dalı bükülmeyen ağacız
Kökü suda olan ağacız
Dileyen gelsin, gölgemiz geniş
Eski dost bilir, cemaati çağırır
Sevmeyi sevilmeyi
Hep bir olmayı öğretir
Yolumu sorarlar
Gezmek mi ararlar?
Beni benden
Beni yoldan ararlar
Ben buradayım
Sen buradasın, bina orada
Gönülle çok geldin
Anmak, binayı seyretmekle midir?
Güzellik, benden değil Allah’ımdandır
Gelmek gitmek
Gezmek görmek
İbadetin en güzelidir
Amma binanın güzelliği değil
Dünyanın güzelliği
Ormanın kubbesi midir güzel?
Binanın kubbesi mi?
O güzelliği kul veremez
Kulun gönlü sarhoş olmaz, kul yapısından
Ne var ki, geçersen gönül kapısından
Benden sunduğum kadar
Senden aldığın kadar
Biraz fazla, biraz eksik olamaz
Yumuşak yol bulanla
Taşı ele alan bir midir?
Aymayı bilenle
Uykuda olan bir mi?
Yamayı fistana dikenle
Yırtık gezen bir mi?
Elbet bir değil
Sözümüz sohbetimiz kulları için
Fistanda olan açıkları için
Maya, manasız değil
Gönül yumuşak olan
Mayası elenen
Unu un ile yapılandır
Amade olanla
Asi gelen bir olmaz
Asi kul Pir olmaz
Meydan’a asi kul gelmez
Uymalı duymalı
Kâinatı gönüle koymalı
Sevmeli sevmeli..
Çirkin derseniz
Güzelliğini aramalı
Yüzden değil gönülden sevmeli
Severim dememeli
Sevgiyi ortaya koymalı
Arı bal ile, gül dal ile
Güzel hal ile sevilir
Neyi nerden ayrılır?
Ömür ölçülü
Hummalı olursan ölürsün dersen, yanılırsın
Ne önde, ne sonda kesilmez
Vakit ermeden göçülmez
Gel gidelim, el tutalım diyenlerleyim
Elden tutarım, yola katarım
Ayağına suyun akışını uydururum
Bu yana gelenle
O yana gidenle olurum
ALLAH’a emanet
Danışılan uygundur
Sebep sorulmasın
Gecemize sorulan eklenmesin
Geçti giden
Örtülen kapıdan
Dönüp arkaya bakılmasın
Gidişe bakılır
Meyvesi dalda kaldı
Sevgisi kulda kaldı
Kendisi adına geldi
Elden aldı
Gül’den saadetler diledi, Hz. AYİŞE
Adına dua verildi
Gönüller bir oldu
Dualar edilsin, adına verilsin
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|