|
MEVLÂNA’yım ben!
Lütfundan sorgumuz yok
Gelenden kaygumuz yok
O’nun vereceğinden
Şüphemiz yok
Elhamdülillah diyelim
Her gelene şükredelim
Aşmadığımız dağ
Aşılmayacaklardan değildir
Öyleyse aşmadığımız
Yüksekliğinden değildir
Nehre köprü kurarsan
Geçilmeyeceği geçmiş olursun
Yemin yerini bulmayanlarındır
Yemin doğruyu bilmeyenlerindir
Yanımıza geldi
YUNUS’um sözü aldı:
Taşı toprağı elledim
Elime nasır belledim
Hey yaratan
Elimi ne güzel kolladın dedim
Gazelin sözü
Garibin sazına benzer
Gönlünden geçeni söyler
Sürüye yolunu buldurur
Sürünün ne mutluluk olduğu bilinse
Cümle için sürüye katılması için
Duacı olurdunuz
Müridlerin ötesindedir
Mürid mürşitleri gözler
Buradaki mürşit
Verenin ta kendisidir
Aracı yoktur
Daha önce verdim
Çoban olsa da olmasa da
Sürüden ayrılanı kollar
Gölge ararsın
Her ağaca bakarsın
Kendi gölgen
Sığınmaya çalıştığın ağacı örter
Arama sevdasından geç
Kendi gönlünü seç
YUNUS olmadan
Ateş yakmadan
Aradım durdum
Yolumu orada buldum
Orda bulduğumu sandım
Aslında yol kendi gönlümde imiş
Sen seni bilmezsen
Kim seni bulsun
YUNUS yolunda
Dileyen kolunda
Bir eline taş al
Bir eline kum
Yürüdükçe elinde olanın
Ağırlığını görürsün
Önce taşı elden bırakırsın
Sonra kumu
Elinden bıraktıklarında
Ne kaybetmiş olursun?
O zaman eline almanın
Lüzumsuz olduğunu görürsün
Saymadan yanına aldığın taşın faydası
Sayarak yanına aldığından çok mudur?
Almayı dilediğini bilerek al
O zaman faydasını görürsün
Hasat ne?
Saman dersen
Ekinler erdikte
Heybelere doldukta
Hasat hesaba gelmez
Sarıyı bilen
Kırmızıya söz almaz
Sarıyı bildikte
Söz almaya ne hacet?
Kendini onun içinde bulursun
|
Aşmadık demeyelim
Her merhale
Bir ötenin güzelliğini gösterir
Her görüşte
Kul kendini aciz bulur
Bu yerinde kaldın demek değildir
İlk basamak heyecandır
Çıktıkça hayretten hayrete düşersin
Her çıkışta
Hayretinin meyvesini biçersin
Toprakta aradığını buldun mu?
Kar ile pekmezi kardın mı?
Sana sunduk
Sunduğumuzu gönlüne bildirdik
Saray ne senindir ne benim
Ne var ki bizler için kurulmuştur
Yumuşak yolunu buldu isen yürü
Sırma yemeni giymenin yolu tez biter
Sırma narin kumaşa yapılır
O da yola gelmez
Sana hizmeti olmaz
Yolun olay ise
Hürmeti yoktur
Sen giyme demedim
Giyene uyma
Giyenin giymemesi denmedi
Yerini bilmemesi dendi
Çanak aldım
Çömlekte balı buldum
Yediğimi bildim
Yemeyene sordum
Yediğim on kaşık da olsa bitecek
Bir kaşık da olsa
Öyle ise yemeyenle
Paylaşayım dedim
Ortaya koydum
Kainatta arı mı tükendi?
Yoksa YUNUS’umun
Nasibi mi tıkandı?
Arı verir
YUNUS yine paylaşır
Aşı o vermez
Ne var ki
Çoğu nasibi olmayan bulmaz dedi
YUNUS’um sözü verdi
Mevlâna’yım!..
Yuvanın temelinde
O’nun emeği vardır
Yumağın düğümünde
O’nun eli vardır
Sözünün verdiği
Gönlünün gördüğü
Dilediğin yere kadardır
Yiyelim verdiğini
Dürelim serdiğini
Sevelim sardığını
Sayalım kurduğunu
Saygıda selamet vardır
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|