17 KASIM 1973


MEVLÂNA’yım ben!

Has gülün bahçesinden
Gönülün bohçasından
Doldum geldim
Cümlede sorguyu gördüm
Sorandan sormayandan
Allah’ım razı olsun dedim

Gelişte oluş nedendir?
Gidişi bilişten
Bahçenin vergisi
Kulun alışındandır
Diktiğimi aldım dersen
Aldığın senden değildir
Aslında bildiğin de senden değil
Senin olan sadece
Gördüğüne uyduğundur
Almayan bilmez
Derdine düşen
Anmadan bulmaz
Öyle ise düştüğün dert
Sana O’nu buldurur
Buluşta selameti gördürür

YUNUS’um der ki;
Mumda ışık arayan
Gecede selameti görendir
Soyluyu soyludan sorarsan
Güzel der
Soyluya soysuzu sorarsan
Çirkin olduğunu söyler
Soylu ile soysuz arasında
Görülen nedir?
Kulun kuldan ayırdığı
Allah’ım ayırmaz
Soylu soysuz demez
Vergisinden mahrum etmez
Vergiden maksat madde ise
Ayrıma kul düşmüş olur
Sev seni sevmeyeni
Sev seni bilmeyeni
Sev seni sormayanı
Dönüşüne yardımcı olursun
Kendi yönünü bulursun
Danışılan yönden dönüldükte
Kaydının silindiği görülür
Kayıt nerde silinir?
Yazının bittiği yerde
Tahtını kuran
Tacını dileyendir
İzin verilmedikte
Tahtın boş kalır

Göz yolda
Gönül O’nda
Can cananda oldukça
Terden korku kalmasın
Yol alanın
Ben Hak’tanım diyenindir
Hak adına uyanın yerini sormak
Töresini bilmek
Yörede aramak yersizdir
Çünkü O her yerdedir
Mümin olan bilir
Sathında arayan
Buz misali erir
Danıştığın gibidir
Elden dilden geçmesin
Konuk denildikte seçmesin
Yumuşak yol arandıkta kaçmasın
 



Darda olan gönül
Derdi ortak alır
Dert dediğinin dahi
Sahibi Allah’ımdır
Suyun akışında aradığın nedir?
Sorguya verdim
Selameti bulmayan su var mıdır?
Öyle ise dert niye?
Çölde olan da
Dağda kalan da
Deryaya kavuşur
Seveni sever dersiniz
Allah’ım adına hüküm koyarsınız
O seveni de
Sevmeyeni de sever
Seven sevdiği için
O’nu yakın bilir
Sevmeyen kendi O’ndan uzak kalır
Sevgisinden kayguya düşülmesin

Sözde söylendi
Sazda çalındı
YUNUS adı ile anıldı
Söze geldi
Selam dedi:

Dal ile eğildim
Suda aksimi buldum
Kök suda kalmış
Ağaç boyunu vermiş
Dileyen görsün demiş
Gölgesine sığınmış
Söğüt olsun
Dalın eğsin
Sırtına kuvvet versin dense
Kuvveti kendi sırtında ara denir
Sırtında aradığın kuvvet
O’ndandır dedi selamladı
(?) Alan bilir

Bağda üzüm arar
Halbuki üzümler
Şarap oldu
Saki eline geldi
Dileyene sunuldu
Alanı bilendir O
Sarhoşu görendir O
Dur demez
Yolunu çevirmez
Çevrede katkı aramaz dedi
YUNUS’um yürüdü

Eli elde
Güzeli dilde bul
Güzelin dilden aldığı
Gönülden verdiğidir
Eğitim dediği
Kendi aldığıdır
Çünkü;
Eğiten de O, öğüten de
Samanda görmediğini
Yokluktan sayma

................................................................................................
(Tebliğin bundan sonraki satırları özgün defterde yoktur.)

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah