21 KASIM 1973


MEVLÂNA’yım ben!

Kundak sarılır
Yollar sorulur
Her olay Hak eliyle karılır
Ne kulun sözü yer alır
Ne yolu yön bulur
Allah’ım izin vermedikçe

Yaşamadan maksat
Açığı örtmektir
Hataya gülmek değil
Oymayı bilendeniz derseniz
Eyvallah derim
Yenmedik aşta
Hak görülmez
Minareye seyre çıkılmaz
Selam diyene
Yüz çevrilmez
Aranmadık dosta
Hata yükleme ki
Yük almayasın
Daha önce verdim
Asla hata aramayın
Çünkü yol ehli
Kul gönlüne yatanın değil
Hak emrine uyanın peşindedir
Hakk’ın emri nedir?
Yarattım gözettim
Her halini ben halkettim
Hatası da benden atâsı da
Söz niye senden?
Kul hakkında karar
Kula düşmez

Bakır sahana
Altın kapak örten kul
Geçeni deşmez
Denmedik olayda
Yargıya düşülmez
Yazılan yazının
Dışına çıkılmaz

Semerden aranan nedir?
Kula vereceği rahatlık
Naldan aranan nedir?
Hayvana vereceği rahatlık
Ne biri gereksiz
Ne de öbürü

Konmadık kuşun
Ayağında dal varsa
Yuvasına taşır
Niye taşır diye
Sorguya düşer misiniz?
Çünkü Hakk’ın emrine uyar
Olmuşu olmamışı sorarsan
Olması yakındır der
Sabır ile bekler

Çimenden beklediğin nedir?
Yeşilin verdiği
Kul gönlünde umuttur
Umut nedir?
Umut, aydına açılan kapıdır
Demek ki yeşil
Dilenen kapıdır
Sarının renginde
Olgunun denginde görülendir
Meşenin yaprağında
Kestanenin toprağında
Gayretinin yeri yoktur
Sadece verime uyuştur

Ya Allah dedi
YUNUS’um geldi:

Yerde gökte değil
Gönüllerdeyim
Her dilenen
Anılan yerdeyim
Can ile canan bir oldukta
Canlar buluşur
Nimet verildikte
Kıymetini bölenin
Canana şükrü bol olur
Ne var ki nimet
Her an verilmekte
Kul nimetin içinde yoğrulmakta
Bir şükürle
Vergiye kanar mısın?

Samanın gömüldüğü yerden
Ot bitmez
Neden?
Çünkü yerden gelen
Yerde bitmez
Yerde bitmesi için
Devrini tamamlaması gereklidir
Devrini nasıl tamamlar?
Daha önce verdim
Sorgu açtıkta
Sorgudan sorguya geçersiniz
Saman kuru odun misali
Yanıp kül olması gerekir
Yahut yenip göl olması
Yenip göl oldukta
Toprağı verimli olur
Çünkü devrini tamamlamıştır
Devrini tamamlamayan kuluna
Söz etmeyin
Hatalı olabilir
Ne var ki
Devri tamam olmadığı için yanılmaktadır
Verimi elbet kıttır
Devrini tamamlamayan kul yoktur
Geç olsa dahi

Kundak sarıldıkta gaye nedir?
Bebeğin kabahatini örtmek
Ömrünce öyle olmaz elbet
Kendi hatasını örtmeye çalışan Veli kul olur
Evliyalığı çalışması ile değil
Bilmesi ile alır
Yaratanı verdim ya
Çalışma ile değil
Bildiğin ile
Bildiğini bilemezsin
Bil ki yaratılanı bölemezsin
Yaratılan tek birdir
Bir binadır
Bölersen kainat sıfatıdır
Tanrı dedik zatıdır
Allah dedikte zatı ile sıfatı
Tanrı dedik
Söz ile izahını verelim
Tanrım dersin
Sadece O’na hitap edersin
Tanrıyım diyebilir misin?
Asla çünkü sıfatındansın
O’na döndükte
Bedenden sıyrıldıkta
Sen de O’sun
O sende olmasa
O’nu sana bildiren nedir?

(Soru: Neden ben Rabb’inizim diye gelmiyor da sizleri vasıta ediyor?)
 



Rabbinizim dedikte
Alacağınız cevap kati olur
Diledik aradık derseniz
Ben geldim der
Aslında veren de
Verdiren de O’dur
O’nun yargısı
Sorgunun üstündedir
Yanılmayın
O’nun adına karara varmayın
Karar O’nundur
Kul zararı derse
Yanılmış olur
Neden derim
Gözden 'Eyvallah'ı ayırmayın
Allah’ımın adına
O’nun kararına
Yemine yer vermeyin

(Soru: Sizin verginizle Kuran’ın verilişi hakkında benzerlik var mı?)

MEVLÂNA’yım dedi isem
O’nun adına
Kulunun bedenine
Temsilci geldiğimdendir
Kuran’ı her kul
Eline kalem vermekten
Yazdırmaktan aciz değildir
Ne var ki
Kula vereceğini
Kul eli ile dağıtır
Kulu kul ile eğitir
Ne var ki gene kulu
Kendi niyeti ile öğütür

(Soru: YUNUS’um, biz de senin gibi yıllarca gezip dolaşalım mı?)

YUNUS gezdi yürüdü
Döndü gönlünde buldu
Kendini bilen
Kayguyu silendir
Yazıya uyandır
Yazıyı ben nasıl bilirim?
Kararımı nasıl veririm? dersen
Yazıyı elbet bilemezsin
Ne var ki
Olana uyarsan
Kararı O’ndan beklersen
Yazıyı görmüş olursun
Yazıyı düşünme
Yazan bilir yazar
Sen gelmeden yazılır
Sanma dilersen bozulur
Uymayı bilirsen
Yolun açılır
Sana taş atana
Başına vurana
Sözüne söz katana
Ne gerekir?
Almadım sözünü
Silmedim tozunu
Duymadım yozunu dersin
Ona elini verirsin
Sen kazanırsın
Onu da kazandırırsın
Aymayı bilene uyman
Ne güzeldir bilir misin?
Doğruyu buldurdum demek
Ne zevktir bilir misin?
Oradan buraya niye geliriz?
Sana bu fırsatı vermiş ise
Ona sarıl
Allah’ına hamdet
Seni aydıran değil
Senin aydırdığın
Kapına geleni çevirme
Denmekten maksat nedir?
Daha önce dedim
Kapına düşmanın gelse
Yolum sana uymaz
Dedem sana vermez deme

(Soru: Şeb-i Aruz’a bizi davet ediyor musunuz?)

Gönüller bir oldukta
Davete ne hacet?
Yürüyüp geliveririz
Sofrayı kuruveririz
Dergahta evsahibi
Misafir olmaz
Canlar buluşur Cananla oluşur
Gayret kulun niyetindedir
Olayım dersen olursun
Arayım dersen bulursun

Olaylara değil
Dolaylara kati konuş
Olay Hakk’ındır
Dolay sana verdiği
Olay yazılan
Dolay sana verilen
Sohbetin en güzeli
O’nun adına olandır

Allah’ıma emanet olasınız

(Soru: ….’nın rüyası neydi?)
Yontulmamış ağaç dalı
Yontulmaya namzettir
Cümlemiz beraber olduk
Niyazına vardık
Ona daha önce dedim
Gördüğü de odur
Elinin boşluğundan
Şüpheye düşmesin
Eyvallah dedi
Şaşmasın
(Hz. OSMAN’a selam)
Selamını aldım ilettim

Ona de ki:
On almazsan
Beşe rıza göster
Senin için ondan hayırlıdır
Sözü saz ile bağlayalım
Geleyim diyene
(Konya’ya gidişe)
Eyvallah diyelim
Allah’a ısmarladık

Bildiğin aldığın gibi
Beyt’ine yol diledik
Yolunu ondan sorduk
Gelene eyvallah dedik
Hz.ALİ’den yön aldık
Aldık Beyt’ine selam verdik
Bildik ki Beyt’inden hoşnut oldu
Olanları sevdi
Sonsuz sevgide
Beyt’i ile bir olun dendi
Beyt; can ile kan ile bir olan

Allah’ıma amanet olunuz
Beyt’ine uyunuz

Lailahe illallah Muhemmedür Resulullah