|
MEVLÂNA’yım ben!
Oymayı elde bildik
Mendili cepte gördük
Güneşte sere koyduk
Yerini bildiğin
Yolunu çözdüğün
Vergisini aldığın gün
Mendil değerini bulmuş olur
Manayı silmeden
Meraya girmeden
Kainata nokta koyamazsın
Kainatı bilmeden
Yaratılanları görmeden
Doyamazsın
Muradın sözü edildikte
Yeşile gönül verildikte
Beklediğin olur
Sözün yerini bulur
Söz; iki elde iki dilde edilir
YM olur
Cümlesi gönülleri bilir
Çırayı ateşlersen
Yağı miktarı yanar
Yağı bittikte söner
Etrafı dolu ise
Birbirine döner
Yanan çırada
Yunan kulu bulalım
Şarabın geçirdiği
Günleri bilelim
Kulun dağılışı nedendir?
Dağılmaktan maksat;
Önce çokluk
Sonra tekliktir
Asma tek kök
Salkımlarda dağılır
Güneş ile olur
Ayak ile ezilir
Tekrar hepsi bir olur
Saki eline gelir
Günün konusunda
Salkımların dağılışı
Üzümlerin ezilişi kayıtlıdır
Günün konusu
Cümlenin dilinde
Her kul halinde
Yersizlik dilsizlik
Yerini görmemezlik
Gönlünü sermemezlik
Aslında ne yerini bilmeyenin
Ne gönlünü sermeyenin hatası var
Her yaratılmışın
Geçirdiği devir vardır
Günde üzümün eziliş halidir
Yerinmenin yeri yoktur
Ezilen üzümün şarap olduğu
Cümleye sunulduğu unutulmasın
Her bağda bağcı
Her yolda hancı vardır
Ne bağ üzümsüz
Ne han yolcusuz kalır
Kuşaktan kuşağa devir değişir
Her geçen gün
Gelenin müjdesini verir
Ahval bozulur
Ahlak düşülür derseniz
Karşıtına ne koyarsınız?
Güzel denir
Ölçü çirkin ile alınır
Çirkine çirkin derken
Karşıtına ne koyarsınız?
Aşamadığın duvarı
Çok yüksek dersin
Merdiven dayadıkta
Yükseklik silinir
Demek ki aşılamayan
Ölçünün dışında kalır
(Merdiven, gelişmedir)
Önce masal diye dinlediğin
Hayaliyle uyuduğun
Günü geldikte
Hakikat oldukta
Masal değerini kaybeder
Hayalini daha uzağa atar
Ufukları öyle sonsuz ki
Sahili bulunmaz
Kıyamete kadar açılsa
Sonuna gelmez
Çünkü sonu yoktur
Neden? derseniz
Her kulun hayali
Kendi çapı kadardır
(Mevzu anlaşılamadı. Biraz açar mısınız?)
Açayım;
Denize taş attığınızda
Hangi noktaya gelirse gelsin
Daireler çizer
Kulun kainattaki çapı da öyledir
Duygu vergiye bağlıdır
Sevgi çapını genişletir
Sevgi vergiden elbet
Ne var ki kul
Gönül mayası ile onu yoğurur
Mayası geçmişse
Hamurun değeri nerde kalır?
Mayanın ekşimesi nedir? derseniz
Dünyayı mekan bilme ile.
Allah’ım cümlenindir
Çünkü cümle O’nundur
Aymayı bilenin yemini sildiği
O’nun adında
Selameti bulduğu görülür
|
Cezayı verene sorunuz
Nedendir? diye
Yolsuza ceza caizdir der
Kendini vazifeli kılar
Yolsuzun cezasını vermeye
Allah’ım kâdir değil midir?
Yolsuz yumuşak başına
Her hale uyuşuna bakıp
Kulunun hakkına el uzatırsa
Allah’ımın görgüsünden uzak mı kalır?
Ne biri kendini kurtarabilir
Ne öbürü haksız yolda kalır
Allah’ım her hali görür
Halince kulunun ölçüsünü verir
Her sergiye malını koyan
En güzeli benimdir der
Kulun ölçüsü gözündedir
Madde göz ile
Mana gönül ile ölçülür
Her gittiğin sahilde
En güzelini gördüm dersin
En güzeli ne ile ölçersin?
Elbet göz ile
Kulun gönlünü ne ile ölçersin?
Onun ölçüsü ne sende ne bende
Allah’ımdadır
Onun için kuluna
Ne halde olursa olsun
Söz edilmesin
Ölçü vurulmasın
Katrede kainatın özü bulunur
Bir gönülde kainatın tümü bulunur
Serdiğin kilime ayak koymazsan
Tozu senden değildir
YUNUS’um
Tozu ile gönüldeki gözü
Kainat sizin olsun
Cümlenizde düğümlensin dedi
Sözü aldı:
Tahtaya adın yazsan
Gün gelir kurt noktalar
Kır adın kir olur
Kurdun noktaladığı kul kirli midir?
Taşa adını yazsan
Gün geldikte taşı
İkide bulsan
İkide mi kalırsın?
Yemeni giysen yola düşsen
Kuşları rehber alsan
Gidişin ne kadar sürer?
Elbet ayağın götürdüğü kadar
Rehbere değil
Vergimize uyalım
Yolumuz gidişe girdi
Kul yönünü gördü diyelim
Meyveyi oldukta yiyelim
Kuşu yavru iken değil
Büyüdükte besleyelim
Mevsimsiz yağan yağmurda
Sarahat görülmez denir
Mevsiminde yağan yağmurda
Gördüğün nedir?
Toprak ile mi ölçersin?
Oymuş deyin
VEYSEL’in adını geçeyim
Ona yağan yağmur
Gözünü almış
Ne var ki gönlünü nurlandırmış
Konuşulanı verdim
Yazımın başında derdim
Yeşilde murat gördüm
Gönülde olanı çözdüm
Çerçeve ile çizdim
İkide birlik buldum
Açık görülür, elele dürülür
Hak yoluna halı serilir
Niyaz ile cümlemiz birliğe geldik
Gönülleri bir bulduk
Hali ehlinde gördük
Kayguyu silelim
Açıklığı bulalım
Yol münasip diyelim
Söz dildedir
El eldedir
Rahleyi Kuran için açtık
Önünde diz çöktük
Sohbetin en güzelini seçtik
Beraber olalım
Ayrılıkta gün bilmeyelim dedik
Selam olsun dedi
YUNUS’um yürüdü
Tezgahımız ne orda ne burda
Her gönülde
Her gidenle
Her gelenle beraber
Her ananla
Her duyanla
Allah’ım cümleden razı olsun
Gönüller mutlu kalsın
Cümleniz kutlu olsun
Geçende verildi
Toplantımız soruldu
Muayyen anlarda
Gönüller arasında
Yumuşak yol alanların
Yolunu yolumuza bağlayanların
Hallerince hallenmek
Yollarına niyazda bulunmak için toplanırız
Masa makamın yeridir
Dileyen kulun seridir
YM
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|