04 NİSAN 1973


MEVLÂNA’yım ben!

Huzurun olduğu yere değil
Bilindiği yerden geldiğime
Cümleye selam dediğime
Şüphe yoktur
Yolumuz gönlümüz
Cümlemiz birdir
Birde huzur vardır
Gülün olduğu yerde
Gönüller hoştur
Gelelim demedik
Gönüllerle bir olduk
Geliş ayrı oluştadır
Bizde ayrılık yoktur
Gülü dikeninden ayıralım mı? derseniz
Gerekmeseydi Allah’ım
Gülü dikensiz yaratırdı

(Soru: İnanan ve inanmayanları mı kastetmektesiniz?)
Hayır
Güzel olan
Kul tarafından
Çirkin görünen

Gül güzeldir
Her kul bilir
İnkarı yoktur
Dikeninden şikayetçi olur
Şikayet edilen beğenilmeyendir
Halbuki Allah’ım yersiz yaratmaz
Öyle ise kula şikayet düşmez
Velev ki eline batsa
Kanını akıtsa
Her olay layık olduğu yeri bulur
Her kul olaylarda
Kendine düşen payı alır

Sedefi bulan
Böceğin kabuğunu atar
Sedef bu değil der
Huyun en güzeli
Var olan her yaratılanı
Güzel görmektir
Ayağına giyeceğin pabucu
Dar almazsın
Alırsan giymezsin
Niye?
Ölçüne uymadığı için
Yenini dar yapma
Gönlünü dumana atma
Nefsini maddeye satma
Gezdiğimiz yerde
Aradığımız nedir?
Olmasını dilediğimiz.
Olmasını dilediğini
Hiç düşündün mü nedir? diye
Her olan dileğin arkasından
Başka bir dilek vardır
Onun için olmayan dilek
Kula kârdır
Nasıl olur? derseniz
Her olan dileğin arkasından
Üç dilek gelir
Ne sonu bulunur
Ne başı bilinir
Onun için dileksizlik
Huzurun en büyüğüdür
Dileksiz yaşanır mı? derseniz
Dilesen de bir
Dilemesen de
Nasıl olsa
O’nun dediği olacak
O’nun yazdığı görülecek
Öyle dedikte
Huzura varılacak
Onun için derim;
Gezme ile arama ile değil
Gönlüne koyma iledir
Diyeceğimiz şudur;
Allah’ım sen bendesin
Acaba ben nerdeyim?
Kul nerde olursa olsun
Allah’ım ondadır
Kul O’nu ne kadar bilirse
O kadar yakınındadır
Cenneti arayan
O’nu dileyendir
Cehennem korkusu
Kulu kendinden uzaklaştırandır
Allah’ım sende oldukta
Cehennem korkusu neden?
Yanmayan odun
Kömür olur mu?
Kömürü yakmazsan
Alev verir mi?
Önce yanalım
Sonra bulalım
Sorguyu yolumuzdan silelim
Yargıyı gönlümüzden çıkaralım
Ne sorgu ne yargı bize düşmez

Hz.OMAR der ki;
Yargıya memur edildim
Madde ile maddeden
Sorguyu buldum
Mana ehline
Kuran’ı verdim
Kendi yargısını
Kendisi yapsın diye
Çünkü mana ehli
Madde ile yargılanmaz
 



Mümin olan bilir
YUNUS’um gelir
Sözümü alır:

Toprağı belledim
Kuru dalı derledim
Ağaç olur dedim bekledim
Elbet olur
Çiçek verir
Gelen kullar
Meyvesini alır
Ben yiyeyim demedim
Onun için ekmedim
Gelen alsın
Alan bilsin
Ondan sonra gelene sunsun
Yeşeren her dalda
Meyve dolar
Her meyvenin çekirdeği
Bir ağaca örnektir

Canımız cananda
Gözümüz cemalinde
Güzellik her gördüğümüzde
Ne var ki her gördüğümüz
Sadece sıfatı
Aradığımız zatı
Sıfatını bilelim ki
Zatını bulalım
Peçeyi açarsan
Simayı görürsün
Ne var ki
Simayı görebilmek için
Helali olmak gerekir
Zorlayım açayım dersen
Yargını düşün
Cümlenin saygısında
O’nun görgüsü vardır
O’nu bilenin sevgisi vardır
Sevgi sonsuzdur elbet
Ne var ki hududu
Gene de çizilmiştir
Sevginin dönüştüğü yerde
Aşk başlar
Sevgi ölesiye kadardır
Aşk varasıya
Vardığımız yeri bilsek der
Her kulu bilmeyi diler
Bilmeyi dilersen
Sormayı sil derim
Allah’ıma sorgusuz varan bulur
Yeşeren her dal
Gelen seneye kurur
Gelen senede
Yeniden yeşerir
Ya Allah diyelim
Söze nokta koyalım
Sohbet ile açalım

Aramayı dileyen
Eline kandili alandır
Kandilim yansın diyen
Yağını doldurandır
Dinmeyen ağrıda
Aradığımız nedir?
Cefa mı?
Sefa mı?
Ya Allah dersen sefadır
Hey Allah dersen cefadır
Ya Allah; verdin alırsın
Hey Allah; neden çektirirsin?
Senin Allah’ıma soracak
Sorun var mı ki?
Onun için dedim
Kulun olmayan dileği kardır
Celbedilen suçlu
Suçunu inkar ederse
Hakikati kim bilir?
Elbet Allah’ım
Hiçbir suç çözülmeden kalmaz
Dünya çözgüsü değil elbet
Verdiğim gitti
Beni aldattı dersen
Hakikaten aldanmış olursun
Çünkü senden giden
Senin değildir
Benim kazancım
Nasıl benim olmaz? dersen
Her kul yalnız kendi için değil
Cümle için çalışır
Kazancım dediğin
Gitti diye üzüldüğün
Senin değildir
Bunu diyebildiğin gün
Hakikati bulmuş
Huzuru almış olursun

Allah’ıma emanet olasınız
Cümlede Allah’ımı bilesiniz
Kul hakkında asla
Yargıya düşmeyesiniz


Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah