08 NİSAN 1973


MEVLÂNA’yım ben!

Hummalı olmayalım
Kardan zarar bulmayalım
Suyu yerde
Yeli serde aramayalım
Bilelim ki;
Su deryanın
Yel havanındır
Oynanmadık oyuna
Ayak uyduramazsın
Bilinmedik konuyu
Kitabında bulamazsın
Ne verilenden ötesini bulursun
Ne görüleni anlayabilirsin
Şerh edilen her olay
Matbuuna uygundur
Dalgalanmayan deniz görülmez
Yel bulmayan çöl olamaz
Ocağımız tütsün
Kul kulun elindi tutsun
Her yolun gidişine uysun
Her yolun gidişi nedir?
Her yolun gidişine uy! demek
Birliği bul! Demektir

Serçede gidiş gördüm
Leyleği göçe verdim
Düşündüm durdum
Oyalamaca dedim
Leyleğin boyunda
Serçenin gücünde ne buldum?
Neden leyleğin göçü olur?
Kalması zorlu mudur?
Ne birin kalması
Ne öbürün göçmesi zorlu değildir
Ol dendiği gibi olur
Dünya öyle düzen bulur
Almadık verildiğince
Bulmadık görüldüğünce
Uymadık derildiğince
Bilsek hatamız büyük
Af dileyelim
Boynumuz büküldüğünce.
Bülbül gül için ağlar
Gül kul kalbini dağlar
Güzelliği gönülleri bağlar deriz
Olaylar ile kendimizi eğleriz
Çeşmenin akanına
Kulun bakanına
Nasibi dökenine
Yol münasip diyelim
Cümle için duacı olalım

Aştık yolları
Geçtik dağları
İçtik suları
Elhamdülillah dedi
YUNUS’um geldi:

Cevrinden geçilmezse
Yanında durulmazsa
Kul hale vurulmazsa
Ne kendini bilir
Ne aradığını bulur
Aradım dediğin
Bir kucak ot ise
Vergiye gidesin
Aradım dediğin
Bir avuç od ise
Vurguna düşesin
Otu buldum
Sergiye koydum dersen
Yargıyı bilesin
Odu buldum
Gönüle koydum dersen
Yangınına güç bulasın
Güç olan her olay
Notunu yüksek alır

VEYSEL’in adına (AŞIK VEYSEL)
Dünyanın tadında
Cümlenin aşkı olsun
Yandığınca yansın
Sabrına uysun
Kalbini bilsin
Yanımıza günde değil
Var olduğu günden beri gelirdi
Yelsiz ömrünü
Selsiz geçirdi
Yerine oturdu
Gönlünü doldurdu
Ne taşana söz etti
Ne yoluna göz attı
Adım almadan bildi
Maddeyi doğmadan sildi
Geldiği gibi kaldı
Varsın ata sırtımdan binilsin dedi
Binek taşı oldu

Ya, dünya hali budur
Geldik gideceğiz
Verdiği kadar alacağız
Aradığımız kadar bulacağız
Mümin olduk biliriz
Her yazıyı yazarız diyenden
Uzak durunuz
Bezm-i Ezel’de
Kulun kaderi yazılıdır
Aşkı değil
Aşkı oradan yazılaydı
Ne Hz.MUHAMMED mağaralarda olur
Ne İSA çarmıhta görülür
Ne MUSA Tur Dağına varırdı
Aşk O’ndan
Meşk O’ndan der otururdu
Halbuki hepsi
O’nun aşkını aradı
En son, aradığını gönlünde buldu
Mademki her kul
O’nun nuru ile gelmiş
Aynı şartlarla bezenmiştir
 



Peygamberler elbet bunun üstündedir
Çünkü onlar da
Kulları için vazifelendirilmiştir
Oradan yazılı gelse
Ne peygamberlere
Ne evliyalara gerek görülmezdi
Evliyalar gönül yapılarına göre
Peygamber efendimizin ashabından
Dördünün seçtiği kimselerdir
Evliyaları onlar mı seçer? derseniz
Onlar kendilerini seçtirir
Ashabı peygamberinden verir
Onun için Hak yoludur
Hangisi olursa olsun
Kimden gelirse gelsin
Kuran’ın dilindendir

Her kavmin kitabı verildi
Cümlesi Kuran’da derildi
Yol Hakk’a götürür
Gönül halktan Hakk’a
Kim olursa olsun
Yeter ki halkını bilsin ki
Halik’ini bulsun
İster İsevi
İster Musevi
Yaratanın kuludur
Yolunu bilen
Halik’ine uyan O’ndandır
Sen ben yok
Sadece O var
O’ndan gelen var
O’na dönen var

Ne talimdir ne halin
Neticeye varmak istersen
Gör duy amma
Göreceğin vergisidir
Duyacağın yargısıdır
Umma dediğim
Vergisinden kaçarsam
Yargısından dönersem
Kazancım ne olur? deme
Gördüğün kazancın değil midir?
Şükretsene
Düştüğünün yargısı
Dünyanın kaygusunu silmektir
Daha ne dilersin?
Emanetine verdim
Her halini gördüm dersen
Yanılmış olursun
Sen kimsin ki
Sana emaneti olsun
Emanet dediğinin halini
Başka görürsen
Kulu kuldan ayırmış olursun
Unutma ki her kul
O’nun himayesindedir
Ayırmayın kayırmayın derim
Allah’ım hiçbir zaman
Kulunu kuluna gözettirmez
Kendi görür
Kendi gözetir
Vesile kılar
Sana imtihan kapısı açar
Gözetirim diyen
Allah’ıma şirk koşmuş olur
Allah’ım şükür vasıtası kıldın
Koruyucu İsm-i Celilinle
Beni ihya ettin
İhya ettiği İsm-i Celiline
Layık olmaya çalış ki
Sende daim kalsın
Verilenin değerini bilmeyen
Hüsrana uğrar

Açtık sohbeti
Seçtik heybeti
Bulduk hayreti
Sorduk kesreti
Ne hayrette kaldık
Ne kesrette
Her açtığımız kapının
Ötesine baktık
Her baktığımız yerde
Gönlümüzde ateşimizi tazeledik
Eyvallah dedik
Sözü YUNUS’dan aldık:

YUNUS’umun adında
Gözümüz her halinde
Gönlümüz bir oluşur
Cümle ile buluşur
Kayguları sileriz
Olan O’ndandır deriz
Gelenin görüşünden
Kaybını soruşundan
Dünya halidir biliriz
Siniye yufka koysan
Yufkayı bal ile yesen
Doyuncaya kadardır
Yufkayı bulamazsan
Balını bilemesen
Kuru somunu yesen
Doyunca hepsi birdir
Müsterih olunuz
Durgun suda aksini görünüz
Ne var ki akan suya uyunuz
Kaderin dönümü olmaz
Kul dileğince yazmaz
Değiştireyim desen
Niyetine uymaz
Her hale uyalım
Halde güzeli bulalım


Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah