|
MEVLÂNA’yım ben!
Yuva’nın temelinde
Cümlenin amelinde
Toplantı vardır
Var olan her şey
Boşluğunu doldurur
Her kul, gönlüne uymayanı
Lüzumsuz der kaldırır
Yemeniyi ayağına giyen
Yola niyet kurandır
Bina temelsiz olmaz
Temel
çamur bırakılmaz
Açılmadık kapıdan
İçeri girilmez
Olmadık olay
Nasıl
gelecek? diye sorulmaz
Gayrette hüner görülse de
Netice nasip olanındır
Oynadığın oyunda
Alacağın ile vereceğini düşünürsün
Kendi gayretini
yoklarsın
Düşen taştan
Kulu sorumlu tutarsın
Unutulmasın,
Olaylarda
sorumlu olmaz
Geçeni düşünmezsen
Geleceği danışmazsan
Olacağı değiştirir
misin?
Sözüm alanın,
Sahip olanındır
Zehirde aranan
Ölümün sorgusudur
Ne
var ki zehir denen
Ölçüde kalırsa panzehirdir
Nasıl olur? derseniz
Bedenin yatkısını
Verenin katkısını düşünürsen bulursun
Dumanın zararı
nedendir?
Hak’tan uzaklaştığın an
Duman kulu uyarır
O zaman zehir panzehir olur
Yaprağın destesini
Şarkının bestesini
Güzeldir dersiniz
Yaprağı
dalından sıyırırsınız
Dalın kalışında
Cürüm kimindir?
Eğer yaprağı
Gerekli
olduğu için sıyırırdı isen
Dalın sorgusu kalmaz
Sadece hoşlandığın için
Yaprağı sıyırırsan
Cürmün günü gelir seni üzer
Her filizde ağacın
gövdesini düşün
Ağacın gölgesine
Sığınacak olanları düşün
Cümleye vereni
düşün
Cümlenin içinde sen var isen
Niyazın cümle oldukta
Kendin de
içindesin
Önce cümle
Sen cümle ile kaimsin
Sayı, misal verdik
Meyvesi
bol ağaç
Sahipsiz olduğu görülür mü?
Müsterih olasınız
Kayguyu gönülden silesiniz
Olumun kurucusuna
Kur’an’ın koruyucusuna
Allah'ım dedik, seyrine
daldık
|
Bal dilde, Gül elde,
Aşk gönülde olduğunca
Kulun yeri sohbet
sofrasıdır
Elele yürüyelim
Her kulu koruyalım
Kumu taştan eleyelim
Cümle için dileyelim
Masanın dört ayağından
Birini kesmeyelim
Ayağı sakat
olanın
Arkasından koşmayalım
Kulağın duymaz diyene şaşmayalım
Vereni
bilelim
Olmaz demeyelim
Mescitte namazın
Gönül ile kılınanı makbuldür
Kâbe’yi tavaf etsen
Namazda
hatanı sildiremezsin
Hata nedir? denirse
Kulun hayretine düşen namazdır
Sabırdan beklenen nedir?
Sabır, Allah'ımın sıfatlarındandır
Sana da nasip
kıldıysa
Kulun vereceği mükafatı değil
Allah’ımın vereceğini düşün
Kulun
verdiği mükafat
Günde sevindirir
Allah’ımın verdiği mükafat
Göçünde
sevindirir, ebedidir
Eğmediğin başın
Secdeye varsın
Un ile suyu karsın
Şerbetini katsın
Cümleye dağıtsın dedi
(?) Alan bilir
Hepiniz denir
Alınan yanılmış mı olur?
Yeşerirse tarlalar
Kullar der; Geldi bahar
Baharın getirdiği
Sellerin
götürdüğü
Kulunun nasip diye beklediği
Her an niyaza durduğudur
Verirse alacak
Kul açlıktan kurtulacak
Yüce Tanrım
Yarattığı her kulunu
gözetmiş
Olmasa diye beklemek
Yersiz değil midir?
Salih kulunun niyazı
neden makbuldür?
Cümle ile dilekte bulunur
Sorulanın yargısı yapılmaz
Katımından şüpheye düşülmez
Güneşin vergisi nedir, nerdedir?
Suların
vergisi nedir, nerdedir?
Güneşin vergisi
Hayatın sergisidir
Suların
sergisi
Gönüllere vergisidir
Yıldızın varlığı
Siler gönüllerden darlığı
VEFA adını bilesin
Allah’ım adına deyip anasın
ALLAH’ıma emanet olasınız.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |