11 EKİM 1974


MEVLÂNA’yım ben!

Yenilmeyen yenenden üstün olmaz
Yenilen dertte kalmaz
Dumansız olanın vardığı yer
Dumanlı olanın durduğu yer değildir
Neden? derseniz
Dumansız yürür
Dumanlı durur
Dağıtalım diyen bunalır
Yürüyenden olunuz
Yürüdükçe bulunuz

Kumunda elek arayan
Vaktini boşuna geçirendir
Elediğin ölçü kadardır
Yürüdüğün gittiğin kadar
Neden duranı geçelim de
Beraber almayalım? derseniz
Gerçeği örtmüş olursunuz
Gerçekten gem bulmayan
Gönlünde dem olmayandır
Seyyit olan arandığı yerde değil
Anıldığı yerde diz çöker
Yeniyi bulan
Eskiyi silen
Dalın kurusunda yaprak arar
Deminde yemini sürer
Aslında ne yemin
Ne zemin gereklidir
Ya Allah dedikte
Yöreye uydukta
Töreyi bildikte
Gece ile gündüzü ayırdıkta
Yeminin yeri olmaz
Umulduğu gibi değil
Sorulduğu yönde kalmaz
Dönüşte bulsa da
Yürüyeni görmez
Mesafeyi açmasa
Derde deyip düşmese
Yumağında düğüm olmaz
Çözeyim diye dertte kalmaz
Eyvallah diyelim
Cümleyi selamlayalım

Ceddine göz atan
Cehle düşendir
Yanılma yok
Cet ile değil
Ceht ile alınır
Öyle bulunur
Ne anadan alınır
Ne babadan kalır
Gönül sarayında
Ne kadar kul barınırsa
Zenginliği o kadar çoğalır
Caminin cemaati
Yapısına mı, kapısına mı gelir?
Ne yapısına ne kapısına
Yumuşak yol dileyenin
Yöreye uydur Allah’ım diyenin
Gerçeği aramasına
Camiye gidilir
Gerçek orada mı bulunur? dersen
Sadece aranır
Çünkü gerçek
Yapının kubbesine sığamayacak yüceliktedir
Aymayı orada bilebilirsin
Uymayı orada görebilirsin
Eğer niyet kurdu isen
Yeniyi aldık mı
Eskiyi bildik mi
Niyeti o yönde kurduk mu
Açılan kapı bizedir

Çakmayan şimşekte
Akım görülmez
Öyle olanda isim verilmez
Yağmayan yağmura
Rahmet denilmez
Yenmeyen üzümde
Tadı aranmaz

Olumsuzluk şerhe tabi değildir
Misal denildi
Şerh kayıttır
Olumsuzluk kayda uymayan
Misal gayretin boşluğudur
Olayın beğenilmese dahi hoşluğudur
Şerh yazılan
Yeniye kaydeden
Mayanın geçeni ekşitir

Yemeniyi giyen ile
Taze üzüm yiyen ile
Hak adına dolan ile
Beraber olalım dedik
Sohbete girdik
Adımızı ansalar
Niyaz ile sunsalar
Gerçeği bir görseler dedim
Sözü sizler için aldım
Yelde gidene
Selde çöp katana
Denecek sözü verdim
YUNUS diye anıldım

Güneşin yakanından kaçan
Gölgenin karanlığına sığınandır
Eylemi nedir? dersen
Boşluğa beşik kuran
Boşluğa beşik kurulur mu? denir
Kurulsa söz nasıl edilir?
Beş elde, beş dilde, beş yolda
Aranan nedir?
Soruya verdim
 



(Canlar konuşurlar. Sonuca varılamaz. Tebliğ devam eder)

Beş nedir?
İslam’ın beş şartı değil mi?
Sadece elde ise;
Yolun nerde, dilin kimde?
Elin de, dilin de, yolun da beşte olsun
Aranan öyle bulunsun
Dilinde ise yolunda da olsun
Elin de dönsün
Dönüş Hakk’adır
Bilinmeyen midir? derseniz
Uymayana söylenir
Yazımız sadece buraya değildir
Her kulun içinde bulunduğu atmosferi bilmesi
Yerince yoluncadır
Ne demek? dendi
Olanın dolduğu nerdendir?
Dolanın bildiği kimdendir?
Atmosfer denildikte
Dünyanın çapı bölündükte
Ölçü dünyaya mı,
Kula mı verilir?
Her kul kendi çapında bir dünyadır
Ve her kulun
Çapı kadar atmosferi mevcuttur
Çözüm oradadır
Atmosferi aşan
Veli diye dolaşandır
Perde denen odur
Elbet atmosferi ne kadar genişse
Gerçek o kadar somuttur

(Soru:Genişleyen atmosfer gün gelir daralır mı?)

Sevgi genişletir
O kadar genişletir ki
Dünyanın atmosferini aşar
Geldim, verdim, güldüm
Döneyim
Vergiye eyvallah diyeyim

Mevlâna’yım!..

YUNUS’um söze girdi
Sazla verdi
Aşkla döndü

(Soru: Tebliğlerinizde eski ve yeni deyimlerine sık rastlanır oldu.
Bu sözcüklerle söylenmek istenileni daha açık olarak lütfeder misiniz?)

Yeniyi ek diye
Eskiyi çok diye bilenin
Hatası büyüktür
Eski ektir
Yeni çoktur elbet
Yeni yazılır
Eski ona eklenir
Öyle oldukta yeni çoğalır
Çözümü açık
Yanılmayın
Daha önce verilen
Eskiyi sildi denilen
Verilene uymayan
Yeniyi arayandır
Eskiye uymayan
Yeniyi nasıl bilir?
Çünkü yeni geçende eskir
Öyle oldukta hep yeni beklenir
Nereye kadar?
Aynayı bulana
Kendini görene
Hay Allah diyene kadardır
Elbet 'Hay' Allah’ımın sıfatıdır
Ne var ki bilip uyan
Uyanıp görene
Allah’ım dirilik gönlümde olsun
Ölüyü benden alsın diyene kadar
Yeniyi günde aldık
Yeniye günde uyduk
Selam ile durduk
Niyaza verdik
Kader kadr’e uymazsa
Kadirde buluşur
Niyaz ile olalım
Gecemizi bilelim
Tuğyan ile değil
Yuyan ile buluşalım
Tuğyan götürür
Yuyan bildirir

Selam getirdik
Gecemizi bildirdik
Alanın verenin
Gönlünde, elinde, yolunda
Beş şarta uyanın, duyanın
Uysam Allah’ım diyenin
Selamını getirdik
Yerini bilmezse
Gönlünü sersin
Kâbe nerde? derse
Gönüllerde bulsun dedi
Allah’ıma emanet etti


Allah’ıma emanet olunuz
Her yolda müjdeler vardır
Biliniz

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah