24 EKİM 1974


MEVLÂNA’yım ben!

Neyzenden ney’i sorsan
Kamıştan der
Neyden neyzeni sorsan
Olmuştan der
Olanı bilenden sorsan
Gelmişten der
Geleni görenden sorsan
Kalmıştan der
Yeniyi eski ile karalım
Olanı soralım
Geleni, değil.
Gelen; günden sonra olandır
Olanı görülendir

Saçını örene sorsan
Boyunu söyler
Sevenden sevdiğini sorarsan
Halini söyler
Güzel çirkini örtmez
Çirkin güzeli dürtmez
Çünkü güzelin çirkinin
Ölçüsü olmaz

Çıkışta selamet görülür
Açılacak kapılara vurulur
Niyetine yol verene
Yol sorarsan
Çok kapı vurursun
Kapın açıktır sorma
Her kapıya girme
Bildiğinden dönme
Denenden yılma
Suyunu vereni bil
Yerine gelen deme
Yumuşak yolun
Yumuşak kuluyum de

Gezmediğin ipte
Düz yol arama
Gerdiğini bildiğinde
Acaba deme
Cumayı Perşembe ile bölme
Dumanın gidişine yol sorarsan
Bacanı temiz tut derim
Ne demek? dendi
Gönlüne kuruntu koyma
Gerçek,
YUNUS’un dediği gibidir
Gönül sevmeye
Mide yemeye
Göz görmeye doyamaz
Doydum diyemez
Doydum dedinse
Ne gönlün, ne miden, ne gözün
O’nun ile değil
Allah’ım de, Kâbe’de eğil

Zerrenin verdiğinde
Azlık arama
Vuruşta darlık görme
Neyzeni verdim
Nefesten dedim
Gönülden gönüle yol vardır denildikte
Çözüm aranmaz
Çünkü yorumda hata olmaz
Aynayı eline aldı isen
Gönlüne darlık gelmez
Çünkü elinde kalmaz
Başlanan her şeye
Bitenden diye gönül koyulsun
Ya bitmezse? denmesin
 



Cevizden aldığını
Çiçekten bilir misin?
Çiçeğin verdiğini
Arıya sorar mısın?
Arıdan aldığını
Kötüye yorar mısın?
Dumanını vermezsen
Kainatı görmezsen
Gönlünde bulamazsın
Niyazının yerini
Niyazın ile doldur
Deme sakın; Ne haldir?
(?)
Karşımızda olana dedim
Allah’ım görücüdür
Her hali bilicidir
Güç el denilen
Güzelliğine yorulur
(?)
Niyazını
Huzurun olduğu yerde
Niyazının dolduğu görülür
(?)
Karşımızda olana dedim

Miyyar nedir? denende
Neyzenden sorulur dedim
Gemiye her yolcu gelir
Fırtınadan Allah’ım diyen kurtulur
Ölümden mi? dersen
Değil
Sadece selameti bulur

Gümüş alandan geçtik
Altın dedik
Gönülden geleni seçtik
Vermez diyene de ki;
Vergisinden zerreyi kesmez
(?)
Karşımızda olana
Niyazım dilimde değil
Gönlümde dersin
Yolunu öyle bilirsin
Ne derlerse desinler
Kulağını hoş söze açasın
Neme lazım diyene de ki;
Nemalandım
(?)
Ayırmak
Neyi ayırmak? derseniz
Duman veren ile aydınlatanı
Gerçeği bilenin
Dumanı dağılır
Dumanı dağılanın
Gönlü açılır
Öyle oldukta
Gününe aydın geçilir


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah