29 EKİM 1974


MEVLÂNA’yım ben!

Niyetten yol bulunmaz
Çünkü her niyette alınmaz
Bilinmeden bölünmez
Ne yerde ne serde
Olan gören sevgide olsun
Bilelim dersen
Beklemesini öğren derim

Niyetin oluşunda
Keramet arama, yazılandır
Olumsuzlukta umutsuzluğa düşme
Olanda hayır bil
Duyuşun ötesinde
Görüş vardır
Görüşe uyuş dardır
Çünkü duyuş
Olanın konuşulanıdır
Görüş, kendi görgünden

Nayman, niyazını nefesinde bilir
Düzlüğe niyet ile gelir
Geldiğinde bulduğu nedir?
Aradığı dersen, her kulu arar
Ne var ki her olanı gönlünde yorar
Yorumsuz ,sorumsuz dileyin
Dilendiğini arayın
Aradığınız yerde bulun

Derde deva sorulmaz
Çünkü derde yorulmaz
Vermeyi bildi isen
Aldığına şaşılmaz
Verenin verdiğinden kaçılmaz

Gideceğin yolu bilmezsen
YUNUS’a sor desem yersiz
De ki; Kul olur mu yolsuz?
Dört yola geldikte
Yolun başında kaldıkta
Nereye gitsem doğrudur? dersin
Eyvallah desen
Allah’ıma emanet etmiş olursun
O seni doğruya götürür
Hatalı desen bile
Sonunda doğru olanı gösterir
 



Yerini aldığın
Sözünde bulduğun
Hatalı gördüğün
Kendini bilecek
Dönüşe Eyvallah diyecek

Asmaya budak diyenden
Yazı bilmediği
Üzüm yemediği
Şarap içmediği görülür
Kuyuya ses vermeyin dedim
Daha önce söyledim
Demirin yerini bulması için
Tava gelmesi gerekir
Niyetin değil
Yorumun hiç değil
Allah’ım dedikte
Her olayı O’na havale ettikte
Her olay yerini bulur

Yol denir, sevaptan söz edilir
Gücü kimden dilenir?
Anında olanın değil
Sonunda olan sevabı yazılır
Aynayı eline her aldığında
Yüzünü aynı mı görürsün?
Her yolda aynı mı yürürsün?
Olaylardan gönlünü
Ayni mi sorgusuz çıkarırsın?

Denilen ölesiyedir
Buldum denilen kalasıyadır
Sorguya verilmez
Sevap asla paylaşılmaz


ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah