|
MEVLÂNA’yım ben!
Yeniyi yeniye katma
Durumuna yorumu verme
Olur olmaz diye yerme
Olumsuzluk Yüce’den değildir
Kaderin geceden değildir
Eyvallah dedikçe
En güzeli olur
Diyen kul selameti bulur
Niyeymiş? deme
Nerdeymiş? diye sorma
Ne yuvana yeniyi alırsın
Ne de eskiyi verirsin
Atmayan sormaz
Nerdedir? demez
Niye neyzenden almazsın?
Olmuyor,
Yumuşak yolunu bulmuyor
Onu mu yer?
Niye yiyor?
Yeniyi yerine niye koyuyor?
Sorulanı verdim
Niye yeniye
YUNUS’um vermez?
YUNUS iki ağaca ip germez
Çorak toprağa tohumu serpmez
Postunu görse bile
Yününü kırpmaz
Onu mu dert edersin?
Yeniyi yol bildiğine
Yumuşak yola gönlünü kapadı
OSMAN der ki;
Oluk oluk su verdik almadı
Sevgimiz dedik dolmadı
Yolumuz dedik kalmadı
Dert dedi
Derde saldı
Dert ile doldu
Olmuyor denmesin, olacak
Yenmeyenin yenilmesi
Niyete göre tat verir
Güzel de, bekle
Güzel de, gününe ekle
Olmazsa dediğin olacak
Yakın yolda bulacak
Oluk oluk akan suda
Kaderine bakan hüda
Elbet güzellik var bunda
Damarından akan da
Sıfatına bakan da
Ocağını yakan da
O’nun elindedir diyen
O’nun dilindendir
|
Söze YUNUS’um girdi
Gönlünde bahçe gördü
Oturdu postu serdi
Dumanını atalım
Közünü dürtelim dedi
Geçen günü örtelim
Ben mi versem,
Sen mi görsen?
Eli elde
Dili gülde
Gülü gönülde bilsen
Çevrenden kopma
Ne var ki söze söz katma
YUNUS’umdan de
Sözünü yabana atma
Bana gerekmez deyip
Çobana satma
Mevlâna’yım!..
Yer mi yerini bilmez?
Kul mu serini bulmaz?
Neden kilimi sermez?
Güzellikleri görmez? dersiniz
Güzellikleri görmeyi dilese
Çirkin demekten uzak kalırdı
Sözümüz denildi
Elele verildi
YUNUS’um ile yuvaya geldik
Kazanlar kurulsun
Helvalar karılsın
Dost meclisi toplansın dedik
Duacı olduk
Altın tabak diledin
Tepsi ile geldik
Gönülde SÜLEYMAN’ın
Hazinesini gördük
Dumanın yokluğa gitti
Güzellik güzele katıldı
Allah’ıma emanet olasınız
Hoş olan yorumu bulasınız
Nimet odur ki;
O’ndan isteyesin
Verdiğinde O’nun diye bilesin
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|