06 EYLÜL 1974


Sohbetin konuğu Mevlevi postnişin S.Hayati dede

MEVLÂNA’yım ben!

Kuşakta dar olan yok
Güzelden geçenin
Olduğu görülür mü?
Yer mi güzel, ser mi?
Dendi ki; Yar güzel
Güzelden güzel
Güzelden gazel
Görgüyü açalım
Nasıl? denir
Vereni bilen görür
Sahte denen her olayın ardında
Hakikat aranır
Ne var ki
Sahtenin ardında olan suçlanır
Açılmadık kitap bilinir mi?
Yazılmadık yazı görülür mü?
Üzüm ermediyse
Sergiye konur mu?
Konuk olup gelenlere
Sohbet etsek diyenlere
Eyvallah dedik
Cümlenizi selamladık

YUNUS’um der ki;
Sepet elde olsun
Ne var ki üstü örtülsün
İçinde olan sahibince bilinsin
Dağılacak olan açılsın

Dost bilenin
Dostu elbet bol olur
Testiyi ele alanın
Yolu bilip suya varanın
Getireceği bilinir
Bilinen beklenir
Seyyah olup gidenin yolu
Yaya olanın getireceği
Sadece nasibidir
Yanılma elbet yok
Olumuna değil
Varlığına uyalım
Olumu vergisidir
Varlığı sergisidir
Vergi alınır
Sergi görülür
Görülene uyulur
Sorguda, hata değil
Şüphe kalmasın
Verilenin yazılan olduğu bilinsin
Kadere uyulsun
Çizgiden öteye gidilmez
Yazılan bozulmaz
Neden?
Yazanın hataya düşmediğinden
Hakk’ın hataya düştüğü görülmüş mü?
Oluştan değil buluştan
Cenk niyaz ile gerçeği gösterir
Çizgiyi değiştirmez
Asmayı bekle
Üzümü öyle ye
Düşünen –ku(nd)cakta olanı-
Kul değildir
Yaratan görür
Her olay düzenini bulur
Yorulmadık elbet
Güç gelendedir
Dağılmadık seçilendedir
Sohbeti alalım
Sorgusuz kalalım

Gönülden gönüle aktarılan
Dost sevgisidir
Kuldan kula aktarılan
Hakk’ın yargısıdır
Diz koyduk yoluna
Göz koyduk bağına
Gönül koyduk dağına
 



Elele verdik
Dağda bağda bir olduk
Cümle ile gönül bağı kurduk

Dolandık alsa diye
Elden ele verse diye
Cümle birbirini sevse diye
Sevgi ile bağlanacak
Dostluk öyle kutlanacak
Konuk konuktan beklemez
Bilmeyen bilene eklemez
Bilen versin
Bilmeyen uysun

Durağımız elbet yok
Çünkü durmak
Bitişe nokta koymaktır
Bitiş asla yoktur
Geçiş vardır
Geçmekten maksat
Elbet göçtür
Ne var ki
Göçte boşluk olmaz
Dünyada aldığını
Dünya asla vermez
Dünya senin değil
Oradayım desen bile
Olmayanı alsan bile
Olmayan nedir? denir
Senin olmayan var mıdır?
Senin olmayan
Dünyaya kâr mıdır?
Aslında var olan
Aslının gölgesidir
Gölgede bulalım ki
Aslına varalım
Aslına varmadan
Gölgeyi silme
Ne var ki
Gölge benimdir deme
Mesafe düşünülen kadar değildir
Doğuş anında dense bile
Aşılan merhale
Doğuştan geçişedir
Nerde başlar? Nerde biter? dendi
Nokta, başlangıca aynen geçişedir
Noktada mesafe görülür mü?
Noktayı koyan Hak’tır
Gören kul.
Daha önce kulluğu verdim
Her doğan görür demedim
Ne aldın?, ne gördün?, ne verdin? dendikte
Kul vereceği cevabı
Önce nefsinde versin
Veremem demesin
Eğitim odur ki
Kendini kulluğa hazırlasın

Yoz değiliz eyvallah
Kumunu gördük
Kumunda zerre olduk
Hak yoluna ekledik
Kulu bilsin diye bekledik
Kuyuyu gördük yürüdük
Güneşte kilimi gölgeye serdik
Yanan gelsin otursun
Aldığını götürsün
Eyvallah
Aldığım nedir? dersen
Sevdiğindir
Sevdiğin kadar alırsın
Giderken götürürsün
Şah’ın aldığı nedir?
Verdiği

Allah’ıma emanet olunuz
Cümle ile bulunuz

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah