|
(Almanya’dan gelen Alman konuklar)
MEVLÂNA’yım ben!
Güneşten uzak kalınmaz
Gölgeden selam alınamaz
Her gelende gönül doludur
Çünkü Allah’ımın
kuludur
Nerden gelirse gelsin
Nasıl dilerse alsın
Allah’ım senin
ileyim desin
Yerden bulamayan
Elden sormayandır
Gerçek görülür denirse de
Görülmeyen aranır
Aslanın gücü bilinir
Kelebeğin süsü görülür
Bilinmeyen,
görevinin ne olduğudur
Çalışanın bulduğu
Yarışanın vardığı görülür
Devletin devlete ödediği nedir?
Olanakları
Denkleştiği nasıl? denir
Sanayi ziraate karşı gelir
Gecikmeyen olanak
Devletleri birbirine bağlar
Yardım değil
Yardım, karşılıksız olana denir
Ayrıca kader yakınlığı sayanlar da
Yerini yeniden eskiye bağlar
Geçmişe
dönemezsen
Geleceğe güvenemezsin
Gemiyi kendin için yaptı isen
Karşına
gelene de
Aynısını yapmayı düşün
Vergiyi sorana de ki;
Oyun değil elbet
Döne döne gelmedik
Aranızda
olduk
Akım ile bulduk
Aynı akımda olan her kul
Gelir bulur
Nereye gitse
sözü alır
Yalnız olmadığını bilir
Yardımım nerden? diyene de ki;
Elbet Allah’ımın gönderdiğinden
Yerden
mi, gökten mi?
Yerde gökte değil, her an gönlünde
O’na de ki;
Yanında olana, yerle göğü ayırana
Düğmeyi çevirdikte
andığın kimdir?
Değer olan elinde bulunan değil
Yerini bulandır
Genç
değil miyim? dersen
Günde öyle, gelende olacağın nedir?
Dünya düğme ile dönmez
Gerçek dönende midir?
Yoksa döndüren mi?
Dönen de, döndüren de gerçektir
Çünkü döndüren gerçekleştirir
Dünya güçte olana değil
Gücü paylaşana yardımcıdır
Karşımızda olana de ki;
Gedik açalım diyene
Nerden? der
Batı’dan
Doğu’ya
Gözün açtığına
Sözün geçtiğine güvenme
Sözün açtığı nedir?
Gördüğün, düzeni bozuk dediğin
Bozuk düzende
Ne desen olumlu görülür
Düzeni buldukta
Söz sabun misali erir
Sözün düzene değil düzeye olsun
Her düzende yerini bulsun
|
Yanında olana de ki;
Dengeyi beyninde bulma
Kurandandır, yerini sana
verendendir
Dört ile dördü bölmeye çalışırsan
Ayağına denk düşersin
Olumunu
dengeye uydur
Gelecekten alamazsın
Sadece verirsin
Yemediğin aşın ölçüsü olmaz
Duman ateş olmazsa görülmez
Derlerse
‘Vermeyen sevilmez’ de ki;
Sevmeliyim, vereni de vermeyeni de
Karşımızda olanın
Dönüşten yol soranın
Gemiden almadın
Denizden
sormadın
Balığı nasıl sevdin?
Yendiğini düşündüğün
Gerçeğin önüne açıldığı
anda
Yenen yenilen birdir
Günün yorumundan ayrı kalınmasın
Çözülen düğümde yerimiz bilinsin
Çözülen nedir? denilir
Günün olayı dedik
Atılan düğümün çözüldüğü
bilinir
Ulular yerini alır
Cümleye selam olsun
Yanımızda olan bilsin
Yeniden geçilmez
Eskiye dönülmez
Yamayı vuralım
Açığı örtelim denirse
Açık nerde? denmesin
Olumsuzluk
yazılmayandır
Yazılan hayır olandır
Anlatmayı dilersen
Niyeti dörde
bölersin
Dörde bölünen niyette
Gayretin yeri olmaz
Ona de ki;
Nerden aldın?
Nerden döndün?
Nasıl oldun?
Yumuşak gördün?
Olmayacak elma daldan düşer
Olacak elma
Ham gelse de ocakta pişer.
Geçeni sileyim mi? diyene
Geçen üstüne kapak örtülendir
Kapanan
unutulandır
Olmayan senden değil
Verenin yolunda ol
Suyunu aldığın
LALELİ diye bildiğine uymayı dene
Mümin olanın yerini bilenin yolundayız
Cümlenize selam olsun
MERKEZ’im yolunda bilsin
Duvarı kireç ile örtsün der
Varolanın yokluğu elbet söylenemez
Söylese de dinlenemez de ona
Yer
ile göğü ayırayım diyenin yanındakine
(Resim çizdirildi: MERYEM ANA)
Yerini arasınlar
Gül dibinde bulsunlar desem
Dört yöne bağlasam
Yönüme dönsünler
Hak deyip ansınlar dedi
MERYEM yerini yönüne bağladı
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |