20 HAZİRAN 1975


MEVLÂNA’yım ben!

Hayretten yol alanın
Yolundan taşlar arınır
Nasıl? denilir
Hayret aymanın işaretidir
Cümlenize selam olsun

Gelen, gülen, günde güzeli gören
Yolumuzda bulsun
Geçitten yürüyeyim diyen
Yolun darını seçer
Ne var ki düz yolda gider
Oynamam diyen
Koyun ile kuzuyu güden midir?
Dostumu bileyim
Postumu sereyim diyen
Konaklayacak yer bulamaz
Çünkü asla dostu göremez
Dost aranan değil bilinendir
Dost dostum denilendir
Her kul dost görülendir
Görmediysen hata onda değil
Dost görmeyendedir

Enseyi gerçeğe kaldır
Gözünü yıldızlara daldır
Doğa bedene der ki ;
Ay bende, yıldız bende, sevgim cümlede
Görmeye değil doymaya çalışırım
Doldukça kainata alışırım

Derdi derde bölersen derdin azalır
Yanılma yok
Madem kul olayda dert var der
Öyleyse derdi derde böler
Kaşıkta gelen açıkta kalandır
Her kul verileni alandır

Kaderin yazdığını bozamazsın
Yazıldı ise düremezsin
Aktığı gibi gider
Gün gelir o da sürüsünü güder
Yapıtta açık olmaz
Kapıya vardı isen
Yenildim deme
Zorda kaldı isen
Aşmayı düşündüğün köprü
Geçit diye yapılır
Geçmeye izin yok ise köprü yıkılır
 



NİYAZİ der ki ;
Çölde, gölde, sözde, dilde
Yuyan gönülde
Yolunu açsın dile
Yerden değil, yoldan
Geminin varmadan verdiğinden
Yağan yağmur tozu alır
Bilen kulu yazı verir
Sevenden cümle sorulur
Ayağına göz atsın
Dilinden söz etsin denir
Açlığa gerek yok
Doyasıya alsın
Yağan yağmurdan suyu bilsin
Verilen yoldan gitsin

(Resim verilir)

Selam ile geldik
LOKMAN yolunu gösterdi
Çiçekten alır,
Yerden bulur dedi yürüdü. Yanınızda
Açığı önüne gelir
LOKMAN elini verir

Allah’ıma emanet olunuz

Yeniye eskiyi katmasın
Eski deyip atmasın
Dönük deyip dürmesin
Yol münasip olacak
Yerimiz dilenen günde aranır
Arandığı yerde görülür

Hamal yük taşıyana denir
Kainatta her kul
Kendi kendinin hamalıdır
Yol Münasip olur
Uygun görülen yine yorulur


ALLAH' a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah