27 ŞUBAT 1976


(Bu sohbet uçak kazasında vefat eden Hostes A.S’nün mevlidinden sonra alınmıştır)


MEVLÂNA’yım ben!

Candan, Canandan
Koştuk her yandan
Söz ile aldık öz ile bulduk
Cümle ile bir olduk
Aldık alanlarla
Süzdük bilenlerle
Döndük kalanlarla
Sevinen alanlardır
Bulunan alınanlar
Selam olsun cümleye

Alıyor mu? denilenin
Sorgusu yersiz
Almaya gelirler
Gönüllerle bir olurlar
Selam olsun dediler
Niyaza hoşnut oldular
Kal denilenin
Yargısına düşülmez
Gelenden sorulanın sözünü
Daha önce verdik.
Hep bir olacağız dedik
Gölgeyi bilmedim
Dileneni buldum dedi
Selamını bildirdi
(Soru: A.S mü?)
Eyvallah.

Oluğun yeri elbet suya denktir.
Yolsuzu aradınsa
Yolluyu buldunsa
Gösterendendir
Yol bilene sorulur
Gösterilmez
Gerçeğin dışında olan kimdir? denilir
Gelişe ağız büken
Dönüşe taşlar dökendir
Çoktan bir olur mu? denilir
Cemaat Allah dedikte birdedir
Dünyaya döndükte çoğalır
Dert nedir? denir
Dünyanın dönüşünü beğenmeyendedir

Daha önce verdik
Söz ile dedik, özde bağladık
Kar aklıkta lekesiz iner
Kimi ağacı süsler
Kimi akan suda erir
Geldiği gibi döner
Kimi kendini toprakta bulur
Toprak ile hemhal olur
Çamurla karılır

Kar kirlendi denilir
Kar kirlendi dendikte
Hata; Toprakta mı, karda mı?
Yoksa karanda mı?
Ne toprakta, ne karda, ne karanda
Karın kaderini dürende
Hata mı? dendi
Hatasızlık O’nda
Rahmet gelmezse
Kar inmezse
Toprak ne verir?

Düş gördüm hayra yordum
Karı toprağa serdim dedi
YUNUS’um söze girdi:

YUNUS düş görür müsün?
Orada uykuya varır mısın? diyene sözüm;
Düş diyenin sözüdür
Düş bilenin gözüdür
Düş uyuyanın özüdür
Ben görürsem veririm
Ben varırsam eririm dedim
Dünya günümde
Karda olaydım erirdim
Suya dönüp verirdim.
Karda dala dönüştüm
Suya varıp kaynaştım
Dünya halim bu benim
Ateşe düşüp tutuştum
Kömür olup sürtüştüm
Niyaz ile eriştim
Geldim sizlerle buluştum

Dengi dengini bulsun
Her kula nasip olsun denir
Dengine düşüren kim?
Nasibi olduran kim?
Kimlik kulun adında
Her soranın ardında
Gidene gel der
Dönene selam eder
Darda kalan döner mi?
Dost elini ver der mi?
Dese darda kalmazdı
Cümle ile kendini bölmezdi

Aradık bulacağız
Gelişte beraber olacağız diyenlere sözüm;
Her an sizlerle özüm
Bakan ile gözüm
Tutan ile elim
Elbet Hak’tandır
Hakk’ı bilene bilmeyene el verene
Çözümümüz hatalı mı? denilenin
Yeniyi eskiyi almadığı
Söylenilene uymadığı denmesin
Yaratan gönüllere aldığınca koyar
 



Yoğurt sütle
Şarap üzümle olur
Sütten yoğurt da
Sütlaç da yersin
Nasıl pişirirsen onu alırsın
Onun için;
Yorumda hata var mı? demeyelim.
Gün gelir yoğurt yapar ayran içeriz
Serinler serinleriz
Kimi gün sıcak süt içeriz
Katmadan
Kimi gün sütlaç yaparız
Tadı ile yeriz
Hangisi daha güzel der miyiz?
Unutulmasın bağdan da
Hem sirke olur
Hem pekmez
Hem de şarap
Öyle ise;
Olanı olduğu gibi
Alanı bildiği gibi bilelim
Öylesine eyvallah diyelim

Allah’a emanet olunuz
Allah’a niyaz ile niyet ile varınız

Niyette ne var? diyene sözüm
Duyanın aldığı
O bende dediğidir
O bende diyeni hatalı bulma
Sen O’ndasın deme
O bende diyen
Gönlünü dünyaya yayandır
Ben O’nda diyen
Dünyayı topa sayandır
Sonsuz, ne top ile
Ne toprak ile sayılır
Dünya kulu ile bilinir
Kul dünya ile oluşur
Güzellik, oluşuma uymaktır
Oluşarak bulmaktır
Yerini mi bilmedi YUNUS’um?
Döndü durdu
Bileydi olduğu yerde mi kalırdı?
Dönüş her kula nasiptir
Yerini bilse de
Geliş er kula nasiptir
Yönünü bulmasa da
Yer nedir? Yön nedir? dendi
Geliş perdeleniştir
Yerini bilemezsin
Dönüş bedenden sıyrılıştır
Ne var ki;
Vazife alanın
Kuluna vereceği yönü
Almadıkça bilemez
Daha önce soruldu
Gelenler tüm sırları bilir mi?
Her olanı görür mü?
O’ndan oluş
Sırlarını biliş değildir
Ufku geniştir, sırrı değil
Mertebe denilen odur
Dağda yukarı attığın her adım
Sana daha geniş görüntü verir
Ruhlar hafifledikçe
Yükselir yükselir
Elbet en yüksekte olan
Diğerlerini görür
Allah’ımdan aldığı kadar verir amma
Cümle sırlarını değil
Sırlar sır oldukta alınır
Güneş her doğuşta görülür.
Ne yıldızlar, ne ay, ne de güneş
Kendi sırrını bilir
Kul kendini bildi mi?
Yaratılış sırrını buldu mu?
Hâlbuki kitabı eline verildi
Senin sırrın denildi
Oku bilesin
Oku çözesin
Oku çizesin dendi
(Soru: Ikra…) Eyvallah
Hala ne bilindi
Ne çözüldü
Ne çizildi.
Kıyamete kadar okunur
Bilindiği anda çözülür
Çözüldüğü anda çizilir
İşte ona Kıyamet denir
Kur’an’ın sırrı odur.
Kur’an’da sırdır
Oku, oku, oku
Hangi dilde okusam denir
Hangi dilde çözersen

Hummalı olmadık
Olmayın dedik
Kader bilinmediyse
Olana uyulsun dedik YM.

(Yeni doğan bir kız çocuğu için ad istenir.)

Adını ne verelim diyene söyleyelim.
Kerra olsun, anamın adı anılsın.


Allah’ıma emanet olasınız.
ALLAH’a ısmarladık


Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah