03 AĞUSTOS 1979


SORU1: Bu sene içinde yapılan toplantılarımızda bilhassa son aylar içinde canlarda belirli bir isteksizlik ve gevşeklik olduğu kanısındayım. Acaba bu doğru mu, yoksa ben mi öyle zannediyorum?
SORU2: Yeni toplantılarımızda bizlere ne gibi tavsiye veya emirleriniz olacaktır?
SORU3: Bazı canlar toplantılarımızda değişiklikler düşünmektedir. Sizce malum bu gibi özel durumlara lüzum var mıdır? Bu hususlarda bizleri aydınlatınız lütfen.
SORU4: İstanbul gurubu tekrar bedenlenme ile ilgili tebliğleri istemişler. Bu gece bu hususta yeni ve değişik bilgiler vermenizmümkün müdür?


MEVLÂNA’yım ben!

Her yolun alıcısı
Her kulun vericisi aynı değildir
Yeniyi verdiğimiz açık
Yönü bildiğimiz gerçektir
Cümleye selam
Sözümüz kayıttandır
Kement atmaya değil

Sözü söze bağladık
Geçer diye bekledik
Olmuş meyve topladık
Her dalı birbirine ekledik
Oluşan, dost ile dostla buluşandır
Sohbetimiz dost yerinde
Cümlenin değerindedir
Gelenin gidenin gönlünde oluşan
Elbet günü geldikte
Meyvesini verecek
Her kul aldığını
Birbirine serecek
Toprak kul eli ile sürülecek
Ekilecek biçilecek
Rahmetini Hak’tan bekleyecek
Elbet beklenen düzeni bulacak
Toprağı çok el beller
Toprak ekini bekler
Ekini çok el toplar
Birliği asla bozmayalım
Uzak kalan denilir
Soyut geçici midir?
Somut kalıcı mıdır?
Her örnek birbirini tamamlar

Denize yazda çok gelinir
Denize sıcaktan yanan gelir
Sohbete, Hak sözü dileyen gelir
Sözümüz açıktır
Havayı sıcak tutarsanız
Gelen çok olur
Söze sözü katarsanız
Havayı soğutursunuz

Geçici örnek
Gelişene değer verir
Demde söz sizindir
Günde elbet bizim olacak
Her dileyen sohbete gelecek
Sohbetin nefesini alacak
Dilerse yoruma kalacak
Dilerse yorumdan önce gidecek


(Soru: Demek ki evvela tebliğ alacağız?)
Eyvallah

Sözlü sohbette
Yorumun takıldığı yerde
Sözümüz açıktır


(Soru: Ne demek?)
Günün gerçeğini
Yorumun açığını vereceğiz


(Soru: Aynı gece mi vereceksiniz?)
Sohbet anında
Değişen elbet yok

Huzuru kendimizde bulalım yayalım
Her şişeye dilenen suyu dolduralım
Dileyen dilediği kadar alsın
Unutulmasın her kulun aldığı
Aynı ölçüde olmaz
Aldığı yerde kalmaz
Onun için bilen bilmeyen demeyelim
Sohbetin önemini her gelene anlatalım
Ne var ki zorlamaya yer vermeyelim
Alan alır
 



Kimi tenceresinde kaynatır
Kimi meydan sofrasını donatır
Meydan cümlenindir
Dost demde dostunu bulur
Dost cümle ile postunu korur
Dost; Hak diyen
Hak’kı gönlünde bilen
Hak’kı kainatta görendir
Görene göz gerek
Bilene koz gerek
Sevene dost gerek
Dostu bulana post gerek
Her olay birbirine eklenir
Suyun akışını
Deryaya götürür diye beklenir
Saymayı bilen yorumu
Yol verir diye bekler
Dayanmayı demde deneyen
Her sahifeyi
Gününde okuyandır

İplik verdim dokunsun
Yazı dedim okunsun
Her kulu yalandan sakınsın

Yaprağı elde gördüm
Yeşil dedim sevindim
Suyum huyum Hak’tandır
Yemen’i verdiğim çoktandır
Yerden gökten gelişir
Her verilen oluşur
Çare diyen bekleşir

Yolum gönül yoludur
Halim saadet karıdır
Göğün var olduğu yerde
Elbet sohbet çok olur
Kul her şeyden gözünü alıp
Gökyüzüne çevirdiği zaman
Maddeyi silmiş
Manaya dönmüş olur
O zaman;
Sohbetin tadını bulur
Gökten maksat
Aşınmamış yorumun varlığı
Yani teklik
Gökyüzü her bakana
Aynı bilgiyi verir
Her kul gökyüzüne baktıkta
Ay yıldız güneşi görür
Tek görür tek yorumdur
Her var olanı görelim
Dünyaya gelişimizi bilelim
Ne var ki gökyüzüne
Bakmaktan kalmayalım
Aya da yıldıza da baksak
Güneşte karar kılarız
Aydınlatan güneştir deriz
Dünyaya her gelen
Aynı yorumu yapar
Ay daha aydınlık diyen var mıdır?

Eğriyi doğruyu değil
Seveni bileni arayalım
Gelenin gidenin dosyasını
Hak adına tutalım
Keramet denilir
Öylece söze bağlanır


Allah’ıma emanet olunuz

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

02ağustos1979

SOHBETLER

11ağustos1979