|
SORU1:
Bu sene içinde yapılan toplantılarımızda bilhassa son
aylar içinde canlarda belirli bir isteksizlik ve gevşeklik olduğu
kanısındayım. Acaba bu doğru mu, yoksa ben mi öyle zannediyorum?
SORU2: Yeni toplantılarımızda bizlere ne gibi tavsiye veya emirleriniz
olacaktır?
SORU3: Bazı canlar toplantılarımızda değişiklikler düşünmektedir. Sizce
malum bu gibi özel durumlara lüzum var mıdır? Bu hususlarda bizleri
aydınlatınız lütfen.
SORU4: İstanbul gurubu tekrar bedenlenme ile ilgili tebliğleri istemişler.
Bu gece bu hususta yeni ve değişik bilgiler vermenizmümkün müdür?
MEVLÂNA’yım ben!
Her yolun alıcısı
Her kulun vericisi aynı
değildir
Yeniyi verdiğimiz açık
Yönü bildiğimiz
gerçektir
Cümleye selam
Sözümüz kayıttandır
Kement atmaya değil
Sözü söze bağladık
Geçer diye bekledik
Olmuş meyve topladık
Her dalı birbirine
ekledik
Oluşan, dost ile dostla buluşandır
Sohbetimiz dost yerinde
Cümlenin değerindedir
Gelenin gidenin
gönlünde oluşan
Elbet günü geldikte
Meyvesini verecek
Her kul aldığını
Birbirine serecek
Toprak kul eli ile
sürülecek
Ekilecek biçilecek
Rahmetini Hak’tan
bekleyecek
Elbet beklenen düzeni
bulacak
Toprağı çok el beller
Toprak ekini bekler
Ekini çok el toplar
Birliği asla bozmayalım
Uzak kalan denilir
Soyut geçici midir?
Somut kalıcı mıdır?
Her örnek birbirini
tamamlar
Denize yazda çok
gelinir
Denize sıcaktan yanan
gelir
Sohbete, Hak sözü
dileyen gelir
Sözümüz açıktır
Havayı sıcak tutarsanız
Gelen çok olur
Söze sözü katarsanız
Havayı soğutursunuz
Geçici örnek
Gelişene
değer verir
Demde söz sizindir
Günde elbet bizim
olacak
Her dileyen sohbete
gelecek
Sohbetin nefesini
alacak
Dilerse yoruma kalacak
Dilerse yorumdan önce
gidecek
(Soru:
Demek ki evvela tebliğ alacağız?)
Eyvallah
Sözlü sohbette
Yorumun takıldığı yerde
Sözümüz açıktır
(Soru: Ne
demek?)
Günün gerçeğini
Yorumun açığını
vereceğiz
(Soru:
Aynı gece mi vereceksiniz?)
Sohbet anında
Değişen elbet yok
Huzuru kendimizde
bulalım yayalım
Her şişeye dilenen suyu
dolduralım
Dileyen dilediği kadar
alsın
Unutulmasın her kulun
aldığı
Aynı ölçüde olmaz
Aldığı yerde kalmaz
Onun için bilen
bilmeyen demeyelim
Sohbetin önemini her
gelene anlatalım
Ne var ki zorlamaya yer
vermeyelim
Alan alır
|
Kimi tenceresinde
kaynatır
Kimi meydan sofrasını
donatır
Meydan cümlenindir
Dost demde dostunu
bulur
Dost cümle ile postunu
korur
Dost; Hak diyen
Hak’kı gönlünde bilen
Hak’kı kainatta
görendir
Görene göz gerek
Bilene koz gerek
Sevene dost gerek
Dostu bulana post gerek
Her olay birbirine
eklenir
Suyun akışını
Deryaya götürür diye
beklenir
Saymayı bilen yorumu
Yol verir diye bekler
Dayanmayı demde deneyen
Her sahifeyi
Gününde
okuyandır
İplik verdim dokunsun
Yazı dedim okunsun
Her kulu yalandan
sakınsın
Yaprağı elde gördüm
Yeşil dedim sevindim
Suyum huyum Hak’tandır
Yemen’i verdiğim
çoktandır
Yerden gökten gelişir
Her verilen oluşur
Çare diyen bekleşir
Yolum gönül yoludur
Halim saadet karıdır
Göğün var olduğu yerde
Elbet sohbet çok olur
Kul her şeyden gözünü
alıp
Gökyüzüne çevirdiği
zaman
Maddeyi silmiş
Manaya dönmüş olur
O zaman;
Sohbetin tadını
bulur
Gökten maksat
Aşınmamış yorumun
varlığı
Yani teklik
Gökyüzü her bakana
Aynı
bilgiyi verir
Her kul gökyüzüne
baktıkta
Ay yıldız güneşi görür
Tek görür tek yorumdur
Her var olanı görelim
Dünyaya gelişimizi
bilelim
Ne var ki gökyüzüne
Bakmaktan kalmayalım
Aya da yıldıza da
baksak
Güneşte karar kılarız
Aydınlatan güneştir
deriz
Dünyaya her gelen
Aynı yorumu yapar
Ay daha aydınlık diyen
var mıdır?
Eğriyi doğruyu değil
Seveni bileni arayalım
Gelenin gidenin
dosyasını
Hak adına tutalım
Keramet denilir
Öylece söze bağlanır
Allah’ıma emanet olunuz
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |