21 ARALIK 1979


MEVLÂNA’yım ben!


Kumun elendiği yerde
Yumuşak hal görülür
Cümlenize selam verilir

Kuşak sıkmasın beli
Dost olmayan tutmasın eli
Diyene de ki;
Ne gelse Hak’tandır
Kim dese gönül koymam
Halimi yolsuz vermem

Çiçek açar ovada
Düzen bulur havada
Geldik selama durduk
Getirenden selamı aldık

Can halimiz bilenler
Yolumuzu soranlar
Yerden göğe diyenlerden
Allah’ım razı olsun

Arı çiçeği buldu
Yaprağı yerde gördü
Aldım verdim diyene
Yolun bu mudur? dedi
Dost verir almaz
Dost görür silmez
Dost sever unutmaz
Değirmen cümleye döner
Seni beni ayırmaz
Gemi her geleni alır
Uymayanı atmaz

Yağın balın varlığı
Demde söylenir
Olsa olmasa diye
Beklendiği yerde toplanır dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Ayrı gelen her konu
Temelden aşılmaz
Yerini bilmeyen kul
Haline şaşırmaz
Allah’ım kimseyi
Dilenmeyen hale düşürmesin

Yorum yerindedir
Konu açık gelir
Dostu ararsan kendine sor
Dost isen dostu bulursun

Doğan güneş yoldan gelmez
Aynayı al eline
Gördüğün sensin bakarsan
Dayan gelecek günde
Ayağın yerini bulur
Elbet dilenen olur
Gemiyi bekleyen değil
Kaptanı bilen yerini alır dedi
YUNUS’um sözü
KAYGUSUZ’a verdi:

Attığım her adımda
Demir çivi düzledim
Her ağaca bakınca
Birbirine sözledim
Gün güne ekledim
Meyve nedir bekledim
Yoz geleni ayıkladım
Yerini dileyene
Sözünü ekleyene
Gedik açılır dedim
Gel dilersen
Gör beklersen
Bul saklarsan
Sır sendedir bende değil
Ser sendedir bende değil
Söz bendedir sende değil dedi
KAYGUSUZ selamladı
İki adım öteye bildiğindir
On adım öteye gördüğündür
Yüz adım öteye duyduğundur dedi
Selamladı yürüdü
 



Aşk ile geldim yola
Sevindim baktım kula
Oluşan güzel hale
Samanyolu buluşturur
Yıldızlarla eleştirir
Birbirine sözleştirir dedi
MERYEM söze girdi:

Sarı güle dayandım
Pembe renge boyandım
Aşk ateşinde yandım
Dileyeni andım
Elbet anılan bendim

Çevre adımı sorar
Bilen bilmeyen
Dilediğine yorar
Elbet açılan sayfa
Dilenen günde yarar dedi
MERYEM yürüdü


(Soru: Açılan sayfadan murat nedir?)

Her yazılı olan gün
Gününde açılır
Günü gelmeyen sahife
Ne açılır ne okunur
Gönül cümleyi arar
Aradığını elbet anar
Dost olduk
Dost bulduk
Her kuluna
Gönülden güldük

Destan dileyen
Demde gönlünde olanı dokuyandır
Yapıya uyanı okuyandır
Asmaya yol açan
Meyvesini seçendir
Yol aldık
Dileyene verdik
Olanı olduğu gibi serdik
Gel dedik çağırdık
Sanılmasın gelmeyeni ayırdık
Gönül bağı olanlarla
Her an beraber olduk
Adımı anmaya gelenden
Dost diye dostumuza gülenden
Allah’ım razı olsun

Üç yerde gölge aldım
O anda seni andım diyenin
Yanında bildiği
Yanında umduğu
Elbet olur
Allah’ıma emanet olunuz
Her an Hak ile Hak’ta kalınız


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah



(Aşağıdaki dizeler Çakır'ın öngörmesiyle 1968 yılında alınan bir tebliğden canlara sunulmuştur.)

Susayan su ister
Suyu arar bulur
Bulamazsa acı ile ölür
Acıkan aş arar
Aradığını bulur
Bulamazsa ölür
Kalbinde ateş olan
Yol arar
Aradığını bulur
Bulamazsa ölür
Bulursa da ölür
Amma
Yolunu bulanın vardığı yolla
Bulamayanın kaldığı yer
Bir değildir
 

14aralık1979

SOHBETLER

27aralık1979