28 ARALIK 1979


Soru: Sofrayı burada kurduk, orda kaldıracağız sözünü açıklarmısınız?

MEVLÂNA’yım ben!


Yerden göğe anıldık
Selam dedik geldik
Yolun açıldığına
Güzelin seçildiğine
Gönülden inandık

Söz bizim yol bizim diyenin
Ham meyve yiyenin
Allah’ım yardımcısı olsun dedi
YUNUS’um Sözü aldı:

Yayı gerdim oku aldım
Her ağacın dalına göz verdim
Alsam versem gelir mi?
Göze yardım olur mu?
Oktan beklediğim yok
Yaya eklediğim yok
Yardım gelse diyene
Niyazdan başka sözüm yok

Sabah güneşle başlar
Alacağım nedir? dersen
Sözü alacak kuşlar
Sözün özü sendedir dedi
YUNUS’um sözü
KAYGUSUZ’a verdi:

Yardım gelse yayadan
Rahmet inse kayadan
Güzel solmaz boyadan
Aldığı rengi bilir
Ahengi öyle görür
Gez gör, oku yaz
Öyle olacak gönüldeki saz dedi
KAYGUSUZ yürüdü:

Cemde yaprak sayılır
Duvarda toprak karılır
Sohbet öyle kurulur
Suyun başı serindir
Ayak girse derindir
Yumuşak hali bilen yarindir
Dağda karı gördün mü?
Yünü hırka ördün mü? dedi
ABDAL sözü aldı:

Ocak buldum odun yok
Odun alsam yerim yok
Odun alalım
Hep bir olalım
Ocakbaşı diyelim
Bir ocakta ısınalım
Bir ateş birine de yeter binine de

Birliği bilmekte
Birliğe uymakta
Birlikte selameti bulmakta
Kulun zahmeti değil
Hak’kın rahmeti vardır


(SORU: Bu son yazdıklarınız diğer guruplar ile mi alakalı?)

Cümle için verilir
Sözün geldiği değil
Günün verdiğine hizmettir dedi
ABDAL bildiğine cümlenizi çağırdı
Uyan uymayan var olsun
Varlığında kendini bulsun
Dedi yürüdü

Soframız cümleyedir
Gelecek güne dek
Yoğun çalışmaya
Verilecek güne dek
Dost sofrası bilinir
Burada başlar
Dilenen her yerde toplanır
 



Bağımsız olan her ruh
Asla birbirini sorumlu tutmaz
Kendi hatasını
Başkasından bilmez
Düşünülen hal bedendedir


Diyar diyar gezerim
Dost dost diye ararım
Kendim arar kendime sorarım
Nerde seni bilenler?
Nerde seni bulanlar?
Gönüldeki dost der ki;
Sen seni buldun mu?
Sen sende oldun mu?
Gönül diyarına göç
Ötesine geç dedi
YUNUS’um söze girdi:

Hay dedi yandı gönül
Hay dedi yaktı gönül
Hay dedi aktı gönül
Gönül bilenden olsa
Kendinde aşkı görse
Daldan demez giderdi
Çoban olur sürüyü güderdi
Her sürüyü birbirine katardı
Bilsem dünya dönerdi

Yoğurt yiyen alışır
Sütte sevilen buluşur
Nedir? denildi
Süt kulun ana gıdasıdır
Süt doğanın ana gıdasıdır
Gönülden alan
Aldığını bilen
Sütten gelene sevinendir
Elbet sevilendir
Özden aldığı gibi
Öze dönendir

Arı yerini bilse
Çiçek yolunu verse denilir
Arının çiçekten aldığı sevilir
Gelişen değerini arı misali verir
Arı her zaman verici midir? denilir
Zehri sorulur
Gözün gördüğü yerde
Elini vermezsin
Unutma arının da canına
Koruyucusu vardır
Her derdin şifası Hak’tadır
Cefaya katlanırsan
Sefaya adım atmış olursun
Cefadan maksat
Kulun oluşmayan dileğidir
Hastalık bedenin eleğidir
Allah’ıma emanet olunuz dedi
YUNUS’um yürüdü


(Soru: Duvarda toprak karmak ne demektir?)

Dost gözünü açarda
Dost sözünü seçerde
Eski duvar göçerde
O zaman duvar örersin
Kumu orda kararsın
Yorumu yok
Aynen denildiği gibi
Her yenilenen duvar
Aynı görevi yapar
Açık olan yeri kapar
Temelde sağlam harç gereklidir


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah

27aralık1979

SOHBETLER

28aralık1979(2)