05 EKİM 1979


MEVLÂNA’yım ben!

Yorum açık vereyim
Her diyeni göreyim
Aldım elden selamı
Yoldan bildim geleni
Allah’ım razı olsun
Cümleniz halde kalsın

Kal diyenin sözüne
Hay diyenin özüne
Verdim güzel yüzüne dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Geldim durdum yoluna
Baktım cümle haline
Yelden yoldan var bilen
Aldığından hoşnut kalan
Kullarına el verdim
Cümleyi selamladım dedi
Sözü HACI BAYRAM’a bağladı:

Gözü göze sorsan bilmez
Çünkü bir göz
Öbürünü görmez
Gözden ayrı kalanın sözü
Kimseyi sarmaz

Bağlı bohça açılır
Telli fistan seçilir
Nerden nasıl geçilir
Demeden yolu verdik
Her kulunu sevgi ie sardık
Ona de ki;
Geldi gelmedi
Hal hatır sormadı
Bilen elini tuttu
Bilmeyenden almadı
Selamımı gönderdim
Dost elinden
Dost dilinden ilettim

Soranın sözündeyim
Verenin hazzındayım
Yol geldim hal gördüm
Diyenin yardımındayım
Dönüşü almazsa
Doyuşu bulur
Elbet dilenen olur dedi
HACI BAYRAM yürüdü

Kaldığımı görseler
Verdiğimi bilseler dediğim gün
Tarife sığmayan denildi
Arifin yerini
Destan diye geçildi
Destan geçeni över
Arif bilmeyen için
Dizini döver
Gelişimiz verişimiz
Tarife açıktır
Daha önce verdik
Kapı ardında değil
Gönül içinde aransın
Verdiğimiz,
Hak dilinden çözülsün

Aydan yıldızdan
Geçilsin demedik
Madem (O) var
Elbet görülür
Varlığı bilinir
Yapısına el atamazsın
Kainata bir daha gelsen
İp ucunu tutamazsın
Sana verdiğini bilesin
Senden beklediğini çözesin
Ne yıldız ne de ay
Senin sırrını bilmez
Elbet sende de
Bilecek güç bulmaz
Bilen gören Yücedir
Sırrı sadece O’ndadır

Katı verdi diyene sözüm
Asla katıyı bilmem
Hiçbir olaya kötü demem
Bilen bildiğini söyler
Dünya gününü eğler
Gölge ne sana ne bana
Güneşi bilmeyene
Açığa çıkmayana

 



Hak’tan doğuştan dedik
Yerden göğe
Her yaratılanı söyledik
Tahta kalem olacak
Tahta bekler çözümü
Özü bizden gelecek
Kulu bunu çözecek
Uzak kalan denilir elbet
Kalemin de kâğıdın da
Özü bir sözü de bir olur
Sadece sözü yazan
Neticeyi kendinde bilir
Sıcaktan yanan
Al dediğim
Gösterdiğin günden
Verdiğini bulduğun dersin

Dört yönde gördüğün nedir?
Bildiğin nerdedir?
Açık verdik
Sohbete açık girdik
Konular gelişir
Bilgiler oluşursa
Dün verilen
Bu gün genişler
Defterde değil
Kulun bilgisinde
Dün verilen
Bugün aynı gelirse
Yazının benzerinden değil
Okuyanın dizemediğindendir
Bilgisinden süzemediğindendir

Demde güzel oluşur
Her gün alan gelişir
Kulu sadece kendine çalışır
Koşuya verebilsek diyene sözüm
Dün söyledim
Bu gün yazdım
Yarın gezeceğim
Her verileni
Gönül yapımda
Süzeceğim diyesin

YUNUS okudu yazdı
Elinde olan sazdı
Gelip alanı bilse
Sevgisine inansa
Elbet elinde kozdu

Her rengi biliriz
Ayrı ayrı görürüz
Yeşil renkte kalırız denilir
Verdiği gibi sevilir
Çok söz az sözü örtmez
Bilenden asla artmaz
Bilmece misali denir diyene sözüm;
Çok sözü alan
Az sözde kalanın
Sayfasını keser mi?
Az dedi diye küser mi?
Her olayın tarifi vardır
Kimi az söz ile
Kimi çok söz ile anlatır
Aydın olan değil
Her kulu öylece bilir
Azdan öze öyle geçilir
Arif gördüğü yerde bilir
Yerden almayı dileyen
Gene de rahmetini
Semadan bekler

Allah’ıma emanet olunuz
Güç ile gelenin
Sevgisinde bulunuz


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

04ekim1979

SOHBETLER

10ekim1979