|
(Aşağıdaki dizeler
bir Konya ziyaretinden sonra Hz. MEVLANA ile GARİB’in deyişlerini
kapsamaktadır)
Aşık olan hal eyler
Bülbül derdini söyler
Bahçemde açan güller
Ah-u figanı dinler
Ben geldim seni buldum
Senin aşkınla doldum
Mevlâm kapısın açmış
Yandım Allah’ım yandım
Allah’ım dedim döndüm
Döne döne kül oldum
Bana gülen kullara
Açık bütün yollara
Dünü günü bağırdım
Gel gel dedim çağırdım
Seni beni bütün et
Günahları sen affet
Bilen derdine düşmez
Bilir ki,
Hak kulunu terk etmez
Diyelim halden bilir
Diyelim yoldan gelir
Elbet nasibin alır
Çünkü aradığın bulur
Bırak düzeni yazana
Bak eldeki kozana
Nasıl girdi ne çıkar?
Girişte nasıl bilir?
Çıkışta nasıl bakar?
İpeği sana atar
Ömür verdim kozaya
Getirdim dilenen düzeye
İnandım yazıya
Öğüt verdim tazıya
Kaçanı kovalarsın
Öteni kötülersin
Koşan tutan sevinir
Vurdum diyen övünür
Koştuğunla kalırsın
Elbet sende nasibin alırsın
|
Bağıran düzen bulmaz
Dağda buğday yeşermez
Büyük kapta kaynayan taşmaz
Öylece hataya düşmez
Kaçanı kovalarsan
Düşeni tekmelersen
Olamazsın gülemezsin
Sen bu yola gelemezsin
GARİB:
Yolları öre geldim
Toprağı sora geldim
Aşk yarası olanın
Gönlünü sara geldim
Selam getirdim size
Sonunda girdim söze
Huzurda geldim dize
Elimi bağladım
Hasret dedim ağladım
MEVLANA:
Kapı açık gelesin
Ver elini giresin
Ne var ki canlar yazını bekler
Dönmezsen taze ağacını kökler
Ağaç gölge verince
Meyvesini bilince
Geliş doğuş olacak
Herkes ağlarken
GARİB gülecek
Gazelim der söylersin
Benim gönlüm eylersin
Yaprağı dökülmeyen ağaçsın
MEVLANA gönlünde taçsın |