|
MEVLÂNA’yım ben!
Küçük büyük demedik
Ham meyveyi yemedik
Güzel dedik alıştık
Her sevenle buluştuk
Cümlenize selam olsun
Sorunun yeri
Satırda değil
Sahifede kalsın
Bırakın meyve
Dalında ersin
Değişen olmaz
Su alan çiçek solmaz
Sohbet anlamsız kalmaz
Veren alanı bilir
Alanda yeteri görür
Geçen günde verilen
Elbet günde çözülür
Daha önce verdik
Çözülmeyeni zorlamayın dedik
Kumda taşı bulursan
Kum diye ele alırsan
Elbet kumun görevini vermez
Beklersen taş da kum olur
Yazımız her gün için geçerlidir
Yazıldığı gün değil
Yaşandığı gün kadar yön verir
Yoğurt yesem serinde
Elbet durur yerinde
Almayı dileyen
Sormaya niyet kuran
Gönlünden verdiği an görülür
Yaprak verdim eline
Sözü verdim diline
Güzel dedim gülüne dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Taşı yerde sayarlar
Tarlaya buğday koyarlar
Her adımda
Gelen kimdir sorarlar
Oruç sende
Niyaz bende
Dost cümlede olacak
Aydın günde
Çağırılan gelecek
Çokluk eğildi
Yaprak döküldü diyene de ki;
Her bahar düzendedir
Giden gelen yazandadır
Olumsuzu süzendedir
Yerden aldım sazımı
Dilden verdim sözümü
Ayırmadım gözümü
Geçsin diye bekleyen
Konuk diye ekleyenin kendinde
Alacağı vereceği yazılıdır dedi
YUNUS’um yürüdü
Eyerde atın rahatı mı,
Süvarinin rahatı mı düşünülür?
Elbet hem atın
Hem süvarinin
Öyle ise;
Verileni alan da
Ağır diye sıyrılan da
Önce karşısında olanı düşünsün
Serin yerde gezerim
Serin sudan içerim
Derin kuyudan geçerim dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
At meydana gelir mi?
At bineni bulur mu?
Binen, atı bulur meydana gelir
Yorum da öyledir
Önce sonucu değil
Yapının temelini bulalım
Öylece duvarını
Örmeyi düşünelim
Katıksız yenmez denilen
Sohbet sofrasında her dilenene
Sunulan günde geldik
Bulduğun güzel dedik
Umduğunu alasın
Gökte yıldıza selam veresin
Güneşte ısınasın dedi
KAYGUSUZ yürüdü
|
İplik elde örülür
Her var olan sorulur
Kaçta kaçı yorulur dedi
MERYEM söze girdi:
Somun elde
Sıcak dilde
Gönül ısınır
Bilen bilmeyen
Toprakta eşinir
Her aldığı bitkide düşünür
Senden geldi
Bildiğim budur der
Hakkına şükreder
Merdiven her adımda
Yukarı götürür
Bildiğine bilmediğini kattırır
Elbet sevabını arttırır
Niyazının olduğu yerde
Kapıyı bulduğu yerde
Günü gelende açtırır dedi
MERYEM yürüdü
Örümcek ağını örer
Ördüğü yerde
Düzeni kurar
Yediğini kul
Ona buna sorar
Ne yerse yesin
Sadece düzende yeri vardır bilsin
Yorum bizi bilene değil
Sözü alana verilir
Köyün kapısı nasıl ki
Her gelene açıktır
Gönül kapıları da açık olsun
Dostluğa güven
Her kulunda kalsın
Sorgunun yeri söze uymaz
SEYYİD AHMED günde gelmez
Gerçeğin yapısı
Kainatta açıktır kapısı
Her bilende
Anahtarı var mıdır? denilen
Her bilende değil
Her olanda vardır
(Soru: Olmaktan murat ermek mi?)
Bilmekten maksat
Aldığına uymaksa bilendir
Bilirim diyen değil
Bildiğine uyan
Olanı duyan
Her var olana
Sevgide doyan olandır
Çünkü kainat
Sevgisi ile dolandır
Yonca alsan eline
Desen; Düzen verdin
Rengini uyumlu gördün
Sahibini öylece andın
Aldığını vermiş olurdun
Sen de kendinde bulurdun
Erende oluşan kerameti değil
Gülüşen selameti görünüz
Ne demek? dendi
Eren kulunda
Sevilmeyen düzen görülür
Aslında huzuru
Kullarına kendini bildirir
Çözümü açıktır.YM
Olgunluk her olayı
Hoşgörü ile karşılamaktır
Katı geleni yumuşatmaktır
Allah’ıma emanet olunuz
(Soru: Sayfadan murat tebliğin sonu mudur?)
Her satır
Bir evvelki satırı tamamlar
Her sayfada
Bir düzen vardır
Yazanın düzeni
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah |