03 KASIM 1979


MEVLÂNA’yım ben!


Kucak dolusu sevgi ile geldik
Hayır Allah’ım dedik
Olumlu gelecek
Kömür misali
Kıvılcım arayacak
Sen ben diyeni
Elinden tutacak
Cümlenize selam olsun
Açtığımız meydanda
Kendini bulsun

Kuyu sesini verse
Her gelen dilediğini alsa denir
Sesimiz deryadan verilir
Her dileyen görülür

Selam aldık ANA’dan
Adı güzel SARI’dan
YÖRÜK GELİN denilir
Adım öyle anılır
Şarkı diye söylenirdi
Yün bükerek eğildim
Sarı inek sahibi oldum
Her dileyene sütünü verdim
Ana sütü denildi
Derde düşene şifa verildi
Ağlayan sustu
Zehir alan kustu
Uçan yere bastı

Yoğur versem eline dedi
Güldüm geline
SARI GELİN denilir
Altın saçı örülür
Ele kına yakılır
Derde deva sorulur
Eyer merkep süsüdür
Yolun sesidir
Merkep sütü alınır
Derde deva denilir

(?)
Alan bilir
Olayın gelişmesi
Gönülde çalışması vardır
İçenden olunur
Beklenen alınır

Koruk aldım ermedi
Elde kaldı vermedi
Asma koruğu oldurur
Güneş tadın verdirir
Dile mülkün gördürür

Ağaç verdim dikesin
Köküne su dökesin
Elin cepte sıkasın
Her kütüğü bükesin
Geçici geldi
Dilenen oldu diyelim
Düğün alayına katılalım

Bunca yılda verdiğim
Döne döne serdiğim
Gelen gidene
Sorduğum şudur;
Dilersen burada kal
Darda olmazsın
Sahipsiz kalmazsın
Yeter ki sahibini bilesin
Yandım Allah diyesin

Oğula derman verdik
ANA diye anıldık
Şundan bundan demeden
Ham armudu yemeden
Kendin olasın
Kendin bulasın
Çağrıldığın günü bilesin
ANA’dan ANA’ya
Devrini göresin
Uyuduğun uykudan uyanasın

MERYEM’den geldi
Geldiği günde buldu
Asıl adı nedir? denildi
Demde verdiğimiz
MUAZZEZ namına uyan
SAFİNE diye anılan
Eyyam gelmese
Dileyen bilmese gerekmezdi
SAFİNE’den murat
Denenmiş suyun paklığı
SARI ANA oradan gelir

Katık verdik
Halin gördük
Niyaz diledik
Güzelden güzeli bulduk dedi
SARI ANA yürüdü

Ak elini Hak’ka açtı
Ak gönlünü cümlenize saçtı
Her niyaz edeni seçti
Bildik bilmedik önünden geçti
İnek sütü vermese
Kulu onu bilmezdi denilmesin
Bildiren inkar edilmesin
Niyazını bekler
Yapınıza kumundan ekler

Saray beni alır mı?
Saraylı sende bulur mu? dediler
Aramıza taş duvar örttüler
Adım attım öteye
Elim verdim kapıya
Gelen gülen bizdendi
Araya giren tozdandı
Kötü diyen sözdendi
Ne ayrı kaldığımız oldu
Ne saray aramıza girdi dedi
YUNUS’um sözü aldı:
 



Kapı kapı gezelim
Her sözü birlikte (bir’likte)süzelim
Seyret güzeli,
Senle birdir diyerek
Seyret güzeli,
Sende biri bularak
Seyret güzeli,
Damla damla sunarak
Konuk değilim kainatta deyip,
Her zerrede düğümleri çözerek
Sır demedik
Sır çözülen değil verilendir
Düğüm kendinde olanı
Bularak beklemek
Verilene uymaktır
Dost kapısı vurulur
Sofra hazır girilir
Sağlı sollu selama durulur

Ağacın kökünde
Dinlenmiş toprak
Cümleyi besler
Yaprağından meyvesine
Her adımda niyazı olur
Onbir ceviz dikilsin
Demde söylenen beklensin
Kökü suya erdikte
Dağı taşı gördükte
Kökünden yaprağa
Beklenen vardır

(?)
Doğusuna

Beş beş
Beş doğuya
Beş batıya
Bir ortaya

Yan yana değil
Onbir ağaç yeter mi?
Beklenen baca tüter mi?

Onlar köprü görevindedir
Araya dilenen dikilir
Cevize eğilen
Yaprağı tez dökülen ağaçtan olsun

Yedi selvi dikesin
Aralara dökesin
Kırkbir erik dikilsin
Kemik görevi cevizdedir
Toprağı sağlıklı tutar
Kalanı ne yapsam dersin
Her meyveden atasın
Dilediğin günde satasın
Ne olursa olsun dedik
Cümleyi öyle çağırdık
Toprağımız da öyle olsun

Oğulun aldığı
Selviden sorduğu
Dünya halkıdır
Sulha bekçidir
İki alemde aracıdır


Oruç yedim diyesin
Geçen günü süresin
Günde aldığını bilesin
Şükür Allah’ım diyesin
Ele aldığın kaşık
Yarının çorbasınadır
Boş tas görmedik
Uymayana vermedik
Her gün dünden güzel diyelim
Sunulan şerbeti Hak’tan bilelim
Geçmişi sildiğini andığın gün
Kendine döndüğün gün olacak
Her yanlış dediğin
Dünde kalacak


Uyum yoktur diyerek
Bilerek bilmeyerek
Ayırdığın destide
Demde uzak kalmayasın

(?)
Yanımızda olana

Suyun tadı her gün aynı değil dersen
Her akan su da bir değildir
Kimi sıcak akar
Kimi toprakta döker
Kimi kumda hemen çöker

Yazılanı bilmek
Kendinde olsa olmasa
Gönülden uymak yeter mi? dersin
Uyumda olduğun bilinir
Sahibini bilene yardımcı olunur
Devrede sorumsuzluk var denilen odur
Uyumsuz olanın verdiğini değil
Sorduğunu düşün
Olandan gelenin yardımını dile
Kuşak bağlanır
Kaygu silinir

Allah’ıma emanet olasınız
Yorumu verileni
Yumuşak derileni
Ayrı tutmayınız


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah

12ekim1979

SOHBETLER

09kasım1979