|
MEVLÂNA’yım ben!
Dengeyi bozandan gelmez
Yorumda hata olmaz
Her kulu gönlünce alır
Cümlenize selam olsun
Kaşık elde gelene
Selam sana diyene
Kainat selam verir
Yaratan yarattığını görür
Damla suyu veririz
Oluşta hali görürüz
Dost gelişe alışır
Dost verişe çalışır
Elbet gönüllerde
Dostluk oluşur
Yerimiz ayrıda değil
Sözümüz gayrıda değil
Gelen giden nedendir? diyene de ki;
Yaprağı dökülen ağaç anılmaz mı?
Yaprak yok diye su dökülmez mi?
Gelen giden dostadır
Selam versen postadır
Yemeni ayakta
Dilenen durakta dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Değirmen unu bekler
Çuvalı alan
Değirmene ekler
Bekler diye söz edilen
Yeniyi alacağı güne bakar
Deneyde değiliz diyene de ki;
Deney bilinmeyene olur
Bilinen kendini bulur
Yolumuz açıktır
Gelen gülen her kula
Seven seven er kula
Yoğurt çalsak dereye
Yolum gitti nereye?
Aldık geldik suyunu
Sevdik güzel huyunu
Övdük selvi boyunu
Tahtı kursam otursam
Doğuştan yerde dursam
Kim alır kim verirdi?
HOCA’yı kim görürdü? dedi
Semer değişene
Güzel gülüşene aykırıdır
Diye sözü aldı:
Daldığım oyunda
Serdiğim koyunda
Yapıyı açık gördüm
Açık diyene güldüm
Kolum yenden sıyrılmaz
Dizim posttan ayrılmaz
Gözüm gördü
Gönlüm sevdi
Yoğurt yiyene verdi dedi
HOCA yürüdü
(Soru: NASREDDİN HOCA’mı?)
Kolumu alan bilir
Yenimi sayan bilir
Derdi dörde ayırır
Ham meyve oluşurken
Olgun meyve
Bölüşürken güzeldir
Yandım Allah diyene
Derya nerde sorana
Selam ile geldik dedi
YUNUS sözde kaldı
Sözleştik sözde bölüştük
Gayreti size bıraktık dedi
YUNUS’um yürüdü
Elde maşa
Dilde paşa olmasın
Yanan meşale sönmesin dedi
MUSTAFA KEMAL
Sözü cümleye verdi
Katı gelmedim
Kahrı sevmedim
Aza gülmedim
Çoğu bölmedim
Hoş tuttuğum
Her insanda
Ayrılık görmedim
Aşağı insem
Yukarıda kalmadım
Yukarı çıksam
Kimseyi kırmadım
Kahır günün konusu olmasın
Her sararan yaprak
Yerde kalmasın
Gülünüz elele veriniz
Her kulu sarınız
Deyiniz ki;
Her doğan hürdür
Hür kalacaktır
Ama her hür olan
Yanındakinin hürriyetini koruyacaktır
Komşu komşuya su vermezse
Komşu komşusuna güvenmezse
Millet birliğinden kopmuş olur
O zaman hür gelen
Hür olmayı bilenler
Elbet gelecek
Kendini bilenlere
Elini verecektir
Hür olmak nedir? denildi
Hür olmak;
Maddi bağlardan
Kendini sıyırmak
Manevi bağlara sarılmak
Maddi bağ;
Kendinde olmayana heves
Kendinde olmayana hırstır
Kendimizde olmayanı değil
Kendimizin olanı koruyalım dedi
El vereceğim
Dilenen yolda
Yardımcı olacağım
Yaşadığım gündeki gibi
Yani dünya halimde olduğu gibi dedi
MUSTAFA KEMAL yürüdü
|
Keramet değil
Yayın yolu açıktır
Demde söyledik
Demde eyledik
Gelişen dedik
Sohbete katıldık
Güzelin güzelini bulurlar
Uyumlu karara varırlar dedi
VEYSEL sözü aldı:
(Soru: VEYSEL KARANİ?)
Eyvallah KARANİ
Her hal yoruma alınır
Her yol kendini buldurur
Umulanı dilemekle değil
Sergilemekle bulursunuz
Ayak yerde durmazsa
Baş yastıkta kalır
Toprağa basalım
Ağaç dalına el atalım
Düştük yola düz diye
Gördük çölü toz diye
Aşta tuzu aradık
Selam dedik taradık
Duran gideni arar
Gideni sorar
Yazdım sözü düzenle
Yazdım yolda gidenle
Al beni götür dedim
Suya adımı koydum
Aşk ile bekledim dedi
VEYSEL yürüdü
YUNUS bekler sözü
Aşk ile yanar özü
Sildi ayağın tozu
Gelsem sözü bağlasam
Yolda şarkı söylesem
Dinleyen oluşur mu?
Dileyen buluşur mu?dedi
Cümleyi selamladı
Aş kazanı inecek
Ocak bizde yanacak
Al kaşığı eline
Vur kemeri beline
Geldik BEKTAŞ yoluna dedi
BEKTAŞ sözünü aldı:
Erenler sohbete daldı
Gülenler “Hu” dedi
Ölmeden ölümü buldu
Deste elde
Deste gülde
Deste gönülde olsun
Erenler posta gelsin
El ayak düzde dursun
Her göz yerde kalsın
Kendi kendine dönsün
İçi dışı bir olsun
Damla benden oluşur
Gönül gönülde buluşur
Her niyaz sahibinindir
Rahmet Hak’tan
Zahmet kulundandır
Elbet her zahmet değerini bulur
Değeri kadar rahmete nail olur dedi
Aşk-ı niyazını Hak’ka yöneltti
Gölde balık avladık
Külde avı tavladık
Yağ ile balı birbirine ekledik
Ne oluşur diye bekledik
Olan gelen değilmiş dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Balık avdan gelişir
Yağı ile oluşur
Arı balı çiçekten alışır
Kul olana ne karışır dedi
KAYGUSUZ yürüdü
Al beşini ver başını
Vur taşını ger kaşını dedi
BEHLÜL söze girdi:
Al elma bende kalmaz
Sağda solda kul bulmaz
Verdiğim çiçek solmaz dedi
BEHLÜL yürüdü
Yırtık pabuç neyime
Nefes verdim nayıma
Heves dedim huyuma dedi
NEYZEN TEVFİK
Sözü her gülene bağladı
Bilinmeyen dedi
Gününde ağladı
Kor ateş denir
Suda kendini bulur
Bulsun dileyen olmaz
Çünkü kul
Olduğu gibi kalmak istemez
Kül olayım savrulayım
Ateş isem kavrulayım der
TEVFİK cümlenizi selamlar
Gelenler nedendir? denilir
Kulu yolu bilenler
Her sevileni soranlar vardı
Demde bağdan sorulur
Açık kapı görülür
Ne var ki izin gelende verilir
(Soru: Dr.Tanman’ın sualinin cevabı mı?)
Eyvallah
Duman dağdan aşacak
Elma yere düşecek
Bilen bulana şaşacak
Ne var ki önce
Kainatta sevgi taşacak
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah |