07 AĞUSTOS 1980


SORU: Allah bir milleti doğru yola sevk ettikten sonra sakınacakları şeyleri onlara açıklayıncaya kadar sapıklığa düşürmez. Allah şüphe yok ki her şeyi bilir ayetini biraz daha açıklar mısınız? (Milliyet Gazetesi Ramazan eki Kuran-ı Kerim’in Türkçe açıklamasından Tövbe Suresi, 115. ayet. Sayfa 115-1980)

MEVLÂNA’yım ben!

Allah’ım dedik geldik
Gök ile yerde birliği bulduk
Cümlenizi selamladık
Gelmeyi dileyenler
Birliği bekleyenler
Düzde sözü alsınlar
Gönülden yan yana bulsunlar

Uzun yol söze gelir
Güzel hal gözde kalır
YUNUS’um durur
Almayı dileyene müjdeler verir

Ayağıma taş geldi
Taş pabucumu deldi
Gölde balığa güldü
Ne desem yar dinlemez
Derman desem sözüm kalmaz
Dereden su alanlar
Suda balık bulanlar
Şükür derler yunarlar
Dileyene sunarlar
Deryaya ağı gerdik
Her dileyen alsın dedik
Çoğu bulan yoldadır
Çoğu bilen haldedir dedi
YUNUS’um mendil verene
Sözünü katladı

Sabah gözün açılır
Günde yolun seçilir
Yumuşak halde olan
Nur misali saçılır dedi
YUNUS’um yürüdü


(Soru: Denizdeki balık ne demektir?)
Vergimiz

Toprak susuz kalırsa
Yerde çiçek olursa
Dilersin su ver diye
Söylersin Hak gör diye
Suyumuz aka aka
Sevene baka baka
Yol alır yol verir
Cümlede rahmetin
Günlüğüne niyazda olur

Ata sözü verirsen
Çölde serap görürsen
Hak’ka yönelmez misin?
Geçmişe tövbe demez misin?
Çöle gelmeden desen
Geçmişi geleceği bir bulsan
Darda kaldıkta değil
Her günü tövbe ile açar
Tövbe ile örtersin

Sabah akşam gülelim
Adı ile gelelim
Sahibimiz diyelim
Arı dilde söylenir
Gönül halde bellenir
Kulun sevgisi
Yolun yargısını siler
Duran at yükünü bekler
Koşan at kendini saklar
Saygımız O’nadır
O’ndan gelene olsun
Sevgimiz O’ndan gelenle başlasın
O’nun aşkı ile kendini bulsun
Danışılan gündeyiz
Geçit verilmez
Kandiller yandı artık
Karanlık görülmez
Kaynağı bizdendir
Yarıda kalmaz

Allah Allah diyerek
Resulüne dönerek
Sen bizde biz seninle olalım
Yolumuz Hak’kadır
Seninle bulalım dedi
ALİ söze geldi:

Akdeve sözünü bağlar
Açılan her kapıda
Gölgesini siler
Bilgin sözü alırsa
Sende O’nu bulursa
Güneş kapında olur
Yüreğin sefa bulur
 



Dünya bağlarsa seni
Mana söyletsin
Verenin sözünü
Gönülden aktarsın
Almayı bilemezsem
Sormayı denerim
Dostuma dönmezsem
Kalmayı denerim diyen
Dünyaya düğüm atmayı deneyendir
Gönülden sınarsan gönül ehlini
Var sen gör bilmeyenin zulmünü
Atacaksın elinden hırs kalemini
Çekeceksin gönlünden katı seyrini
Bil ki hali ile hali bulanlar
Bil ki gönülden kini silenler
Gökten Hak’kın rızasını alırlar
Resulü ile birliği bulurlar dedi
ALİ sözü sevgide düzde ulaşan
Düzde cümle ile buluşanlara
Niyazını iletti

Düzde buluşmak nedir? dendi
Sohbetimiz düzde açılır
Cümlenize Hak nuru saçılır
Dağı taşı aşalım
Sevgiye ulaşalım demeden
Meydanda buluştuk
Sevgi ile oluştuk
Selam, selam cümlenize
Kuyu değil kaynaktır
Dağınık değil
Demden yoğun akandan gelene dek
Yeri asla eksilmeyendir dedi
ALİ cümleyi selamladı
Selamete niyaza çağırdı
Oku derman O’ndandır
Oku yerden göğü bağlayanı dedi
Selamladı yürüdü

Telden telden vereceğiz
Elden elden süreceğiz
Halden halden göreceğiz
Ne güzel deyip
Niyaza duracağız

Erimezse dağın karı
Toprak bilmeyecek yarı dedi
PİR SULTAN ABDAL söze girdi:

Rahmet senden Allah’ım
Zahmettir diyemeyiz
Karlar erimese bile
Güneşi bekleyeceğiz
Gelmeyi diledik
Dönmeye izin isteyeceğiz
Dost bildik cümleyi
Kayguyu sileceğiz
Allah’ıma niyaza durduk
Amin diyelim
Tatlı aşa tatlı söz ile katılalım
Ayağımız Hak’ka yürür
Yolumuz Hak’ka götürür dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü


(Soru: Demin CEBRAİL mi geldi buraya?)

Dünya katı gelmesin
Hesap günü denip
Gönülden güzeli atılmasın
Güzel gönülde ise
Hesap günü anılmaz
Aşkına düştük ya Rab
Asla kanılmaz
Allah Allah diyelim
Resulünü analım
Geldik güne bilelim
Günümüz hayradır
Açan çiçek misali
Allah’ıma emanet olunuz
Eyvallah

(Yukarıdaki sorunun cevabı)


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

04ağustos1980(2)

SOHBETLER

13ağustos1980