13 AĞUSTOS 1980


Şeker Bayramı

MEVLÂNA’yım ben!

Yerden gökten aldığımız
Cümle ile bulduğumuz güzeldir
Selam ile geldik
Kaydı günde verdik
Hayır olsun dedik

Yeşil ile beyazda
Ne var dersin ayazda
Sabahın güzelliği
Akşamın özelliğidir
Aldım elma elime
Dedim; Sözüm gülüme
Ayrı değil kelime
Açık olsun
Gölde balık güne versin dedi
YUNUS’um söze girdi:

Ak ile kara
Düşürmesin sizi dara
O’ndan gelen
O’na vereceğin diyen
O’na değil kendine alır
Alan sadece kendini bilir

Gökten inen yeşilde ne var? dersen
Cebrail Alayhisselam’ın müjdesi vardır

Gönlüm açık doğuştan
Gözüm açık bilişten diyene de ki;
Aldığın kadar
Yarım elma ağaçta olmaz
Ağacın kökü dalına çıkmaz
Su vereceksen
Doruğuna değil
Köküne dökersin
Ne var ki
Dalından beklersin

Eğildin su içmeye
Su içip kendinden geçmeye
Ayrı gayrı değildir
Müjde denilen nedir? diye sorulur
Ya Allah dedik
Adı ile söze girdik
Adını ömürde gördük
YAHYA’ya gel diyeni
YAHYA’ya al diyeni
Yanında gördük
Eyvallah
Yardımcı kim diyenin sorusuna;
YAHYA’nın hocası SİNAN


(YAHYA EFENDİ’nin şeyhi SÜMBÜL SİNAN Hz.)

Adı söylendi
Ne var ki yorumu alınmadı dedi
YUNUS’um yürüdü

Katı olma katıda bulma diyene sözüm;
Aç gelen aşa bakar
Yol isteyen taşa bakar
Söz isteyen başa bakar
Gönül bulsam
Dost olsam diyen
Yoldaşa bakar
Cümlemiz
dost ile olduk
Dost dedik bulduk
Bir dedik
Birliği dirlikte gördük
Makam sana bana eğilmez
Makam gönül yolunda sayılmaz
Mekanımız gönülde
Ummanımız gönüllerde
SİNAN’dan aldığın
Pay olsun dediğin
Dilediğine değil
Uyduğuna gelecek
Uyduğun günde
Sepette olan değil
Sedefte kalan dağılacak
 



Kapı kapı gezersem
Güzel nerde sezersem denilmesin
Her kapı dost kapısıdır
Yüzüne kapansa da


Asmaya su verdim
Üresin diye
Koyuna su verdim
Yürüsün diye
Gönlüne su verdim
Sarılsın diye
Öylece bilelim
Sevgide bulalım

Döne döne aldığımız
Niyazlara güldüğümüz
Gönül açıp sorduğumuz gündür
Günde oluşturduk
Günde buluşturduk dedi
MERYEM selam ile geldi:

Üç ağacı saymadan
Üç elmayı soymadan açılmaz
Dost ile sohbetin adına
Yerimiz değil
Gönlümüz açıktır
Semadan oluşandan
Şafakta buluşana dek
Söz ile değil öz ile verilir
İki basamak inilir
Yeri bilinir
Yönü sorulur
Benden sonsuza anılır
Senden günü seçilir

Mevlâna’yım!

Yandı gönül adına
Yandı gönül aşkına
Döndü kulu sandı yolu
Elbet yolumuz Hak’tır
Elbet sözümüz çoktur
Cümlenin gönlü paktır
Aldık verelim diye
Verdik varalım diye
Sevdik yanalım diye
Yandık kül olduk
Bildik kul olduk
Kulluğu bilendensen
Yolluk senindir
Güzellik sonundur
Hak’kın sözü kanundur
Sorguda kalamayız

Resim verilir

Yuyan adı sorulur
Sudan gelse denilir
Adı kendinden verilir
Soruyu alan gelsin
Adına RABİA desin
Günü güne bağlasın
Gönül bağı kurulur
Seyir öyle verilir dedi
RABİA cümlenizi selamladı

Dünden anan
Günde bulandır
Sayfayı açan
Çiçeği seçendir
Soruyu açarken
Kendinden geçendir
Aynaya baktığın gibi
Şifa senden
El benden diyene
Günün yolu açılır


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

07ağustos1980

SOHBETLER

05eylül1980