29 ŞUBAT 1980


MEVLÂNA’yım ben!

Hazır yolum dediysen
Sen gelene güldüysen
Gönülden alıştadır
Sevgiyi biliştedir
Cümlenize selam olsun
Her dileyen Hakk'ı bulsun

Çiçek yapraksız olmaz
Daldan aldığını bilmez
Köküne dönüp sormaz
Dinle dediğimiz günde
Duymam diyen olmaz
Şekerin tadına
Çiçeğin adına gelse
Arı balı bozmaz
Bala asla ağu katmaz
Her çiçek arıya güler dedi
YUNUS’um sözü aldı
Aldı her soranda kayguyu sildi:

Koyun yolunu bulur
Çünkü sürüde kalır
Büyük küçük bir olur
Karda kışta yol alır
Sarınayım diyene yününü verir
Küçük büyük nedendir? denildi
Sürüye varılan
Değerini gösteren
Geçitte birbirini bulduran dengeye
Ayrılık değil
Beraberlik yol verir
Koyun kuzu değerini öyle bulur
Geçit aşılandır elbet
Dar olsa da kement gerekmez dedi
YUNUS’um sözü bağladı

El elin üstüne gelse
Her sözde aşkı anlatsa
Dilden elden yetmezdi
Gönle yaban katmazdı
Aldım verdim
Şafakta yaprak saydım dedi
AYRAN VEREN söze girdi
Demde kement atmadı
Sütü sağıp satmadı
Dört aydan öte gitmedi
Uzak değil yakındır yattığı yer
Vakit sorulur
Yaşadığı vakit
Dörtyüz yıl önce

(Resim verilir: AYRAN VEREN)

Doktorun yolunun üstünde

(Selçuk Belediye Başkanı Dr. Cahit Tanman)
Kapalı mezarlıkta


(Soru: Selçuk, İzmir yolu üzerinde mi? )
Eyvallah

Demde sözünü verir
Kozada görülür
Dikime gidenlere
Ayran versem
Dost denileni öyle görsem dediğinde
Her gidenden niyaz aldığı bilinir
Elden ele nasip iletilir
Nasıl dendi.YM
Ekiciye yardımcıdır
Toplayıcıya olduğu kadar


(Soru: Bize mi söylüyor acaba?)
Eyvallah


(Soru: İsmi sadece Ayrancı mı? Başka ismi yok mu?)
Elbet var
AYRAN VEREN MUSTAFA

Kapalı denilen erken örtülen
Günü geceyi bir bulan
Her yolcuya niyazdadır
Kaşık verelim
Dostu görelim dedi
AYRAN VEREN
Sözü söz ile birleştirdi

 



Sarıyı bellediğin gün
Yeşili arasın
Her dileyende
Güzeli sararsın
Sofrayı kuralım
Niyaza duralım
Kuyuya duranı
Deryaya çağıralım

Er olsa sınır bulsa
Kendinde sınırsız gönül arardı
Her var olan
Dünyaya değil
Kainata katılandır
Camdan bakarsan
Uçanı kaçanı görürsün
Ne var ki
Sen ayrı kalırsın
Camdan bakandan olmayalım
Görelim diye camı silmeyelim
Doğan güneş bellidir
Güne ışık verişinden
Konuya girmeden
Çevresini dönersen
Noktaya geç varırsın


(Soru: Noktadan murat nedir?)
Her var olanın özü
Varedenin sözü


(Soru: Varedenin sözünden murat “Ol” mu?)

Kulunda gözü
Yar dedi isen
Varlığa dönüşedir
Konuya girdiğimiz
Somut örnek diyenden
Kanıya gerek
Kendini bildiğindir deriz
Saymayı bildiğimiz kadar
Uymaya yöneliriz denildikte
Kapalı kapılar açıldıkta
Konunun aydınlandığı görülür
Dilediğin günde
Dilenen sepet örülür

Bilsen seni seveni
Bilsen O’ndan geleni
Bilsen sende bulanı
Yer gök demez arardın
Buldum diye yanardın
Dost adına kanardın
Elbet yakın gelecek
Her kul ona gülecek
Sevin, sevilin,
Seveni sevindirin denilecek
Katıksız bilinene
Her kulu katkıda bulunacak
Aldığımı vereyim
Dileyeni göreyim
Verileni dağıtayım diyene
Allah’ım razı olsun

Yol yolcunundur
Yapıya uydukta
Kapıya vardıkta
Allah’ım yardımcı olsun
Yardımına YUNUS’um gelsin


(Soru: Kimin için söylüyorsunuz?)
Yola gidenin


Suyuna renk katma
Aldığın dert etme
Ulaşanı biliriz
Dumanı dağıtırız
İki kaşık yeterlidir



Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah


 

22şubat1980

SOHBETLER

07mart1980