|
MEVLÂNA’yım ben!
Yolumuz gönüllere açıktır
Gelen sevilene, sevene
Sevdiği kadar uyar
Öylece sesimizi duyar
Cümlenize selam olsun
Akan su gün gelir
Durandan olur
Durduğu yerde
Havuzu doldurur
Dolduğu anda durduramazsın
Dilenen odur ki;
Gidene uyalım
Vereni duyalım
Aydan ışık alırsan
Yıldızda sesini bulursan
Sorguyu kime bağlarsın?
Aydan yıldızdan gelen
Güneşten veren değil midir?
Yaban çiçek açarsa
Çoban ordan geçerse
Dönüp ele alırsa
Yerini bulmuş olur
Dost yoluna
Postunu sermiş olur
Güzeli halde eyler
Güzeli yolda bekler
Yolunu dosta saklar dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Alacağım var diye
Vereceğe göz atma
Yolumu bulacağa
Ayrı diye söz etme
O’ndan gelen yol ehli
O’ndan bilen hal ehli
Cümle alem gül ehli
Altın kapı durana değil
Sorana açılır
Soran kimdir? denilir
Soran yolunu arayandır
Yaprak düzeni bulur
Çiçek gününe gelir
Meyve güneşi bilir
Ayak attım dereye
Dostum dedi ki; Nereye?
Ak kum buldum giderim
Ne bulursam güderim
Sevdim dosta giderim
Gönül aşka susamış
Ne geldi, ne gitti
Kimden aramış?
Derman sudan gelirmiş
Seven suda bulurmuş
Öylesine kalırmış
Alacağım var diyen
Vereceğini yiyen
Altın tası silecek
Toprak tası bilecek
Yol gideni götürür dedi
YUNUS’um yürüdü
Çifte ata gem vurdum
Çifte kuşa yem verdim
Saydım buğday tanesi
Nerde dostun hanesi? dedi
ABDAL yoldan bekledi:
Kapı kapı aradım
Sırma saçı taradım
Gidene el salladım
Geleni gözden özden kolladım
Yerden toprak alaydım
Boş tarafa koyaydım
Örtü yerde kalırdı
Çiçek benim olurdu dedi
ABDAL yürüdü
Eyyam denir
Kayda gönül konulur
Her sahifede okunur
Boş satır asla olmaz
Kulu boş yere gelmez
Ağır gelen yük vermez
|
Demde yolu açanlar
Yerden güzel seçenler
Bilseler ayrı gelmez
Bilene ayrı vermez
Bilen bulur
Bilmeyen kalır denilen odur
Kapıyı açmazsan
Arkasında olanı göremezsin
Konu odur
Açan görür
Açmayan kalır
Dağılana toz deme
Ummadığın yönden gelir
Derman sana buldurur
Kar tanesi sayılmaz
Elma el ile soyulmaz
Düzen söz ile bozulmaz
Yağan kardan
Esen yelden
Şikayet edilmez
Dün gelen günde alsa
Yarını sorar
Katı sıcaktan açılandan ise
Gerçeğe dönüşür
Yapıya gelenin
Kapıyı bulanın
Soracağı dosttur
Bulacağı posttur
Ne var ki
Her kulun göreceği, geleceği
Ya Allah dedikte,
O’dur. YM.
Ayran sana sunulsa
Alacağın bu dense
Almam içmem der misin?
Dost sofrasında
Kendi aşın yer misin?
Yol ehli gülene güler
Hal ehli her gelene güler
Güneşin verdiği ışık
Her bakanadır
Gözden sözden alalım
Cümle bizden diyenin
Gölgede işi olmaz
Almayı her dileyene verdik
Doyum olmaz diyen
Her kulunu gördük
Bildiğimiz güzeli serdik
Olumsuzluk değil
Günün yorumudur kayıtsızlık
Çarşaf aldım dar gelir
Yorgan serdim kısalır
Diyenin kaygusu geçersizdir
Eklersen uzar
Ayağını çekersen yerleşir
Düzene sen uyacaksın
Düzen sana değil
Yazana sen uyacaksın
Yazan sana değil
Karşı evde ne olsa
Her olan bana gelse diyenin
Aşında tuzu olmaz
Yuvada huzur kalmaz
Almayı bildiğimiz
Vermeye uyduğumuz kadar
Vereni bildiğimiz görülür
Her günün gecesinde artan aş
Gönlümüze ağırlık verirse kuluyuz
Gölge beni eylemez
Hak’tan başka
Gönlümü bekleyen olmaz diyelim
Niyazımıza öyle başlayalım
Allah’ıma emanet olunuz
(Soru: Çifte ata gem vurmak, sözlük anlamında mıdır?)
Demde gerçeği bilen
Bende sende arayan
Çifte ata gem vurandır
Ben sen diyen
Almaya çalışan
Vermeye çalışana kadar
Çifte at koşturur
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |