|
MEVLÂNA’yım ben!
Niyaz ile geldik
Gönüllerde açan gülleri gördük
Sahibine şükrettik
Ne sözün gelişidir
Ne uysun denişidir
Uyulana verdik
Allah’ım razı olsun dedik
Sende şekil bende renk
Bizde ahenk vardır
(Sözlü tebliğin açıklanışı)
Eyvallah
Sen ben olmazsa biz yoktur
Sözün verildiği günde
Her peygamber kendine değil
Kendinde olanı anlatır
Ahlak, yolun yönün tek götürücüsüdür
Geldik verdik
Seni beni sildik
Bizde en güzeli bulduk
Neden sen, neden ben?
Seni bilmezsem
Beni anlatamam
Sensiz bensiz bizi bulamam
Olay budur
Güzeli zerrede buldum
Dünyaya öyle doydum
Doyduğum gün doğdum
Günün oluşu
Kulun buluşuna denktir
Ayna her bakana zevktir
Doğduk bu gün
Doyduk dün
Sayacağız seveceğiz
Kaydımıza uyacağız
ALİ’den gelen sözde
Cümleye bakan özde
Her renk kendini gösterir dedi
ALİ söze geldi:
Düz ova ekene açıktır
Yüce dağlar gidene geçittir
Ovada ekine bakınız
Dağda geçit arayınız
Kendinize değil
Gelene geleceğe
Hiçbir olay güne değil, geleceğedir
Resulüne
ALİ adı ile
OMAR andı ile
OSMAN dengi ile
EBUBEKİR canı ile katıldı
Asla dönüş yoktur
Gel diyene uyacak
Dur diyeni duyacaksınız
Altı günde bir
YUNUS misali
Ağaç gölgesi bulup
Bir saat olduğu gibi
Bedeni muhasaraya alacaksınız
Sadece akıl ile çalışacaksınız
Akılda yerden göğe sırlar vardır
Sadece dost olanı düşünün
Anda gelecek
Tek kelime verecek
Yeniyi öylece çözeceksiniz
(Dört er için mi?)
Eyvallah
(Bedenin muhasarası nasıl olacak?
Meditasyon yöntemleri kullanılacak öyle
mi?) |
Mindersiz toprak
Kurumuş yaprak
Mendil almadan
Gözyaşı geldiği gibi aksın
Silinmeden
Her zerre vericidir
(Dost’tan
maksat ulularımız mı?)
Allah’ım
O, O’ndan, O’na
Sadece bunu düşünelim
Ve bilelim ki;
O’nun olan
O’nu arayana verilir
Asla şüpheye düşmeyelim
Ne göreceğim değil
Ne bileceğim diyelim
Görgü şekildir
Bilgi öz
Yaprağı ezmeden
Dalını çizmeden
Sevelim okşayalım
Gören ne der demeyelim
Niyaz öylece oluşur
Özün öz ile buluşur
Niyaz edelim
Nasıl diyelim denir
Senin ile benim ile
Bir olduk bizi bulduk
Öze öyle vardık
Niyaz gönülden geldiğince olur
Dilden döküldüğünce kalır
Kulu gönlünü açtığı kadar alır
Allah’ım mutlu kılsın
Alıcı olduğunuz bildirildi
Gölgeyi siliniz
Açılacak yola tereddütsüz katılınız dedi
ALİ,
Resulünün selamını iletti, yürüdü
Gel dediğimiz her kul
Gelişi sözden aldı
Sev dediğimiz her kul
Sevgiyi gözden sandı
Bul dediğimiz her kul
Elinde dilinde olanla kaldı
Görevli dediğimiz kulları
Her zerreyi belledi
Benliğini külledi
Sorana selamını yolladı
Allah’ım razı olsun
Her kulu görevinin
Hak tarafından verildiğini bilsin
Emrine uyarız
O’ndan geldik
O’ndan geleni söyleriz
Neden seçilmiş denir
Daha önce dedik:
Maddeyi dilediğine
Manayı dileyene verir
Elbet manayı dilemek uymakla olur
Hatalarımıza rağmen mi? denildi
Ummak hatalardan uzak kalmayı getirir
Kulu dilediği yola götürür
Olay budur
Talip olan da aynı mıdır? denildi
Talep ettiren Yüce’dir
Allah’ıma emanet olunuz
Gelen kelimeleri bir araya getiriniz
Dört kelime bir sırdır
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|