25 EYLÜL 1981


MEVLÂNA’yım ben!

Yolumuz güzeldir
Geldik verelim
Her dileyen kulu ile
En güzeli bilelim
Cümlenize selam olsun
Her gün gelişen
Gölden deryaya akışan
Halimize sevinelim

Geldim selam demeye
Gülden seyri vermeye dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Yeniye başladığımız devirde
Kendimizi bulduğumuz
Hakikatin içindeyiz
Düşten sıyrıldık
Güçten ayrıldık
Olanı verenden
Geleni sevenden saydık dedi
YUNUS her yaprakta
Ağacın nefesini buldu
Bin nefes bir kökten gelişir
Bin nefes bir kökten oluşur
Öyle ise tek tek yaprağa
Söz gerekmez
Sen sarardın düşersin
Sen eğildin şaşarsın dersen
Köküne küfretmiş olursun dedi
MEVLÂNA’ya sözü devretti:

Göğün gidişine değil
Verişine bakalım
Her yıldızdan
Kainatın aldığını bilelim
Dost kapısında isen
Dost ol
Yapısında isen
Post kal
Gölgeye çekileyim diyen
Dumana gönül çevirendir
Gelenin haline
Bilenin yoluna
Olanın sözüne
Gönül katanlar
Kendi bildiğini
Bilen ile paylaşanlardır
Düzen olduğu gibi güzeldir

Sevindik olana
Soyunduk dolana
Sildik sebebi
Dedik:
Verenin dileği kopmak değil

Düğüm atalım
Eskiye yeniyi katalım
Her eli tutalım
Bırakan? denilir
Sayfaya nokta koyan
Kendinde uyanı arayandır
Dost uyuma gelir
Uyana değil
Ne demek? dendi
Yolumuz uymaz dersen yanılırsın
Çünkü yol senin değil
Yüce’nin yoludur
Sen uyacaksın
Uyduracak değil!
Sen seveceksin
Sevdirecek değil!
Sadece bildiğini paylaşacaksın

Aydın günde nur görenin
Gönülde sevgisini dürenin
Selamını aldık dedi
PİR SULTAN ABDAL söze girdi:

Her zerre kuluna
Kulluğu için
Her zerre kulunda
Yolluğu için
Zerreler bir oldukta
Kulu kendini buldukta
Cümle ile birliği için dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü

Buz üstünde kayma sakın düşersin
Buza ayna diye bakma sakın şaşarsın
Yoldan yola geçme sakın koşarsın
Olduğun gibi, olduğun yerde kal dedi
BEHLÜL söze girdi:

Buzun üstü kaydırır
Bilmezsen aydırır
Sözün kısası
Hak’tan gelen oyundur
Bilesin ki;
Gidiş geliş huyundur dedi
BEHLÜL yürüdü

Cama baktım öz değil
Cana baktım söz değil
Bundan öte saz değil dedi
YUNUS’um yeniden söze geldi:

Her kapı bir midir? denilir
Sorayım; Her söz alan Pir midir?
Desti veren yoluna
Kaynak gören kuluna
Derya diyen aslına yaklaşandır
Yapıya taş gerekli
Kapıya ağaç
Gelmeyi dilediğimiz için değil
Emrine uyduğumuz için geliriz
 

 

Dört görevli alınsın
Gönül halinde bulunsun
Dördü birden toplansın
Gelmeyi dileyen gelir mi? denildi
Dördünü alalım
Sohbette beraber olalım dedi
YUNUS’um yürüdü
Eyvallah

(Neye eyvallah?)
Dört görevli gelsinler dedik


(Özel sohbet yapılacak galiba?)
Eyvallah

Görevleri verilecek
Konuk gelse olur mu? diyene sözüm;
Görevliye verilecek
Cümleye açıklanacak
Elbet gizli yoktur


(Dört görevli kim, dört er mi?) 

Açık dedik
Eyvallah
MEVLÂNA’dan söz değil
ALİ’den
Eyvallah

Dost yapısındayız dedik
Dost kapısında göreve uyalım
Onbirler ile ayrıca toplanalım deyiniz
Ayrı güne veriniz
Yediler ile toplanalım deyiniz
Ayrı güne veriniz


(Bu hafta içinde mi?)
Eyvallah

Sohbetimiz olacak
Görevde her kulu
Kesin yerini alacak
Kulluk zor gelir diyen
Görevden affını ister
Asla
Kulluk ne sana ne bana
Sadece Allah’ıma
Altılar kırkbirler toplansınlar


(Kendi aralarında mı yoksa Yuva'da mı?)

Sohbet verilecek
Yuva'da
Yanılma yok
Onbirler tamamı
Toplanamaz denmesin
Olan katılır
Çağın gelişimi
Olayların bölüşümü
Sözden değil
Mevsim misali gelişende
Yaz da kış da vardır
Onbirler ile yapılan sohbette
Diğer görevliler verilecek

Ayran alalım
Dileyene sunalım dedi
AYRAN VEREN yolun düzüne durdu:

Söz veren dize gelsin
Sazı aldı sözü sildi
Kayıtta olana değil
Şahitte aradı dedi
Selamladı yürüdü

Hak adını aldım verdim
Hak adını
Gönlüme dilime serdim dedi
MERYEM omzuna el koyan
Kendinde var olanı gördü
Cümlenizi selamladı

Ayağım çamurludur
Ellerim hamurludur
Göğe baktım yağmurludur dedi
SOMUNCU sözü aldı:

Somun alalım
Beraber yiyelim deyiniz
Az aş çok iş ile
Başınızı eğiniz
Deyiniz ki;
Lokmamı paylaştım
Kulu ile eyleştim
Derde düşenin hali dertleştim
Az aş çok iş
Kulunu eğitir
Seveni öğütür dedi
SOMUNCU yürüdü

Söz dedik açtık
Dileyen kulunu seçtik
Dedik ki:
Gel, yine gel, yine gel
Zorda değil
Soruda hiç değil
Sevgi ile bilelim
Sevgisi ile olalım
Birbirimizi hatasız aramayalım
Olduğumuz gibi bulalım


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah

 

19eylül1981

SOHBETLER

28eylül1981