|
MEVLÂNA’yım ben!
Aydın günde gözü açan
Yolunu ormandan seçendir
Yerimiz dar değil
Gönlümüz kor oldu
Her yerde kulları
Dostu gördü
Ay doğarsa suda aksi görülür
Sanılır ki güzelliği sudadır
Güzellik ay ile suyun birliğindedir
Gümüş renge bürünse
Güzel yerde olursa
Yer ile birliğe girer
Altın gümüş topraktadır
Hava ile su yaprakta
(Yaprak ne manada burada? Özümüz mü?)
Gözden aldığımız
Özde bulduğumuz
Kumda gerçek var mıdır?
Kul ne kadar bilirse
Gerçeği o ölçüde görür
Bilmeye özeniriz
Uymaya düşünürüz
Gönül derse; Uyalım!
Akıl derse; Duyalım!
İkisini bir kazana koyalım
Karşı geldim yoluna
Allah dedim kuluna
Her hali ile biline dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Kaynayan kazana el atma
Dostuna asla kin tutma
Özden aldığını söz ile satma
Ver verebildiğince
Duymasa bile
Sev sevebildiğince
Uymasa bile
Sözü ben almadım
Söz ile duvara destek olmadım deyiniz
Elbet aşın pişmişini yiyiniz
Pişiremeyene yardımcı olunuz
Almak vermeyi amir kılar
Kolumuz sıvalıdır
Gönlümüz açık
Sanılmasın sözümüz boyalıdır
Aslı gibi görür
Aslına uyduğu gibi veririz
Soylu odur ki
Suyun akışına uysun
Soylu odur ki
Bileni bilmeyeni duysun
Soylu odur ki
Aç ile doysun
Sevdik diye geldik
Yerden göğe
Allah’ım razı olsun dedik dedi
YUNUS’um yürüdü
Meyveler olasıya kadar
Kuşlar gelesiye kadar
Suyun kundağını açacağız
Kundak nedir? denildi
Daha önce soruldu
Hep kundak verilir
Sözünü açalım
Darlığı bilenden
Genişliği görsün diye
Yozluğa dönenden
Kaydına uysun diye kundak açılır
Gelişmesi beklenir
Ay doğdu gece geldi diyene de ki;
Gecenin hayrını
Bilenden olalım
Gecede meleklerden
Nurunu alalım
Güneş doğdu gölge silindi diyene de ki;
Güneşin doğuşu
Kulun geceden oluşuna denktir
(Biraz daha açık yazar mısınız bu fikri?)
Gecede kendini bulan kul
Gönlünde güneşi görür
Elbet vergisi cümleye yayılır
Bülbüller ötüşürken
Çiçekler bitişirken
Kulu itişir olmaz
Elbet düzende
O görüşle güzel kalmaz
Konduk suyun başına
Ayak koyduk taşına
Karışmayalım işine
Niyaz edelim dişine dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
Benden değil O’ndandır
Yangın söndürendendir
Gel alalım düzünü
Pak tutalım yüzünü dedi
KAYGUSUZ yürüdü
|
Atları ürkütene
İpleri sarkıtana de ki;
Sen yozandansın
Olmaz! demen için
Yaratan olmalısın
Yaratana karşı çıkamazsın
Kulunun yozuna kozuna
karışamazsın dedi
BEHÜL sözü aldı:
Yolum uzun geliverdim
Sazım ile eli verdim
Dört yol başında
Dilenen dostu gördüm
Dedi ki;
Nerden nereye?
Dedim;
Denizden karaya
Almazsan selamı
Vermezsen kelamı gidemezsin
Yol karışır çözemezsin
Sen kendini bilemezsin
Selamı aldım
Kelama gönül verdim
Ya Allah dedim
Yolumu dürdüm
Acı ile tatlıyı kardım
MERKEZ’imin
Macunu oldu
Her alan kendini buldu
Soframız birdir
Birliğe uymayan kördür
Gönülle birlik sözü yıkar (Yıkamaktan)
Gönülde birlik çerağı yakar dedi
BEHLÜL’üm yürüdü
Altı görevli dileriz adını versin
OMAR der ki;
Aşmadığın yol bilmediğindir
Almadığın ses duymadığındır
Vermediğin söz demediğindir
Geldiğine bildiğine olduğuna göre
Sözün varittir
Dünyaya gelişte yaratana uyuş vardır
Her emri kuluna kardır
(Görevliler talip olanlar mı olacak?)
Altı görevli dedik
Daha sonra açacağız
Özü sözü Dost’a bağlayan
Kapısında olanla gülen ağlayan
Diğer görevlilerden ayrı
Gemiye kumu getirmeden
Sözünü eden
Sözünde bir kalan
Toplu gelenlerle birliği
kurandan olsun
Yuvamızın topluluğu
(Yuvamızın özü ile gelenler arasında irtibat kuracak)
Eyvallah
Bağlantıyı katkısız kılan
Altı kulu
Altısı da katıksız elele veren
(Şimdi mi, ilerde mi görev alınacak?
Diğer yuvalarla irtibat
kuracaklar mı?)
Asla aralarına çamur karıştırmayın
Topluluğun koruyucularına yardımcı.YM
Manevi koruyucularına yardımcı
Unutulmasın;
Altı kulunun her biri ile
Ve her birinin diğer kullar ile arasında
Ne yol ne hal açıklığı olmamalı
Babam denildiği gibi
Baba evlat arasında olduğu gibi
Olmazsa diyen talip olmasın
Vebali çok büyüktür
Ne söz edilebilir
Ne söz ettirilebilir
Dost kapısında
Dost yapısında söz ettik
Suyumuz her dileyene
Dilediği kadar dağıttık
ALİ’den sözü bağladık:
Alanın vebali kadar
Görevi üstlenenin sevabı da büyüktür
Gayret Allah’ım diyelim
Yuvanın sahibi A…den
Görevin başını çekelim dedi
ALİ yürüdü
Açtığın toprakta
Seni besleyen vardır
Diktiğin çiçekte
Kainatı süsleyen vardır
Allah’ıma emanet olunuz
Vazife aşkında
Yemine durunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |