20 NİSAN 1981


MEVLÂNA’yım ben!

Kuşak aldık
Dost bildik
Cümlenize selam dedik

Var dediğimiz düzen
Yazanı bildiğimizdendir
Gölgeyi sildi isek
Güneşe döndüğümüzdendir
Yol aldığı yerde bulur
Kaydını bildiği yerde
Geleni okur dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Her dileyenle paylaşacağız
Her dar gelen için söyleşeceğiz
Giydiğini bilmedi
Yediğini sormadı diyene de ki;
Bağış alan eğilene gülendir
Açıldı ise fistan
Yamayı bekleyendir
Her sofraya aşımızı başımızı koyarız
Sözümüzü gönlüne ekleyendir
Öyle ise
Atılan taşa meydan vermesin
Atanın gayretidir demesin

Dağılan her konuyu
Bilen toplar, bilmeyen katlar
Eksilen her damlası
Kendinden geleni azaltır dedi
YUNUS’um selamladı

Daldan dala göz atsam
Ağaca çıkıp söz etsem
Dinleyen güler
Dost gelen hayır diler dedi
MERYEM sözü aldı:

Ne şarkı ne türkü
Bilmeden söylenmez
Gerçek aranan yolda
Ayak alıp eğlenmez
Adım adım çıkacağız
Her adımda geriye bakacağız
O zaman güzeli göreceğiz
Her adım daha yükseğe götürür
Kayguyu orda bitirir

Serçe küçük denilmesin
Aldığı her taneyi
Asla yabana vermediği bilinsin
Gezdim durdum yollarda
Gördüm bildim hallerde
Konuyu duydum dillerde
Aşına başına sahip olsun
Kayguyu anında silsin dedi
MERYEM selamladı

Asmaya ip bağladım
Yaprağına el verdim
Kaynat kaynat suyunu iç

Yumuşak yapıya gelir
Teninde yumuşatır

Şerbet versem diyene de ki;
Gönümde varedenin sevgisi yüklü
O’ndan gelen gerçeği
Bana verendir

Saydım saydım bitmedi
Gönül aldı yetmedi
Bilen bilmeyene satmadı
Yol vereyim dedim
Gelip elimi tutmadı dediler de
Senden sana
girdiğini sordular
De ki;
Yargı sargı Allah’ımdandır

Kayguyu sildiğim günden
Yolumda toz kalmadı
Suyumda buz kalmadı
Ne derlerse desinler
Huyumda YUNUS’un
Güzelliğini görsünler

Sebep denilen olayın
Seyrine gelen her yolcu
Durduğu yeri han bilir
Hancı ile aldığını yolunda bulur
Allah’ım razı olsun
Soyluya tarif ettiğin yolda
Soysuzu görürsen
Sen selam ver
Alırsa alır
Almazsa dağılır
Dağladığın düğümü çözenden olsa
Gönlüne sevgi dolsa
Allah’ım diyecek
Meyveyi ermiş yiyecek
Ne ağacı bilir
Ne kökünü bulur
 

 

Kaygu da neyin?
Dost kapısına niyaz dileyin
Ya Rabbi sevginin ekildiği yerde
Harmanın döküldüğü günde
Hancı yolcu bilmeyene
Yol göster diyene
Bilse bilmese
Önce kendi çevresinde dönecek
Sonra kendinden kendine yanacak
Eşini güzelde görecek
Dilese dilemese
Seyrin dışında kalacak
Kapısız yapıya talip oldu
Gölgeyi dilemeden aldı
Hayrına niyazda olalım
Her sofrada içtiği suya
Yedi Ayetel Kürsi okuyalım
Dost yapısı dost kapısını açar
Dileyen eşikten geçer
Dilenen dağılmadan toplanacak
Sevginde gelişen
Adı ile anılacak

Yaprak suyu iç dedik
Eylemde düzeni verir
YUNUS söze geldi de
Düzen dedi durdu da
LOKMAN’a yaprağı sordu;
Üç öğün
Üç bardak
Her gün yirmibir yaprak

Duyan bilir arayan bulur
Her konu sevgi ile oluşur
Yonca yaprağı yesin
Çevrede olana gülsün dedi
SARI ANA oğulcuğu selamladı

Eline alsın yesin
Sen de ye
Demet alsın ele
Desin geldim güzele
Doğana selam olsun
Gönülde oluşan seyrini versin dedi
SARI ANA selamladı


Sulara baktığında
Ocağını yaktığında
Allah’ım de niyaza dur
Gönlüne bahar gelmeden
Bahçende olanı gör dedi
YUNUS’um
dost sofrasında
Gerçek aşı müjdeledi

Örtüyü örttüğün
Sırtına gerçek yükü vurduğun günde
Elinde tuttuğumuzu bilirsin
Sevgin ile güzelliği görürsün dedi
YUNUS’um selamladı

Nokta koysam mendile
Yağı koysan mendile
Gün ışığı belirlidir
Güzel denilen gelirlidir dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

Doğuştan alışırız
Her satırda buluşuruz
Olsa olmasa barışırız
Alandan satandan konuşuruz
Allah’ım razı olsun
Her sayfada Hak adına
Gerçeğe dönülsün
Denilsin ki;
O her yerde vardır
O’nu bilmezsem
Yapım bana dardır
Her söyleşide
Özden alır öze veririz
Selam der
Günden güne yarışırız
Kendi gönlümüzde
Cümle ile barışırız dedi
MERKEZ’im selamladı

Yosun varsa basma
Dal eğilse kesme
Gerçek gelmeyene susma
Ne var ki
Akan su misali taşma
Yerden göğe oluşacak düzene şaşma
Yolunda gözün olsun
Taş gelse de düşme


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

19nisan1981

SOHBETLER

27nisan1981