|
MEVLÂNA’yım ben!
Kumda ayak izi gördük
Olaylara yer vereni
Her bilmeyenin önüne serdik
Alandan Allah’ım razı olsun dedik
Selam ile geldik
Olumsuzluk sende değil
Senden alamayacağını isteyendedir
Konuya geçmişte girdik
Alacağın dersi
O günden söyledik
Taht dileyene değil
Baht dileyene güldük
Gölgeden sıyrıldığın gün
Güneşten aldığını bildin
O günden olan günü sildin
Sende olanı
Yüce’den aldığını bilseydi
Olayları öylece bölseydi
Dönen çarka kapılmazdı
Dönmeyenden değil
Gemiye attığın adım
Seni
dostsuz bırakmaz
Dostu çok olanın
Gönlü daralmaz
Olmuyor dediği her günde
Olanları çözecek
Geçmişe özlem açacak
Dost elinde olana bakan değil
Gönlünde çerağ yakandır
Açık kapı bulursa
Taşları temizlerse dersin
Gücü yeter mi? diye sormazsın
Her olay birlikte çözüm bulur
Çevreye gönül veren
Gününü aydın görendir
Kendinde gücü bulan
Hak’tan geleni silendir
Dağıtacağız
Gelenin
Kumda izini silmeye çalışanın
Kapıya uşak olanın
Yoğurt aldım yiyeceğim
Oğula ben vereceğim diyenin
Hafif almayı
Günde madde ile dolmayı
Yerden gökten üstün alan
Kendini gölgede üstün gören
Dilediği güne değil
Dilemediği yöne götüren
Yardımcısı değil
Özden uzak kalışıdır
Dağıtacağız dedik
Eğilecek
Dumanını kendi yönün savuracak
Örtüyü açtığında
Özünü seçtiğinde göreceğin
Dilediğin yolda olduğundur
Dost
dedik
Sevgimizin hududunu çizmedik
Asla hatalı geleni çözmedik
Gökten gelen yıldızda
Özüne gelen vardı
Gülen kuluna dedik;
Özüne yaldız çekme
Atamadığın adıma
Gündüze geceye söz atma
Hatalı veren değil
Verileni almayandır
Her yoldan
Her kula söz verilir
Düz olan her kuluna
Dilenen şarkı söyletilir
Bilmem almam diyene
Yoldan uzak kalana
Elbet aratılır
Gün geldikte
Allah dedikte
Allah’ım de O’na havale et
Dağdan düze inecek
Niyazımız gören göze dönüşsün
Bakar ne var ki
Baktığını görmez
Duyar
Dilediğinden başkasını almaz
Allah’ıma niyaza duralım
Aramayı dilesin
Asmaya su yürüse
Suyu kendi görürse
Asma misali olur
Kütük iken yaprak verir
Yumuşak yol dile
Elini göğsüne bağla
Niyaz altın yol aracıdır
Altı Pir vericidir
Hak cümlesini görücüdür
Çevre düzene girer
Oyun yerinde kalır
Elbet kulu kendini bulur
Nasibi yazan görür
Her kuluna
Bir vesile kapısı verir
Kendini buldukta
Allah’ım dedikte
Silinecek denilenden olur
Yani nasibin kapı değiştirmesi
Gedik açılsın dediğin
Geçerli değildir
Dönene de ki;
Gölgeyi silmedikçe
Kendini bulmadıkça
Yumuşak olmayana
Söz edemezsin
Araya ulak koyamazsın
Konuk gelse söz eder
Dost olmadan göz atar
Sıraya gelen ayağından tutar
Dağılacak eğilecek
Komşu bile gelemeyecek
Ocağında
(Kimden bahsediyorsunuz?)
Yuvanda değil
Duvar buldu örecek
Sergi buldu serecek
Elbet gönlüne göre verecek
Kayguyu silelim
Her var olan
Geceye gündüze göz kırpar
Gecede günden ışık alırsa
Karanlıktan korkmaz
Aydın olan kendi gönlündür
Gamdan uzak kal
Gönlüne yumuşak ol
Düzenini bağla
Elbet düğüm at
Gözünü açtığın
Güzeli seçtiğin gün
Huzur seninle olur
Her sayfada okunan düğüm
Yerinde olur
Ne var ki
Öfke ile gölgede kalır elbet
Yumuşak ol
Düzenini öyle kur
Göreceksin dönüş o anda
Söz sende kalacak
Bağladığın düğüm
Sözü sana verecek
Ne var ki
Yumuşak olasın
Dilden dile
Yoldan güle dilediğin
Geçmiş günde elediğin
Katkıda olayım
Seninle güleyim diyene de ki;
Günde güneşi gördüm
Yıldızdan çelenk ördüm
Seninle gölgede kaldım
Yumuşak olmaya yön buldum
Olduğum gibi kaldım
Sen senden dönemedin
Sen beni göremedin |
Yumuşak yolu buldum diyene deriz
Bağlara sen ben değil
Allah’ım yön verir
Her kulu kendini
Bir yönde hatalı bulursa
Elbet her şey daha kolay olur
Gümüş aldım tepsiyi
Düzde buldum tepkiyi
Ben vereceğim katkıyı dersen
Gidişe değil
Kalışa kararlı olursun
(Yani İzmir’de kal diyorsunuz, öyle mi?)
Evet
Gölgeyi aşacağın
Dost bahçesinde dolaşacağın
Günün sabahındasın
Atlayan bahçe duvarını bilir
Kaygusu duvardan atlayıncaya kadardır
Bahçeye indiğinde
Bahçenin malı olur
Duvardasın atlamaya cesaretin yok
Dedik ya; Kayguyu silersen
Komşu komşuyu sadece
Kapı açıldıkta görür
Unutma kaybolacak
Senin elinde değildir
Eline alsan bile gider
Gömdüğün her arzunda
Özlem şarkısı söylersin
Günde tek tek onları söylersin
Yumuşak olduğun günde
Yeni fidanlar dikeceksin
Eski kütükleri sökeceksin
Kumda izin vardır asla silinmez
Şarkıyı beraber söyleyelim dediğinde
Aynı şarkıya uymaz
Çünkü senin dediğin şarkıyı bilmez
Boynuna davul alamazsın
Söylediğin şarkıyı onda bulamazsın
Herkes kendi şarkısını söyler
Dost
ile hemhal oldukça
Dostu kendi gönlünde buldukça
Duymaya değil uymaya dönüşecek
Allah’ıma emanet olunuz
(Susmaya öyle alıştım ki konuşmak beni artık yoruyor.
Uzakları seviyorum. Ne yapabilirim? )
Sönmeyen alevde
Allah’ımın nuru vardır
Koşuya çıkan atta
Sanma yuları dardır
Geçici olanın yerini kemik örtmez
Yerini açalım diyene de ki;
Geçici olan kapalı kalandır
Çürür diyene de ki;
Doğuma yer veren
Suyunu selden alandır
(Doğacak olanın yeri neresi?)
Bebek yatağı
(Yani “yeni”nin rahmi, evren mi?)
Evet
Aynayı almadan
Kendini göremezsin
Gönlünü açmadan gülemezsin
Günde kumaş ile bağlı
(Yani öğretilenleri birleştireyim, öyle mi?)
Evet
(Çok üzülüyorum. Neden gerçeği görmüyorlar? Ne yapmam gerek? )
Kumaş dağıtır
Almadığın sözden
Kendini sorumlu tutma
Yaprağı kökünden sorumlu tutar mısın?
Güneşten almadı diye
Suçu yaprağa yöneltir misin?
Suç ne yaprakta ne güneşte
Sadece yöndedir
Kapalı kapı kalmaz
Kulu kendinde olana gülmez
Açık verdik sözü derdik
Tatlı helvayı kardık
Gün gün oluşacak
Yanlış doğru ile buluşacak
Açığında, içinde değil
Yumuşak olsun yerini bulsun
Oturduğu yerde kalsın
Gelişmesi dursun
Konuk geliver, söz ver deyiver
Ona de ki;
Dağılana eğilmem
Dost
diyene gülmem
Eli elden ayırmam
Soruyu bana değil
Doğrudan uzak kalana sor
O’ndan geleni bilmeyen kör
Allah’ım cümlenize
Dost
elinde
Dost
dilinde yolunu buldursun
Kaydını onların dilinden bildirsin
(Daha mı açık konuşayım?)
Hayır
Gününü açtığında gölge silinir
Gelen bilinir
Her sayfada yazılan okunur
Günde yazılanı okuduk
Duyduğuna duymadığını ekle
Gün hayırdır de bekle
Geçici kayguya düştüğünden
Her olayı deştiğinden
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
(Çatıyı örtecek kişi hala görünürde yok.)
Sayfalar açıldıkta okunur
Her adımda olaylar dokunur
Açıktır gelecek
Gün yapısını gölgeden silecek
Konuşana söz verir
Söyleyene saz
Konuk gelen O’ndandır
Bekle gör
(Konuk 'yeni'yle mi ilgili?)
Günün konusu o değil mi?
(Düşündüğüm kişi mi?)
Değil
Günün konusu o değil
Bekle gör
Senin andığın andan saydığın
Daha önce dediğimizi söylersin
Kendine dönmeden yolunu bulamaz
Kaygusunu silmeden beni göremez
Allah’ım her dileyene değil
Dilediğine verir
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
Resim verilir: Hz. EBUBEKİR
Ağızdan döktüğü
Elinden diktiği
Her kula baktığı bilinir
Sunduğu her sözde
Hak kelamı okunur
Resulüne en yakındır denilir
EBUBEKİR sayfaya resmini verir
Sana senden sorduk
Senin ile dilenen her yola girdik
Günün yorumunu geceden verdik
Günü geldikte
Sayfayı açtıkta okunur
Hal ile dokunur
|