13 TEMMUZ 1981


Soru 1: İçinde bulunduğumuz zaman müjdelerle dolu. Bunun “Ahir zaman”ın başlangıcı ile ilgisi var mı?
Soru 2: Kıyam ne olmalıdır? Şu günlerde yüce alem kıyamda iken biz nasıl bir kıyam içinde olmalıyız?
Soru 3: 06/07/1981 tarihli tebliğdeki 'Açma elin kapısını, yıkma kulun yapısını' cümlesinden ne kastediliyor?


MEVLÂNA’yım ben!

Komşu komşuya gülsün
Küslük bir yana kalsın
Kim olursa olsun
Elele versin
Benden sana
Senden ona
Akım geçsin
Cümlenize selam olsun

Ayağım yere geldi
Sevenle yönü buldu
Her halde kendine döndü dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Günleri saya saya bulduk
Kulları seve seve olduk
Resulüne hali ile uyduk
Konuk oldunuz
Kucak buldunuz
Kainata el verdiniz
Katı olanı sildiniz
Allah’ım razı olsun
Hizmete her gelen
Himmetinden nasip alsın


(Hangi hizmete gelen?)

Kapımız açık dedik
Yuvayı cümlenize gösterdik
Eli elden çözene
Niyaza durduk

Dost bekler
Dost her bilene ekler
Dost ’u aradım diyen
Posta diz çökendir
Ne post silinir
Ne dost bölünür

Erenler bir kapıdır
Sanılmasın ayrılır
Hangi kapıya dursam
Resulüne uydum
Hangi yapıda bulsam
Resulünü duydum
Gerçeği öyle gördüm
Üç kapı bir olursa hayırdır
Üç yapı kalırsa hakikattir
Onun için;
Ne yapıya
Ne kapıya söz etmeyelim


(Yapı ile kapı neyi sembolize ediyor?)

Yapı; Dost'a teveccüh
Kapı; niyettir
Her kapı sanadır
Her yapı O’ndan
Kendine dön denilen odur
Niyet ve teveccüh
Her katın görüşü malikine
Her katın verilişi halikine aittir
Öyle günde o haldesiniz

Yapacağımız nedir? denilene
Resulüne uyunuz derim
Sabık değil sakıt olana
Yoğun çalışma neden verilmez?
Sahip olandan izin gelmez de ondan

OMAR der ki;
Sabık, düzenden ayrı
Sakıt, gayrıdır
Cümlesine niyaza görevliyiz
Görevlisiniz


(Sabık düzenden ayrı, sakıt gayrıdır. Cümlesine niyaza görevliyiz, görevlisiniz denmesinden
daha geniş olarak ne anlamamız gereklidir?)


Düzeni bilip uymayan
Düzeni hiç bilmeyen
Bilendeniz, bilendensiniz
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Her kulu seherde
Kainata kapı açsın
Her an O’nadır
Tecelliler açıktır
Açık gelecektir
Dost yapısına talibim Allah’ım
Talebim cümle içindir deyiniz
Görülen çok açık olacaktır
Gizli kalmaz
Birbirine aktarılacaktır


(Seherde gökyüzünde görülenleri mi birbirimize anlatacağız?)
Eyvallah

MERYEM der ki;
Yıldız dedim kula verdim
SARI ANA ile gönüle girdim
Sacı eline alsa
Suçu kendinde bulsa
Kulu özüne döner


(Sacdan maksat nedir?)
Ocağa koyduğun
Başındaki saç değil

Her günü birbirine
Gönül aşısı versin
Yeşeren fidanda
Sevgiliyi görsün dedi
MERYEM yürüdü

Yaprak dökülse yere
Bil ki çıkacak tura
Gemiye geldik
Cümlenizi birlikte gördük
Dostluk yayılsın dedik
Günün yorumunu
Yuvada verdik
Yeniye dönüş günündeyiz
Resulünün yönündeyiz
Selamını aldık
Sizler ile emrindeyiz dedi
YUNUS’um yürüdü

Kalk gidelim yazıya
Dedim; Durduk kazıya
Dağda güneşi gördüm
Güneşte karar verdim
Yazıya güleceğim
Kazıya döneceğim
Bulduğumu cümleye vereceğim
Kazı nedir? denildi
Yazı
(İSA’nın yazısı mı?)
Kaderimdir
 

 

Kazı; döne döne aradığım
Durduğum yerde
Kazıda gördüğümdür
Ne gördün dediler
Yazımı
Gelsem gitsem bulamam
Ben halimi soramam
Kazacağım ki döneyim
Özümde olanı göreyim

Fidan diktik bahçeye
Fistan koydum bohçaya

Bahçe fidanı besledi
Evreni süsledi
Bohçaya koyduğum
Sandığı doldurdu
Gün geçtikçe
Kulunu güldürdü
Ak yazı yolu bekler
Koyun kuzu ovayı süsler
Aldık geldik güzele dedi
PİR SULTAN söylediği güne döndü:

Her fidan sana bana verir
Dost yolunu gösterir
Açık kapının kuluyuz dedi, yürüdü

Güldüğün her olay
Sadece sanadır
Konuk oldunuz dedik
Cümleyi öylece selamladık
Konuk olmak
Kendini bilmektir
Ben konuğum diyen
Her an hazır olandır

Ayaktayız hakikat çehresinde
Ayaktayız Resulünün çevresinde
Ayaktayız kainatın her zerresinde
Ayakta olunuz
Az yiyiniz az uyuyunuz dedik


(Yemekten maksat maddi aş mı?)
Eyvallah


(Fazla yemek akımı mı kesiyor?)

Az pişirin demedik
Pişirdiğinizi paylaşın
Kulları ile eyleşin
Az uyuyunuz
Tecellileri görünüz
Perdeler açık dedik
Verilenleri okuyunuz
Yaz dedik
GARİB’e verdik
Okuyunuz dedik
Cümlenize söyledik
Okuyan yazan ile oluşur
Yazdıran ile buluşur
Gerçek kapısı bizdedir
Size açtık
Biz öz ile geçtik
Söz ile sizleri seçtik
Neden? denildi
Elbet talip olan seçilir
Resulü her hale talip oldu
Galip geldi
Yüzyılın özündeyiz
Özündesiniz
Ne mutlu; bilenden, alandansınız


(Bilenden almak mı, bilenden olmak mı? )

Bilenden almak
Resulüne uyanı bulmaktır
Her gün onu okuyalım
Haline talip olalım
Nerde diyene


(Bir can Kur’an ‘da diye ekler)
Eyvallah


(Kur’an’da denildi)
Evet

Güç gelir denmesin
Güce güç katılır


(Ben yalnız Türkçe Kur’an okuyorum diye bir can ekler)
Elbet okunur


(Anladığımız lisandan okuyalım)
Eyvallah

Giydiğimi bağlasam
Düğüm Hak’tandır desem gülerler
Yediğimi döksem
Hak’tandır desem ağlarlar
Bendeki düğüm sadece banadır
Sofradaki cümleye
Allah’ıma emanet olunuz


(Düğümden murat nedir?)

Doymadım dersin
Yediğine eklersin
Şikayete düşersin
Senin hatandır
Acıyan Allah’ımın
Gördüğünü bildiğini
Her kulunda var olanı
Var ettiğine inanırsan
Kasıttan uzak kalırsın
Aslını öylece bulursun
Dön dediğine dur dediği an
Kainatta her zerre selama geldi
Benim de zerrem mi? diyene sözüm
Sen de kainatta değil misin?


(Sır denen kainatta değil, sendedir demişlerdi)
Eyvallah

Allah’ıma emanet olunuz


(Bir can gördüğü rüyanın yorumunu ve gökyüzünde gözlediği
birbirine yakın parlak üç yıldızın anlamını sorar)

MERYEM, SARI ANA, MEVLANA

Kapıya yer aç
Yuvaya dost seç
Soframıza niyaza duralım
Yediğimiz her lokmaya
Hak adını katalım


(Rüyamda gördüğüm iki erkekten biri siz miydiniz?)
Eyvallah

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah

08temmuz1981(2)

SOHBETLER

28temmuz1981