28 TEMMUZ 1981


(Kadir Gecesi)

MEVLÂNA’yım ben!

Koyun kuzu yerdedir
Kulu yolu yardadır
Kimine odun verir
Kimine adın söyletir
Gönüller yıkandı anda
Cümlemiz gördük O’nda

Geldik gelenler ile
Gördük sevenler ile
Dedik;
Arayanı bulanlar ile haşrolalım
Kayıtta kainatı bulalım
Yapımız özdür bizim
Kapımız hazdır bizim
Sözümüz kozdur bizim

Gel dedik dünden güne
Bul dedik yönden cana
Kumda ayak izi var
Sevenlerin dizi var
Her satırda Hak’kın
Rahmet sözü var

MEVLÂNA’yım özünde
Birliği buldum sözünde
Değişmeyen yazımda
Gel diyene uyarsan
Hak sözünü duyarsan
Bilesin ki yerdesin
Duyasın ki yardasın
Koyun kuzu yerdedir dedik
Sözümüze öyle girdik
Bilmeden uyan

Adım attım
Yerde fidanı tuttum
Dedim; Kimdendir?
YUNUS sözü alırsa
Bilin ki sendendir dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Gelmeye gülmeye özendim diyen
Düzende kendine söz arayandır
Doydum şükür diyelim
Uyduk güzele bilelim

Yerde ayak kalırsa
Gözde seni bulursa
Özde O’na uyacaktır
Ya Allah dedik
Ayakta öyle kaldık

Deste uzun uzamalı
Gözde seven bulunmalı dedi
YUNUS’um sözü
TABDUK’a verdi:

Geçmiş diye ezilene
Gelmez diye üzülene
Yaprak yaprak vereceğiz
Yerden sevabına katılacağız

Dost yapısı erden bilinir
Kapısı her gelene açılır
Dostu benden ararsan
Dostu YUNUS’tan sorarsan
Denilir ki;
Aç elini gör gönlünü
Kır dizini ez sözünü
Alacağın Yemen’dir
Yemen’den selam ile geldik
Söz ALİ’den dedik:

Gayrıyı sildik
Gerçeği O’nda gördük
O var eden
O yar eden
O’ndan gelene dost diyelim
Dostu her zerreye mal edelim
Resulünü bilelim
Bildiğimizi hal edelim

Kalmaz elde
Durmaz yolda diyene de ki;
O görendir
O verendir
O layık olana gösterendir
Selam Selam Selam diye geldik
Selamını ilettik

Can adına cananı ansınlar
Aşk od’una yansınlar
Şarabına kansınlar
Yerden gökten aldıklarını
Şükür Allah’ım desinler dedi
Cümlenize şefaatçi olduğunu
Halde uyanı bulduğunu
Bildirmenizi dilediler
Selam Selam Selam

Adına geldik
Adı ile verdik
Resulü ile demde oluşanı gösterdik
Katıyı sileceğiz
Kötüyü seveceğiz
Güzeli öylece göreceğiz
Allah’ıma emanet olunuz


(Efendim layık olana gösterilecek olan nedir?)

G
ünün güzelliğinde
Ömrün özelliği vardır
Ölçü yüzyıl verildi
Cümlemiz ayağa kaldırıldı
O’ndan O’na çember çizildi
Dilenmeyen her olay çözüldü
Dağılan bulutlar misali
Yerli yersiz yağacak
Güneşe meydan açacak
Yağan her damla rahmettir
Sel gibi gelse de
Zahmete vursa da

Atmayan damar
Kanı devretmez
Dağılsa da muhabbet
Kuluna cevretmez
Gönülde bulduk O’nu
Kainatta gördük O’nu
Nerden nasıl demeden
Yerden aldığın otta
O’nun adını vermeden
Aradığını bulamazsın dedi
ALİ selamını cümlenize iletti
 

 

Halk ile bir olduysan
Halkta sefa bulduysan
Sen seni aramadan görürsün
Özlediğini bulursun
Halka sözün vermezsen
Halkta özün görmezsen
Sen ben diye ağlarsın
Başına kara bağlarsın dedi
PİR SULTAN ABDAL söze girdi:

Geldik gördük az diye
Gelmeyenler yaz diye
Bilen bilmeyen söz diye
Cümlemiz biliriz öz diye

Kucak açtık öksüze
El çevirdik haksıza
Diz büktük sayı gördük
Dost ile söz bağladık

Hak bizimle
Hak sizinle
Cümlemiz özünle
Allah’ım dedik
Bilene bilmeyene
El salladık
Selam verdik dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü

KAYGUSUZ geldi söze
Dedi; Ne verdi öze?
Gündüz gece bağlanır
Kul gördüğü ile eğlenir
Gözün sözü değildir
Özden alırsın
Yerde bulduğunu
Hak’tan bilirsin
Sende bende olanı
Dost ile bir bulanı
Arayana vermezsen
Görmekten kalırsın


(Haksızlık olmaz mı?)

Aldığın sende kalsa
Sende düğümü bulsa
Yerli yerinde midir?
Senden O’na dönecek
O’ndan yenisi gelecek
Hiçbir zerre devretmeden
Kendini yenilemez
Sende kalan mahkum olandır

Konuk gelene selam olsun
Dilenen her hali
Kendinde bulsun
KAYGUSUZ verdi desin

(Kime?)
Hekim denene
Sayfaya nokta koyana

Akmayan kan
Kendini yenilemez denildi
Bilgi de öyledir
Vereceksin ki yenisi gelsin dedi
KAYGUSUZ Hak’tan asla
Haksızlık gelmeyeceğini söyledi

Kayalar düze inmez
Kopmadı ise
Deryalar sözü vermez
Yerden geleni katmadı ise
Aldık verdik sözünü
Güzel dedik özünü
Hak yazmıştır yazını
Gördüğün halde
Bulduğun yolda
Ol denilen günde
Seninle olacağız dediğimiz
Görgüde verdiğimizdir dedi
SARI ANA gül bahçesinde
Seveni buldu
Gölgeye değil
Güneşe bakalım
Adını değil
Od’unu yakalım
Her çiçekte rengin, kokunun
En güzelini duyalım
Ne var ki
Gülü ile beraber kalalım dedi
Sözü MERYEM’e verdi:

İnce kalın sözdedir
Güzel yazı sizdedir
Bütün alem gözdedir
TOKTAY’ın selamını getirdim
Cümle dilenmeyeni götürdüm dedi
MERYEM selamladı

Dilenmeyen nedir? denilir
Nefsine nefesine
Uymayan kafesine
El verdik Rabbim dedik
Kulu adına niyaza durduk
Yazılan en güzeldir dediler
Resulü ile TOKTAY
Selamını ilettiler


(Kimin selamını?)

Allah Allah Allah diyelim
Senden benden
Cümleye O’ndan dedi
MERYEM yürüdü

Kapı açıldı dedik
Her günde O’nu gördük
Yönünü aldık
Şükür Allah’ım dedik


Allah’ıma emanet olunuz

Allah’a ısmarladık


(Dün gece rüyamda gördüğüm üç kişiden erkek olan dedemiz miydi?)

Gerçek güzeldir
Görülen görüldüğü yerdedir


Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah

13temmuz1981

SOHBETLER

02ağustos1981(1)