|
MEVLÂNA’yım ben!
Küçük büyük her kulu
Sever Hakk’a giden yolu
Cümlenize selam olsun
Buluşma değil
Konuşmaya düzen versin
Buluşma her andır
Konuşma verici ile
Alacağın düzdedir
Dağları aştık
Güzeli gören ile
Olaylara şaştık
Geçenden geldik
Ya Allah dedik
Söze girdik
Her düğüm açılacak
Söze öyle geçilecek
Ya Allah dedi
HAMZA DOST selam ile söze girdi:
Aydın kulları ile aydınlatacağız
Kapalı denilen kapılarda birlikte olup
Açılana göz atacağız
Kendinden değil
Denilen günde her kulu
Kendinden vereceği ışığı görecek
Daha önce verdik
Tecelliler olacak
Her kulu görecek
Bilen noktada duracak
Bilmeyen eşyaya bahane bulacak
Gözlediğin öz
Beklediğin söz
Gerçeğin yapısını
Asla vermez
Ama gösterir
Yapısından maksat
Oluşumun bileşimidir
Sen sadece
Gölgesini bilebilirsin
Öylesi gerçeğin dostudur ki
Seni beni içine alır
Ayrıya düşeni gölgesinden bilir
Aydın kulları ile beraberiz
Günde olduğu gibi
Gecede buluşulduğu halde dedi
HAMZA DOST getirdiği selamı
Cümlenize iletti
Gölgeyi bilen
Kendini bölendir
Demde Resulü ile
Gönül bağına girdik
Ondan geleni
Şüphesiz aldık
Selamet hali ile
Hallenmede bulduk
Ona selam olsun
Ondan gelen selam
Gönüllerinize dolsun
YUNUS’um geldi söze
Dedi; Günü çıkardık yüze
Gözü özü birledik
Nefsimizi zorladık
Komşu ile aradık
Cümle darda olanı taradık
Karıncadan özendik
Arıya nazar ettik
Ağacın meyvesini sattık
Yaprağını böcek ile tükettik
Okuduk halimize dokuduk
(Soru: İpek böceği
misali mi?)
Eyvallah
Nefsini soyacağız
Her dost diyenin
Nasibini giydireceğiz
Sözden arınanın
(Soru: Bu cümlede bir
eksiklik veya yanlışlık var galiba?)
Elden ele geldik
El dedik sizlere verdik
Asla sözümüzün yanlışı yoktur
Sanılmasın bir harfi bile çoktur
Çekilen her çizgi dahi yerindedir
Durak değildir dedi
YUNUS’um elinizde olan
Dokuma ipekleri
Cümleye sunacağınızı
Müjdelemeyi diledi
Dilenen izin geldi
YUNUS’um secde Allah’ım dedi
Gönüllerde her kapıya
Nasip diye anahtar koydu
Komşuya baktığınıza
Elinizde her dileyene
Çerağ tuttuğunuza
Şahit olduğunu söyledi
YUNUS’um mutlu yürüdü
Kendi denedi
Cümleyi belledi
YUNUS ile müjdeye katıldı
MERYEM nasip dedi
Soframıza atıldı
TOKTAY ile geldik
Nizam dedik saydık
TOKTAY’ın sözü ile
Yapıya beklenen taşı koyduk
(Soru: Beklenen taş
nedir?)
Koyu renkte
Nizamı ahenkte
Özlenen gözlenen
Binası nazardan gizlenen taştır
Sahibi Resulü eli ile koydurur
İçinde olanları saydırır
Çünkü hırkası ile giydirir dedi
TOKTAY secde Allah’ım diye
Yüce’ye döndü
MERYEM selam iletti
|
ALİ’den geldik söze
Durmadan verdik size
Elbet vereceğiz
Her halinizden
Hoşnut kalacağız dedi
Selamını getirdiği Resulü’ne
Üç öğüt dilediğinizi bildirdi
Asla cevapsız kalmaz
Resulü öğüdünü
Dileyenlerden uzak değildir;
Varlık olduğunuzu biliniz
Dost kaldığınıza inanınız
Kar kadar lekesiz ve
Yumuşak olduğunuzu unutmayınız
Ve örtü dedi
Resulü sevgisini ve selamını
Aydın olanlara aracısız verdi
Varlık olmak dedi ALİ
Sözü açtı:
Her yaratılan
Varlık değil midir? denilir
Varlık;
Kainatta yer alan
Yerini bulan
Ve olduğu gibi kalandır
Her kulu vardır, varlık değildir
Varidat dedi ALİ
Selamladı yürüdü
Cümlemiz şahidiz ki
Var edilen varlıklarsınız
Dost denilen yaratılmışlarsınız
Aydın olan gönüller ile
Bilge denilen dünya kulu
Er geç dönecektir
Kendinden kendine
Doydum diyene
Sofrayı açsan gülmez
Aldım diyene
Nasibi saçsan bilmez
El elden ayrılmadan
Ezelden ebede
Bildiğimizi verelim
Yolu açtın gülerek
Sözü seçtin bilerek
Yuvanı açtın dürerek dedi
YUNUS’um
Çakır ile sohbete geldi
(Soru: Hepiniz O’na
döndürüleceksiniz ayetindeki “O” kimdir?)
Resulüne dönmeden
O’na varamazsın
Aslına dönmeyi
Resulünün hırkasına girmeden
-geçeni değil- gerçeği bulursan
İdrak edersin
Yaprak sana seni buldurur
Dokuduğun hakikati giydirir
Resulünün hırkası
Ruhunun kablosudur
Onu giymeden
Asla gerçeğe ulaşamazsın
Makam o makamdır ki
Seni bulur, senin ile olur
(Soru: Rabbimize dönüşte
zuhurun sonu mu olur?)
Cümle ile birlendiği anda tamamlanır
Resulünün yaratılışı, yaratılış gerçeği
Her zerre ile birlendiği anda tamamlanır
Asla bir zerre kaybolmaz
Hırkasına burada da girilir
Öldükten sonra da..
Sizlere hırkasına girdiğinizi müjdeledik
YUNUS’um ileyim
Benimle misin? dersin
Elbet
YUNUS asla sözünden ayrı kalmaz
Yumuşak kulun yapısına
Hatalı diye göz atmaz
Sevildiğine sever
Bildiğine över
YUNUS şahittir ki
Kulu Hakk’ı bilir
Gönlünde Hakk’ı görür
Sardığı kadar sarılır dedi, selamladı
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Silinen her nefis artığından
Toprak dahi arınsın
Allah’ıma emanet olunuz
Her konuda
Birliğe gelinmese dahi
Sözde kaldığına inanılsın
Gönüller birdir, birdedir
Konular zordur, zordadır
Ne var ki aydın kullar
Yardımda kârdadır
Her adımla
Geleceği adımlarsın
Huydan geleni
Hay dersin yudumlarsın
Niyaz ile başladığın
Her yol gerçektir
Ya Allah diyelim
Sahibine yönelelim
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah
|