12 EYLÜL 1982


MEVLÂNA’yım ben!

Kucak dedik
Sevgiye örnek aldık
Deryada sohbete daldık
Eğilene sorduk
Dileyene sunduk
Dedik ki;
Güzele göz veren
Yolunda hizmete erendir
Cümlenize selam olsun
Her gözde kul kendini bulsun
Az ile çoğu birbirine katsın
Uyumsuz dediğini
Gönülden atsın
Kapılar asla kapanmaz
Dost diyebiliyor isen

Meydan bizdedir
Güzel sizde
Ölüm sözde
Dayandığın özde
Gördüğün gözde
Hep O’nun birliğine dayandık
Dağılanı gördüğümüz an
Gaflet diyenle uyandık

Seheri bilmezsin
Kendini arayım diye
Kainatı görmezsin dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Ben aldım sohbete daldım
Bilenle bilmeyenle güldüm
Söyleşen konusuzdur
Eyleşen kanıtsızdır

Elele verdik dünden
Bilelim dedik sondan
Aç gelen doyacak mı?
Buz diyen kayacak mı? denildi
Her görevli
Görevin sohbet ile oluşacağını sandı
Sohbet düzene uyarsan götürür
Sohbet yazana duyarsan tattırır
Sohbet aldığını iletirsen buldurur
İletmekten maksat
Zor ile değil
Sözden değil
Halden bilmek
Vermektir dedik
Her sohbette ilettik
Göz göze geldiğinde
Kim olursa olsun
Sevgi ile bakıyorsan
Elele verdiğinde
Anadan bacından
Babandan ağandan
Ayırmıyor isen
Hale geliyorsun derim
Öyle oldukta
Sözüm yerini bulur
Halden verenin
Sözünde güven görülür dedi
YUNUS’um selamını iletti

Demde gözün oluştuğu
HAMZA ile oğlun buluştuğu yerde


(Soru: HAMZA BABA’da mı?)
Eyvallah

Ateş diyen dillerin
Selam alan gönüllerin
Dost kapısına vardıkları görülür
Meydan denilen yerde
Sohbetimiz kurulur
Gel gidelim diyenle
Gör gezeni diyenin arasında
Bilen ve uyan farkı vardır

Aştım güzel diyeni
Gördüm Hac fistanı giyeni
Uzun olmaz yozanı
Toz gelmedi gözüme
Yoz gülmedi sözüme
Kapılar kapanmadı yüzüme dedi
MEVLÂNA 'Meydan ne zaman?' diyene
Konuyu açıkladı
 



Dost dost dedi isek
Sohbeti, sohbet eri ile söyleşti isek
Varmaya koyulduk derim
Köprü yerindedir


Her seyre gelen
Alabiliyor ise yorumdadır
Ne gönül koyanın
Ne gönülde kaygu kırıntısı bırakanın
Dost kapısına
Aldığını vereceği beklenmez
Bildiğine bilmediği eklenmez

Her görevli önce
Kendi gurubu ile toplansın
Yorum değil yorumlardan aldığı ile
Nasıl çalışacağına karar versin
Desin ki;
Aldım aldım, ne gördüm?
Kime verdim?
Sen ben dedikçe
Bildiğine boğuldun

Daha sonra her guruptan
Bir sözcü toplansın
Alınan kararları değerlendirsin
Konu sizlerindir
Söz bağlantısı değil
Alınan ne topraktır ne yaprak
Konuk gelenin kaygusu yersizdir deyiniz

Çevreyi aldık ele
Cümle ile vardık Gül'e
Selamını ilettik
Sohbeti hallettik dedik
Ne yazanın adına dönerler
Ne görenin sözünü alırlar
Aynı döngü içinde kalırlar
Denildi ki;
Çevreyi genişletin


(Soru: Bundan maksat nedir?)

Yetersiz gelen
Ortadan alınıp
Çevreye dağıtılandır
Yol açılır
Her yol çevreyi daha genişletir

Allah’ıma emanet olunuz


(Soru: Sübyan nedir?)
Kement atılmış denilendir


(Soru: Sübyan olayına karşı bir dua var mı?)
Salat-ı Minciye


(Soru: Hamileye mi, çocuk düşürenlere mi okumak gerekir?)
Yazılanı okumayı bilmeyen demektir


(Soru: Nasıl?)
Olacağı olmayacağı
Allah’ım yazar
Ne kement atılır
Ne atılan tutulur
Sadece inandığın hakikate
Okuduğun salavat götürür


(Soru: 13 yaşından itibaren mi?)
Onüç yaşına kadar
Onüçbin salavat

Allah’ım cümlenizden razı olsun
İçtiği sudan kendine uyanı bulsun


Allah’ıma emanet olunuz 
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah

03eylül1982

SOHBETLER

30eylül1982