|
MEVLÂNA’yım ben!
Konuk geldik yuvaya
Güzel dedik havaya
Selam olsun cümlenize
Yaprak yaprak oluştuk
Güzel ile buluştuk
Yapıya söz edene
Kapıya göz atana
Gelsin alsın
Sevsin bulsun diye
Niyaza durduk
Eğri odun düzelmez
Gönül verdi çizilmez
Yandım Allah diyene
Asla kapı kapanmaz dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Er olduk gürledik
Sırtımıza odun vurduk
terledik
Aldık verdik sırladık
Aldığın nedir?
Verdiğin kime? denilir
Özümü bildiğim gün
Yeri göğü dolandım
Aldığım bilgi ile
Bedenimde sallandım
Aldın vereceksin
dediler
Beni kuma urdular
Tane tane sayasın
Aldığına doyasın
Her dileyenin gönlüne
Kıvılcım koyasın
Vermemek elde midir?
Bulmamak bende midir?
Gel dedim her kuluna
Sor dedim er kuluna
Bilmeyen zor kuluna
Bilenden olacaktır
Gününü bekler denilir
Her kulu ile
Özünün meyvesi yenilir dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü
Açan sensin kapıyı
Kuran Allah’ımın
Bilsem bilmesem deme
Kayguyu aş edip yeme
Dostluğa gölge verme
Er kapını çalarsa
Bugün kalmadı deme
Er kimdir? denilir
Bilen bilmeyen
Seven sevmeyen
Her halini
Hak’tan alıp
Halka ileten
Gözüm gördü bileceğim
Gönlüm sevdi alacağım diyene de ki;
Gözün gördüğüne değil
Defterin yazdığına
uyulur
Resulünden gelen nefes duyulur
Aç kalmak değil
Aç ile beraber olmaktır
Dost kapısına geldik
Hakk’ın divanına durduk
Yapıya her gelene
İzinden verdiği gibi
uyduk
Çamaşır yuğacağım
Dizine koyacağım diyene sözüm;
Dünü günü ayırma
Kazanı asla devirme
Günü gelmeden
Yaprağı çevirme
Düz olsa yollar bana
Geleceğim Dost sana dediğin güne
Allah’ım razı olsun
Her gelen sevildiğini
bilsin
Elbet Hakk’ın
sevgisidir
Yolun düzüne değil
Dostun sözüne gelesin
Dost sana yolu düz eder
Aşa tuz katar
|
Aşım pişti yiyemedim
Yedim yedim doyamadım diyene de ki;
Kaşığını düz tutma
Düz aşı almaz
Kaşığım oyuk ise
Kulu aç kalmaz
Alacağım bileceğim
Çağırırsan geleceğim diyene sözüm;
Gönülden katıldık ya
Birliği cümle ile
bulduk ya
Binalar güne bağlar
Gönüller ona ağlar
Gel diyene geliriz
Sözü Hakk’a bağlarız
Eylem onun adına ise
Beklediğin sanadır
Eylemden maksat
Yol ver Allah’ım
dersen
Önce yol hazırlığı
yaparsın
Fistanını destanını
Yola göre hazırlarsın
Kuma adım atacağım
Dileyen her kula
Suyumu katacağım
dersin
Allah’ım yardımcın
olsun
Kapı kapı gezmezsen de
olur
Su dileyen her kulu seni bulur
Kendinden kendine
döndüğün gün
Seni beni sildiğin
gündür
Özüne çağırıyor
Gözünden sildiğin kadar
Gönlüne koyduğun an
Ne çevre sana
Ne sen çevreye
Borçlu
kalma
Yoğurt verdik yiyene
Şifa nerden? diyene
Bal ile çevirelim
Kement gelse açılalım
Gidene söz edilmesin
Kalemden soruya
düşülmesin
Suyunu alan uysun
Yetti denilene değil
Doldu denildiği an
alsın
Her duvarın kapısı
vardır, aransın
Asla duvardan aşılmasın
Her kulu dilediği yere
ulaşacaktır
Her kulu talip olduğu
mekanda buluşacaktır
Geldik söze durduk düze
Sorduk size gülün
gülizarını
Ne gül gülizarsız olur
Ne kul gül açmazsa gülizarı bulur
Bilgi kabını arar
Yorum yerden göğe
açıktır
Her kulun kabı
Elbet bir değildir
Ne var ki
Meşrebi de bir değildir
Kimi kap su kabıdır
Kimi aş,
Kimi taş,
Kimi
kuş
Her biri gereklidir
Değer ölçüsü olmayan
Kullarınca elbet
Dağdan yürüttü yolum
Bilesin kalmadı halim
diyenin
Sözünde sitem görülür
Unutulmasın
Kumaş ne emekle örülür
Emeğince değer bulur
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah
Muhammedür Resulullah |