28 HAZİRAN 1982


MEVLÂNA’yım ben!


Konuk geldik yuvaya
Güzel dedik havaya
Selam olsun cümlenize
Yaprak yaprak oluştuk
Güzel ile buluştuk
Yapıya söz edene
Kapıya göz atana
Gelsin alsın
Sevsin bulsun diye
Niyaza durduk

Eğri odun düzelmez
Gönül verdi çizilmez
Yandım Allah diyene
Asla kapı kapanmaz dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Er olduk gürledik
Sırtımıza odun vurduk terledik
Aldık verdik sırladık
Aldığın nedir?
Verdiğin kime? denilir
Özümü bildiğim gün
Yeri göğü dolandım
Aldığım bilgi ile
Bedenimde sallandım
Aldın vereceksin dediler
Beni kuma urdular

Tane tane sayasın
Aldığına doyasın
Her dileyenin gönlüne
Kıvılcım koyasın
Vermemek elde midir?
Bulmamak bende midir?
Gel dedim her kuluna
Sor dedim er kuluna
Bilmeyen zor kuluna
Bilenden olacaktır
Gününü bekler denilir
Her kulu ile
Özünün meyvesi yenilir dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü

Açan sensin kapıyı
Kuran Allah’ımın
Bilsem bilmesem deme
Kayguyu aş edip yeme
Dostluğa gölge verme
Er kapını çalarsa
Bugün kalmadı deme

Er kimdir? denilir
Bilen bilmeyen
Seven sevmeyen
Her halini
Hak’tan alıp
Halka ileten

Gözüm gördü bileceğim
Gönlüm sevdi alacağım diyene de ki;
Gözün gördüğüne değil
Defterin yazdığına uyulur
Resulünden gelen nefes duyulur
Aç kalmak değil
Aç ile beraber olmaktır

Dost kapısına geldik
Hakk’ın divanına durduk
Yapıya her gelene
İzinden verdiği gibi uyduk
Çamaşır yuğacağım
Dizine koyacağım diyene sözüm;
Dünü günü ayırma
Kazanı asla devirme
Günü gelmeden
Yaprağı çevirme
Düz olsa yollar bana
Geleceğim Dost sana dediğin güne
Allah’ım razı olsun
Her gelen sevildiğini bilsin
Elbet Hakk’ın sevgisidir

Yolun düzüne değil
Dostun sözüne gelesin
Dost sana yolu düz eder
Aşa tuz katar 
 



Aşım pişti yiyemedim
Yedim yedim doyamadım diyene de ki;
Kaşığını düz tutma
Düz aşı almaz
Kaşığım oyuk ise
Kulu aç kalmaz

Alacağım bileceğim
Çağırırsan geleceğim diyene sözüm;
Gönülden katıldık ya
Birliği cümle ile bulduk ya

Binalar güne bağlar
Gönüller ona ağlar
Gel diyene geliriz
Sözü Hakk’a bağlarız
Eylem onun adına ise
Beklediğin sanadır
Eylemden maksat
Yol ver Allah’ım dersen
Önce yol hazırlığı yaparsın
Fistanını destanını
Yola göre hazırlarsın
Kuma adım atacağım
Dileyen her kula
Suyumu katacağım dersin
Allah’ım yardımcın olsun
Kapı kapı gezmezsen de olur
Su dileyen her kulu seni bulur
Kendinden kendine döndüğün gün
Seni beni sildiğin gündür

Özüne çağırıyor
Gözünden sildiğin kadar
Gönlüne koyduğun an
Ne çevre sana
Ne sen çevreye
Borçlu kalma

Yoğurt verdik yiyene
Şifa nerden? diyene
Bal ile çevirelim
Kement gelse açılalım
Gidene söz edilmesin
Kalemden soruya düşülmesin
Suyunu alan uysun
Yetti denilene değil
Doldu denildiği an alsın
Her duvarın kapısı vardır, aransın
Asla duvardan aşılmasın
Her kulu dilediği yere ulaşacaktır
Her kulu talip olduğu mekanda buluşacaktır

Geldik söze durduk düze
Sorduk size gülün gülizarını
Ne gül gülizarsız olur
Ne kul gül açmazsa gülizarı bulur
Bilgi kabını arar
Yorum yerden göğe açıktır
Her kulun kabı
Elbet bir değildir
Ne var ki
Meşrebi de bir değildir
Kimi kap su kabıdır
Kimi aş,
Kimi taş,
Kimi kuş
Her biri gereklidir
Değer ölçüsü olmayan
Kullarınca elbet

Dağdan yürüttü yolum
Bilesin kalmadı halim diyenin
Sözünde sitem görülür
Unutulmasın
Kumaş ne emekle örülür
Emeğince değer bulur


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

28haziran1982(1)

SOHBETLER

09temmuz1982