|
Sözlü Tebliğ
Dost kapısı aşınmaz
Aşkına düştü isen
Dünya yükü taşınmaz
Seyrine daldı isen
Kötüyü silmedi isen
İyiyi bilmedi isen
Nefsini bölmedi isen
Kapıya varamazsın
Yolunu soramazsın
Bastığın yer düz olsa
Duramazsın
Kapı sordum bilen yok
Katı sordum gören yok
Dostu sordum bulan yok
Uydum akıl dostuma
Serdim gönlüm postuna
Uydum uyandım anda
Derdim aradım zanda
Ne zamanda ne anda
O’nu buldum Kur'an’da
Zamanın ötesinde
Bilmezsen katısında
Akıl ehline danışırsan
Saraya götürür
Tahtına oturtur
Alın terinin ücreti
Beklediğin düzeni
Ekleyenle kurarsın
Aradığın kemeri
Dileğince sararsın
|
Sorma!
(Soru: Neyi?)
Nerde? Neden? Nereye?
Gönül postu
Dost kapısına serdi
İşte oraya
Yuvaya düzen gelsin
Sohbeti kuran gülsün
Sofrayı seven bulsun
Dedeler cümleye yuvaya
Niyaza geldiler
Adım adım erişen
Zengin fakir görüşen
Elbet muradı olur
Allah rızasını üzerinde bulur
Katma katılma
Ayrı dilden okuyana
Katma katılma
Benlik bezi dokuyana
Dört duvara sığmadı
İlminle dolanlara
Dört duvarda kalmadı
Aşkın ile dolanlara
Akan suya uyduk geldik
Derya dedik doyduk bulduk
İlmine erdik gördük
Cümleyi o hal ile sardık
|