21 HAZİRAN 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Güzel dedik her olaya
Katılmadık kolaya
Sevdik geldik haneye
Yolu sorduk cümleye
Selam olsun
Seyrini bilen konuya dursun

Daldan dala söyleşen
Her nefesi paylaşan
Gelenden gidenden
Dost adını sorana
Selam olsun dedi
YUNUS’um söze geldi: 

Doğan güneşe baktım
Ocağı öyle yaktım
Destiye suyu döktüm
Seherden gelen ile
Ayağa kalktım
Nefes,
Dost kapısını soran kafes
Gelmeyi bildik
Sevgin ile olduk dedi
YUNUS’um selamladı

Defterin yaprağına
Ağacın toprağına göz attım
Dost diye baktım
Kuluna söz ettim
Çevirmeden yaprağı
Sulamadan toprağı
Dilediğini alamazsın
Erlik yolunda kalamazsın dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
 

Yumuşak gelen yolda
Dost dediğin her kulda
Kendi gerçeğini görürsün
Yumuşak yolun
Sevilen kuluna selam olsun
Attığı adımda
Dumanı silsin
Kapıya geldi ise dostu
Eşiğe koydu ise postu
Bil ki düzende yerin vardır
Aldığın her satırda
Dumanını silesin
Varedeni bilesin
Aynayı ele verdik
Kendini göresin dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

İndim havuza
Döndüm yavuza
Kem sözü dilden attım
Olumsuz gördüğümü
Dağlara sattım
Gelen giden ile
Yerimi tuttum
Dar geldi denilen fistanı
Güzelden geçer diye
Dileyene verdim dedi
SEYYİD OMAR sözü aldı:
 

Mirasın bölündüğü
Satana gülündüğü günde
Sabır ile bekleyene
Aldığı gülü koklayana
Yapıda kalanı bilip
Geçeni katlayana
Çevrende yardımcı arasan
Kendine yönel, de ki;
Yardımcım Allah'ımdır
Kendimi bildi isem
Gerçeği buldu isem
Hak ile doldu isem
Nefesim O’na varır
Yardımcım beni görür
Allah’ım cümleyi korur dedi
SEYYİD OMAR selamladı

Dayanmayı bileceğiz
Dost diyene güleceğiz
Post vereni soracağız dedi
RABİA sözü aldı: 

Yorgun geldim düzene
Sebep sordum yazana dersin
Her sefere olumsuzu sileceğim diye
Niyet edersin
Olumsuz görmeden kal
Deryaya geldiğini bil
Yazanın yazdığında
Elbet sebepler mevcuttur
Yapında her olay geçittir
 



Nefesine güven
Sevgin ile dayan
Dostluğuna doyan seni bilir
Sende olanı görür
Yapında gerçeğe
Ayna olacak günde
Asla dumanı önüne katma dedi
RABİA selamladı
 

TELLİ adına yol verdik
TELLİ ile yolu sorduk
Dedi ki;
Gelenden selam aldık
Dostluğuna ayağa durduk
Ağaçtan ağaca ipi gerdik
Gelene gidene sorduk
Yaprağı mı?
Gülü mü?
Dalı mı?
Kimi dalı dedi
Kimi gülü
Kimi yaprağı
Selama gelene sorduk
Dedi; Kökü ile bütünü
Yolların, YUNUS’a benzer hallerin
MEVLÂNA’ya YUNUS ile gelişim
MEVLÂNA ile bilişim
MERKEZ’im ile oluşum
Sebeplerin yazısıdır
Birbiri ile dizisidir dedi
TELLİ selamını iletti

Mevlâna’yım!..
 

Duyandan sesi aldım
Doyan ile sofraya geldim
Her kulunda
Gerçek nurunu buldum
Hay dedim
Her zerrem ile
Darlığı sildim
Gönül erlerine
Her zerremin sırlarını bildirdim

Alan ile dolana
Birdir birliğe dönen
Birdir birlikte olan
Birdir cümle ile kalan
Dayandığı kapıda
Sende olan gerçeği bulan

Darlığa düşmeden geldik
Ayrıya düşmeden sevdik
Geldiğimiz halde kaldık
Gölgeyi bilgimiz ile böldük
Selam olsun
Her kulu sevabını
Kendi gönlünde bulsun
Yerden tozu bildikte
Seven gönülden sildikte
Ayna misali oldukta
Alacağımız her nefeste
Gerçeğin bilgisi vardır
Gerçeğin bilgisi nedir? denilir
Ördüğün duvarın
Harcını bilmezsen
Yıkılır, sıvası dökülür
Dost kıldı isen hevesi
Dost adına alırsın nefesi
Bir bir okursun kafesi
Dersin ki;
Bir bedende bin hale
Bir halden binbir suale
Geldi isen okursun
Bildi isen dokursun


YUNUS daldı kanala
Yolu sordu hamala
Duman almadan geldi
Duman vermeden buldu
Her sohbette
Hak adına kaldı
Sözü cümleye verdi
Dağlara sordum yeli
Dediler; Saldık seli
SEYYİD OMAR verdi yolu
Her adımda alır eli
Duman asla kalmasın
Bahçende çiçek solmasın
Destine bulanık su dolmasın



ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah